|
olmadiklari türde bir eglence hayatiyla tanistirdi, restoranin altina 60 kisilik bir sinema salonu yapti, dalgalar restoranini götürünce de, önce yenisini yapti sonra da deniz tarafindaki camlarina ‘’Deniz giremez’’ yazdi.
ORDU 2040
Enis Ayar, günün birinde dogdugu yere dönmeye karar verip, bu hayallerine ulasmadan önce, uzun bir Istanbul macerasi yasamis. Toplum polisligi yapmis. Silah tasimadigi için öyle çok defalar uyarilmis ki sonunda isi birakmis. Gündüz IETT’de, gece Parisien’de kasiyermis. Etiler’de iki yil isportacilik yapmis. Ilk defa bu isten kazandigi parayla kizlarini okutmus. Bir de kendine bir Volkswagen almis. Sonra 70’lerde, Istanbul’un gece hayatina girmis, Etiler Samdan ve Ortaköy Memo’s gibi gece kulüplerinin genel koordinatörü olmus. Bugün, yalniz bir deniz feneri ve bir kiliseyle paylastigi, Yason Burnu’ndaki kir kafesinde baska bir büyük hayal pesinde. Hayalinin adi, ‘’Ordu 2040’’. Ordu’nun sahil seridindeki bütün yüksek apartmanlari imece usulüyle, gerçek degerinden satin alip yikmak, tarihi evleri restore etmek ya da yeniden insa etmek istiyor. 1950’lerdeki o fotografta, objektife bakarken, arkasini döndügü ve bir gün kaybedecegini tahmin edemedigi o Ordu’yu, yeniden görmek istiyor.
100 yasinda olsa bile…
DAGI TIRASLAMA PROJESI
Fatsa’dan kiyi boyunca ilerlerken, Bolaman’da karsima çikan siradisi yapi; Haznedaroglu Konagi. Bir kalenin üzerine oturtulmus, 18. yüzyildan kalma metruk konagin hemen bitisigindeki Abdullah Bey Konagi’nda Rafet Hanim yasiyor. Haznedaroglu Konagi, büyük dedesinin eviymis. Rafet Hanim, yazlari, Bolaman plajina bakan konaginda yasiyor, kisa dogru toparlanip Istanbul’a dönüyor. ‘’Dedem Haznedaroglu Mehmet bey, ikinci evliligini yapmisti. Kadin öyle açgözlüydü ki bütün aileyi batirdi. Kizdim ona, bu yüzden konaga dedemin yerine babam Abdullah beyin ismini verdim’’ diye anlatiyor hikayesini. Konak, bir pasta gibi ikiye bölünmüs, harap haldeki kismi, diger mirasçinin. Rafet Hanim, Haznedaroglu Konagi’nin eski fotograflarini çikariyor ortaya ve hatirliyor; ‘’Dalgalar vururdu duvarlarina… Ekmek almaya gitmek için, denizin çekilmesini beklerdik…’’.
Bolaman’dan itibaren meshur virajlar basliyor. Ve Karadeniz’in en güzel koylari, ilginç karakterleri, kendine özgü tatlari… Küçük balikçi köyü Yaliköy’ün halki, kafayi bir seye takmasiyla ünlü. Günese… Bundan birkaç yil önce, vadiye kurulu olan köyün günesini engelleyen 175 metre yüksekligindeki Deli’nin Dagi’nin seviyesi 30 metre tiraslanarak, halkin günesten bir saat daha fazla yararlanmasi saglanmis. Sonra bir 10 metre daha… Yaliköylüler, romatizmal hastaliklardan yakindiklarindan, ‘’dagi tiraslama projesi’’ni baslatan belediye baskaninin ardindan göreve gelen bir sonraki baskan da bu misyondan vazgeçmemis.
UZUN SAÇLI EFSANESI
Karadeniz insani, sinirli olur… Ama Uzun Saçli’nin umurunda degil. Onun çayini içecekseniz, sabretmeyi bileceksiniz. Medreseönü’nde Uzun Saçli’nin Yeri’ndeki çayi hak etmek için, sadece çaydan zevk almak degil, her seyden önce onun sanatina kattigi inceliklere saygi duymak gerekir. Uzun Saçli, bir nevi efsanedir buralarda, bilen müsterinin dizleri titrer, kasini gözünü gereksiz yere oynatmadan, ne kadar zaman alirsa alsin, önüne konulacak çayi bekler. Bilmeyenin vay haline, ‘’abi bizim çaylar nerede kaldi?’’ sözlerinden sonra, muhtemelen, çayin tadini uzun bir süre daha merak etmek zorunda kalacaktir. 35 yilin ardindan, Nusret Dogan, araya kimseyi sokmadan, her müsterisine taze çay demler ve kendisi servis yapar. ‘’Gerçek çay, közde olan çaydir. Bakir kazan, kül ocak, dag suyu, mese- gürgen odunu, findik kabugu… Çaykur’un çayini elekte elerim, dagdan sular getirtirim, dogru tat için ince hesaplar yaparim, sadece sert kesme, Erzurum sekeri veririm, çay bardaklarini külle yikarim… Tek istedigim, 15- 20 dakika sabir… Ayrica, buraya gelen kisi espriye dayanikli olmali. Bu arada, yüzü gülmeyene de çay yok…’’
Bir zamanlar hamsi o kadar bolmus ki, findik bahçelerinde gübre olarak kullanilirmis. Simdi balik da yok, bu yil findik da ‘’yanik’’ çikmis. ‘’Yine yesillendi findik dallari…’’ türküsünü söyleyene de pek rastlanmiyor. Öyle ya da böyle, yine de findik zamani. Findiklar, bahçelere, sahil boyunca kaldirimlara, balkonlara, günes gören her yere yayilmis. Ünye’nin Güzelkale köyünde Durdane hanim bir taraftan kötü findiklari ayiklarken, bir taraftan da, ‘’Findik olmasa açiz’’ diye konusuyor. Persembe’nin sahilinde, kaldirimda bir kadin kocasiyla birlikte findik ayikliyor. Bir yandan da, bir atma türkü tutturmus: ‘’Findik dalda tekleme/ Kiz saçlarin ekleme/ Gidiyorum Ordu’dan/ Gelir diye bekleme…’
DENIZ GIREMEZ!
Enis Ayar, bir tutku adami. Ordu’nun yaylalarinda Vosvos Senligi düzenledi, 1600 metre yükseklikteki kayalara nefesli çalgilar orkestrasini yerlestirdi, Ordululari hiç alisik olmadiklari türde bir eglence hayatiyla tanistirdi. Dalgalar restoranini götürünce de yenisini yapti ve camlarina ‘’Deniz giremez’’ yazdi.
BEN OLSAYDIM BUNLARI YAPARDIM
Yason burnunda, klasik müzik dinlerken günbatimini seyretmek
Mersin köyü balikçi barinagi kiraathanesinde Aznif ögrenmek
Findikla ve findik yagiyla yapilan yemekleri tatmak
Ünye Çarsamba pazarindaki kadinlardan, hiç duymadiginiz ot yemeklerinin tarifini almak
Yalanci Yason’daki balik havuzlarinin üzerinde yüzmek
Kizilirmak Deltasi’ndaki dogal yasami gözlemek
Findik bahçeleri arasinda gezinti, yunuslarla yolculuk dalgalarin dövdügü kayaliklarda yürüyüs
Bir zamanlar bu bölgede, uzun sari saçli Amazonlar yasarmis. Savastiklarinda, düsmanlari bu cesur kadinlari saçlarindan çekip atlarindan düsürdügü için, saçlarini kesip topraga gömmüsler. Zamanla, bu topraktan tütün filizlenmis… Bafra’ya yaklastikça, yol boyunca, evlerin önünde çarsaf çarsaf, tütünler kurutuluyor. Kadinlar iplere geçiriyor, erkekler asiyor. Çetinkaya Köprüsü’nün yanindan, Kizilirmak Deltasi boyunca devam eden 13 kilometrelik toprak bir yol uzaniyor. Kizilirmak, Türkiye’de dogup Türkiye’de denize dökülen, en uzun nehir. 1182 kilometre boyunca akiyor ve 56 bin hektar genisliginde bir delta ovasi olusturarak, burada denize ulasiyor. 60 kilometrelik bir sahil seridi var. Sulak alanlari, sazliklari, gölleri, batakliklari, ormanlari ve kiyi kumullari, dogal yasam kayniyor. Türkiye’de toplam 420 kus türü oldugu biliniyor, deltada ise bugüne dek 316 kus türü belirlenmis. Deltanin her iki yakasinda, deniz kiyisina paralel uzanan sulak alanlar içinde doguda olani Bafra Balik Gölleri. Hiçbir tabela olmadigindan, bu sayisi oldukça fazla gölleri gezmek kolay degil. Bafra’dan yedi kilometre mesafede Ikiztepe kazi alani var, buradan çikarilanlar, Samsun Arkeoloji Müzesi’nde.
Bafra’ya 50 kilometre mesafedeki kent, Samsun… Önce sayfiyeler, ardindan da kiyida siralanmis, kentin denizle bütün iliskisini kesen büyük resmi binalar var. Deniz kiyisinda bir kent oldugunu söyleyebilmek zor. Arka sokaklardaki camiler ve tek tük Rum evleri disinda, fazla eski yapi görmeyi beklememek gerekiyor. Samsun, kalabalik ve canli bir kent. Atatürk’ün 19 Mayis 1919’da buraya gelisinin anisina isimlendirilen bazi sokak ve binalardan baska, kentin önemli geçmisinden pek iz yok. Birçok komsusu gibi, Samsun da, M.Ö. 7. yüzyilda, Miletlilerin bir kolonisi olarak kuruluyor. Stratejik konumundan dolayi, Pontos krallari, Bizanslilar ve çesitli Türk boylari arasinda el degistiriyor. 1425’te, burada önemli bir ticaret üssü kurmus olan Cenevizliler, Osmanlilara teslim olmaktansa, kenti atese veriyorlar. Demiryolunun gelismesiyle, tütün artik Ankara ve daha da uzaklara gönderilmeye baslaniyor. 1910 yilinda, Samsun gelisiyor ve önem kazaniyor. Cumhuriyet Caddesi’ndeki parkin ortasindaki Atatürk heykeli, 1932’de Avusturyali Heinrich Krippel tarafindan yapilmis. Kentte, arabayla gezmek zor. Merkezdeki, birbirine yakin müzelere yürünebilir. Atatürk’ün Samsun’a geldiginde ugradigi ilk otel olan Mintika Palas, bugün Gazi Müzesi (Pazartesi hariç, her gün 08:00- 12:00 ve 13:00- 17:00 arasi açik, merkezden tabelasi var, 0362 435 35 75). Atatürk Müzesi’ne (Pazartesi hariç, her gün, 08:30- 12:00 ve 13:00- 17:00 arasi açik, 0362 431 68 28) merkezden Müzeler tabelasi izlenerek variliyor. Hemen yanindaki Arkeoloji Müzesi’nde (Pazartesi hariç, her gün, 08:30- 12:00 ve 13:00- 17:00 arasi açik, 0362 431 68 28), ilk dikkat çeken Amisos Hazinesi. Samsun’un antik adi Amisos. Kentin merkezinde yapilan bir yol genisletme çalismasi sirasinda, ortaya çikarilan bes mezarli bir mezar odasinda, som altin bir hazine bulundu.
ÇARSAMBA’YI SEL ALMIYOR
Samsun’un batisinda Bafra yani Kizilirmak Deltasi, dogusunda ise Çarsamba yani Yesilirmak Deltasi var. 35 kilometre doguda, ortasindan Yesilirmak’in geçtigi Çarsamba’nin, ‘’Çarsamba’yi sel aldi, bir yar sevdim el aldi’’ türküsü tarih olmus artik. Hasan Ugurlu ve Suat Ugurlu barajlari yapildigindan beri, Çarsamba’yi sel almiyor. Yesilirmak’in tasidigi alüvyonlarla olusan, sazliklarin, batakliklarin ve kanallarin bulundugu Çarsamba Ovasi, bereketli topraklara sahip. Bu delta, Kizilirmak Deltasi kadar kolay gezilemiyor. Yesilirmak’in denize döküldügü yere gitmek için, Hürriyet mahallesine dogru, köylerden geçmek gerekiyor. Ya da kuzeye dogru, Yesilirmak izlenerek, baraj göllerini görmek mümkün. Delta, bir tekne ve hatta kanoyla daha iyi gezilebilir. En dogrusu balikçilara danismak. Çarsamba’nin, tek bir çivi kullanilmadan, birbirine geçmeli olarak yapilmis, ahsap 800 yillik, görmeye deger bir camisi var. Yesilirmak’in altindan aktigi köprünün üzerinden geçerek Gögçeli Mezarligi’na variliyor. Disi yeterince etkileyici olan Gögçeli Mezarlikiçi Camii’nin içini görmek isterseniz, Imam Hatip Hüseyin Bey (0362 833 56 37) yardimci olacaktir. Caminin etrafindaki mezarlik üç asirlik. Pelit, karaagaç, mese, gürgenden yapilan caminin içi kalem isleriyle süslü. Disinda bir tur atmak sizi daha da sasirtacaktir. Caminin ahsap minaresi, 85’e kadar duruyormus, yikilmis. Yesilirmak’in deltasinda olusturdugu Simenlik Gölü, 20 kilometre mesafedeki Terme’deki Gölyazi köyünde. Merkezden 10 kilometre mesafedeki göle gitmek için, yol tarifini Emek Firin’dan alabilir ya da yanindan sapip, köprüden geçerek, soldan devam edebilirsiniz. Sazliklar içindeki göl, çok etkileyici olmasa da yol üzerinde yesillikler içinde köyler var.
ÜNYE TURIZMDE IDDIALI
Terme’yle birlikte, Ordu siniri basliyor. 33 kilometre mesafedeki Ünye, güzel plajlariyla turizmde iddiali. Uzunkum en gözde olani. Batidan yaklasirken, oteller ve pansiyonlar siralaniyor. 19. yüzyilda, Ünye Sancak Beyi Süleyman Pasa’nin yaptirmis oldugu, yanmis sarayin denize bakan surlarinin dibinden Çakirtepe iki kilometre mesafede. Dolmus da çikiyor. Ünye manzarasi ve çam agaçlarinin altinda, Karadeniz’in en iyilerinden oldugu söylenen Ünye pidesini denemek için buradaki Çakirtepe Sami Soysal Parki (0452 323 25 68, geceyarisina kadar açik) kir lokantasinda mola verebilirsiniz. Ünye’nin, Bizans döneminden ve bölgenin limani oldugu 18. yüzyildan kalma eski yapilari arasinda, bugün hamam olarak kullanilan Bizans kilisesini, hemen hamamin arkasindan yukariya dogru, Kadilar Yokusu’nda ise, Ünye’nin en güzel evlerini görmek mümkün. Ünye’nin, Osmanli döneminde çok kadi yetistirdigi ve kadilarin buradan bütün Osmanli Imparatorlugu’na dagildigi biliniyor. 1830’da bir yangin geçiren Haznedaroglu Süleyman Pasa’nin görkemli konagindan bugün eser yok. Merkezden yedi kilometre mesafede, belli belirsiz tabelalandirilmis, Ünye Kalesi’ne (Çaleoglu Kalesi), findik bahçeleri arasindan geçerek variliyor. Oldukça yikik haldeki kalenin girisinde, M.Ö. 3. yüzyil ile 1. yüzyil arasinda hüküm süren Pontos Kralligi’na ait bir kaya mezari var. Tepede, bir tarafta Ünye kiyilari, bir tarafta olaganüstü bereketli bir vadi göreceksiniz. Merkezin alti kilometre dogusundaki Asarkaya Milli Parki yürüyüs için uygun. Ünye, en canli haline, Çarsamba pazariyla bürünüyor. Sur dibine tezgah kuran kadinlar, sattiklari, belki de daha önce hiç duymadiginiz otlarin, nasil pisirilecegini uzun uzun anlatiyorlar. Hemen Ünye çikisinda, Fatsa yönünde, iki kilometre içeride, özel bir findik bahçesinde bulunan Tozkoparan Kaya Mezari’nin kendisi çok etkileyici olmasa da meraklilari ilgilendirebilir. Bu bölgede çadircilar için hos yerler var.
YOLU YAVASTAN ALMALI
Alevi nüfusun yogunlukta oldugu Fatsa, 20 kilometre mesafede. Adinin, Pontos Krali Farnakes’in kizi Fadisanen’den geldigi tahmin ediliyor. Bu sakin kasaba, 1979’da, solun bagimsiz adayi olarak Terzi Fikri Sönmez’i belediye baskani seçmis ve 1980’deki ordu müdahalesinin ardindan, zor günler yasanmisti. Baskan Terzi Fikri, tutuklu oldugu askeri hapishanede öldü. Fatsa’dan 10 kilometre devam edince, 19. yüzyila ait tas, Gölbasi Yenipazar Camii ve bahçeli pembe ev dikkatinizi çekecektir. Yol üzerinde, Bolaman Deresi’nde serpme agla balik avlayanlar var. Burada durmak için en geçerli neden, Bolaman’daki 18. yüzyildan kalma ahsap Haznedaroglu Konagi. Aslinda Bolaman, Fatsa’nin eski adi. Burada bulunan, Bizans ya da Cenevizliler’den kalma kale kalintisi üzerine kurulan konak, Bolaman Kalesi olarak anilirmis. Kentin ismi degismis ancak kalenin etrafindaki küçük yerlesim, Bolaman olarak kalmis. Bolaman Balikçi Barinagi’na dogru sapinca, önce Haznedaroglu Konagi, denize dogru devam edince de içinde oturulan, restorasyon görmüs konaklar var. Bunlar da eskiden buralarin beyi olan Haznedaroglu’nun ailesine ait. Konaklarin hemen önünde, Bolaman plaji ve deniz kenarinda, her zaman balikçilardan aldigi taze baligi pisiren, salas, sevimli Rihtim Piknik (0452 441 32 62) var. Bolaman adinin kaynagi, Denizli yakinindaki Laodikea kentinde yasamis olan Polemon adli bir aristokrat. M.Ö. 30 yilinda, Roma Imparatoru Augustus’un, Polemon’u, Pontos Krali olarak atamasiyla, bölgeye Pontus Polemoniacus yani Polemon Pontosu adi verilmis.
Bolaman’dan sonra bölgenin pek sevilmeyen virajlari basliyor. Bütün yolu, bir kamyonun arkasina takilip, sikinti içinde sollamaya ve bir an önce Ordu’ya varmaya çalisarak geçirmeyi bir kenara birakin. Engin denizde yol alan yunuslari görmek, dalgalarin dövdügü sari yosun tutmus kayaliklarin üzerinde yürümek, Medreseönü’nde Uzun Saçli’nin efsanevi çayini içmek, Çaka Tüneli’nde Vonali Celal’in yüz küsur tursusu arasindan seçim yapmak ya da meshur Karadeniz pidesinin alasini tatmak için, bu 42 kilometrelik yolu yavastan almak gerekiyor. Bolaman’dan itibaren, sahil koy ve yerlesimleri, Yaliköy- Belicesu- Medreseönü- Çaka Tüneli- Yason Burnu- Mersin köyü- Çam Burnu- Persembe- Ordu olarak devam ediyor.
GIZEMLI YASON BURNU
Bolaman’dan doguya 12 kilometre mesafede, kaçirilmamasi gereken Yason Burnu var. Tarihi ve atmosferiyle, Karadeniz kiyilarinin en gizemli koylarindan. Burun adini, antik mitolojide, Altin Post’un pesine düsmek için, Argo adli gemiyle Karadeniz’e açilan kahramanlarin efsanevi lideri Iason’dan aliyor. Xenophon da, ‘’Anabasis’’te (Onbinlerin Dönüsü) burayi, Iason Burnu olarak adlandiriyor. Iason’a adanan ve denizcilerin denize çikmadan önce adak adadiklari tapinaktan geriye hiçbir kalinti yok. Yerindeki ortaçag kilisesi, Karadeniz kiyilarinda kalmis tek tük kiliselerden biri. 1924’e kadar çevrede oldugu söylenen 11 kiliseden tek ayakta kalabilmis olani. Hatta tam burundaki fenerin önündeki kalintilarin, halk arasinda Korsan kilisesi olarak bilinen 1358’den kalma bir kilisenin temelleri oldugu söyleniyor. Yillardir çatisiz ve harap halde duran Yason kilisesinin restorasyonu, Ordu Valisi Kemal Yazicioglu’nun girisimiyle, bes ay gibi kisa bir sürede gerçeklestirildi. Yazin, haftada en az iki otobüs dolusu Yunanli turist kiliseyi ziyarete geliyor. Yason Burnu’nun tepeden görüntüsü, Çaytepe köyünden. Denize uzanan burun burada oldukça belirgin. Ayrica hemen bitisiginde batida, Yalanci Yason denilen bir baska koy var. Burada yüzmek mümkün. 30 kilometre sonra Ordu…
KAÇIN
Bolaman- Persembe arasindaki virajlari mola vermeden, bir an önce geçmeye çalismak
Uzun Saçli’nin Yeri’nde, çay içmek için sabirsiz davranmak
YAKALAYIN
Samsun Arkeoloji Müzesi’ndeki Amisos hazinesini görmek
Yayladan deri peyniri ve havuç almak
Enis Ayar’in Ordu yaylalarinda düzenledigi bir konseri dinlemek
ORDU
Otoyolu kabul etmeyen kent
1994 yilinin 25 Eylül günü, Karadeniz sahil otoyolunu protesto etmek için, 10 bin Ordulu, kentin sahilinde yürüyüs yapmisti. Ordulular, otoyolu kentlerinin içinden geçirmediler, Karadeniz’de bunu sadece onlar basarabildi. 1950’lerde doldurulan bu yol daha yokken, konaklar deniz kiyisindaydi. Simdi bu konaklardan tek tük kaldi, bazi restorasyon çalismalari da var ama eski Ordu’yu hayal edebilmek için yeterli degil. Geriye kalan konaklarin içinde, en görkemli olanlarindan biri, bugün Etnografya Müzesi olarak kullanilan Pasaoglu Konagi. (Pazartesi hariç, her gün 09:00- 12:00 ve 13:30- 17:00 arasi açik, 0452 23 25 96) Selimiye Mahallesi’ndeki konak, 1896 yilinda Pasaoglu Hüseyin Efendi tarafindan yaptirilmis. Taslari Ünye’den, ahsap malzemesi Romanya’dan getirilmis ve Istanbullu bir usta tarafindan yapilmis. Içeride sergilenenlerden çok, binanin balkonu, merdivenleri, tas süslemeleri, sütunlari ve bahçesi dikkat çekici. Bahçede fiskiyeli bir havuz ve orijinal bir tas ocak var. Ordu’nun merkezinde sivrilen bir baska yapi da 1853’ten kalma bir Rum kilisesi. 1960’larda bir süreligine hapishane olarak kullanilmis olan kilise, kentte hiç Rum kalmayinca, kendi haline birakilmis. Daha sonralari restore edilen kilise, bugün Tasbasi Kültür Merkezi (09:00- 17:00 arasi açik) olarak kullaniliyor. Ancak içeride pek bir canlilik yok.
Kenti kusbakisi seyredebilmek için, 485 metre yükseklikteki Boztepe’ye çikmak gerekiyor. Minibüsler de tepeye çikiyorlar. Boztepe’den inerken, Tasbasi, Zaferi Milli ve Düz Mahalle’deki eski konaklari görmek mümkün. 1883 yilinda büyük bir yangin geçiren kentte, Rumlar, Ermeniler ve Türkler, birarada yasiyorlardi.
Kotyora, kentin antik çagdaki ilk yerlesim yeri. Bugünkü adi Eskipazar. Ordu’ya alti kilometre mesafede. Bilge Umar’a göre, burada Asduadz Orti adli bir Ermeni kilisesi varmis. Umar, Ordu isminin, Ermenice Tanrinin oglu anlamina gelen bu kelimeden türedigini öne sürüyor. Kent, 19. yüzyilda bugün bulundugu yere tasinmis.
Kurul Kalesi ya da Kurul Kayalari olarak bilinen antik yerlesim, merkeze 10 kilometre mesafede. Ordu çikisindan Ulubey- Sivas tabelasindan saptiktan dört kilometre sonra Eskipazar’a dönülüyor. Bu asfalt yol, direkt Kurul Kalesi’ne çikiyor. Tepede, granit kayaya oyulmus, asagiya inen 420 dogal basamagin bulundugu içkalenin girisi var. Burasi, Karadeniz’de Pontos krallarindan Mithridates döneminden kalma, ortaya çikarilmamis 75 içkaleden biri. Pontos Kralligi’nin tehlike aninda korunmak için yeralti sehirleri ve tüneller yaptiklari biliniyor. Bunlarin arasinda, Kurul, bugün gün isigina çikarilmak için çalismalarin yapildigi tek kale. Basamaklarin sonunda düzlük bir alana ve havalandirma bosluklarina rastlandi. Piknik masalarinin bulundugu tepeden yayla ve Ordu görülüyor.
Kurul’dan Ordu’nun yaylalarina gitmek mümkün. Buradan dönüste, ilk camiden sola sapip, Kusgedigi’ne inilir. Tekrar sola dönülür ve Melet çayi geçilir. Köprünün üzerinden, yukaridaki Kurul Kalesi’ni görebilirsiniz. 35 kilometre sonra, Kabadüz’desiniz. Biraz sonra, buz gibi suyu olan Çekiçoglu Çesmesi ve gözleme yapan hanimlarin çardagi var. Yokusdibi Beldesi’nin ardindan, 50. kilometrede Turnalik’a varilir. Artik manzara ve temiz hava, yaylada oldugunuzu dogrular. Aracinizi burada birakip, orman içinden, 4-5 saatlik bir trekking yapabilirsiniz. Turnalik’a gelince, Turna Dagevi Pansiyon’da (0536 325 44 87) Turgay beyi bulun. Zamaniniza göre, size yürüyüs parkurlariyla ilgili bilgi verir. Ablak Tasi, Geçilmez ve Vosvos kampindan geçebilirsiniz. Yol üzerinde, alabalik yiyebileceginiz, Geçilmez Alabalik Çiftligi (0452 846 21 22) var. Yine ayni güzergah üzerinde, 10 kilometre sonra, 1850 metre yükseklikteki Çambasi Yaylasi’na varilir. Burasi, görüntüsüyle bir yayladan çok bir kasabayi andiriyor. Tüm ihtiyaçlarin giderilebilecegi bir alisveris noktasi. Ayrica konaklama yapmak isteyenler için, temiz ahsap bungalovlari ve restorani olan Sener Dinlenme ve Konaklama Tesisleri (0452 844 23 53) var. Yaylaya özgü deri peyniri, firindan alinan pideyle leziz. Bu yayla, yolu asfalt oldugundan ve minibüslerle çikilabildiginden, özellikle haftasonlari kalabaliklasiyor. Çambasi’ndan, 3107 metre yükseklikteki krater gölü Karagöl istikametinde, Altas Balik Çiftligi’ni gezip, kamp kurabilir ve Semen’deki kiliseyi görebilirsiniz.
Yaprakbasi’ndan sonra Bozattasi yaylasi var. Buradan, aracinizin performansi elverdigi ölçüde, Karagöl’ün etegine gidebilir ve 45 dakikada da göle tirmanabilirsiniz. 2700 metreden de yüksege tirmanmak için, daha donanimli ve profesyonel olmak gerekiyor. Yolculugunuz boyunca rastlayacaginiz yayla insanlarinin kurdugu tezgahlardan, taptaze ürünler alin ve mutlaka seker gibi, küçük yayla havucunu deneyin.
Konak atmosferi yüzme havuzu, Karadeniz
Nerede kalinir
Karlibel Ikizevler Hotel Kentin ancak bu noktasinda, eski Ordu’dan bazi tadlar bulabilmek mümkün. Görkemli bir kilise, birkaç eski konak ve Karadeniz… Kentin en güzel sokaginda, yikilip aslina uygun olarak yeniden insa edilen bu iki konagin, deniz gören odalari, suitleri, gül dolu bir bahçesi, harika manzarali bir teras restorani, içtenlikle profesyonellik arasindaki dengeyi iyi koruyan bir personeli var. Arka odalar biraz gürültülü oldugundan, deniz tarafinda kalmak için önceden rezervasyon yaptirin. Ordu, 0452 225 00 81
Belde Otel *** Deniz kiyisinda çarpici bir konum, içten personel, deniz manzarali klimali odalar, yari olimpik yüzme havuzu, yöresel yemekler, yayla turlari ve Yason Burnu’na tekne turlari… Kirazlimani Mevkii, Ordu, 0452 214 39 87
Hotel Baliktasi *** Deniz kiyisinda, plaji olan, sik bir tesis. Ordu, 0452 223 06 11
Otel Royal 52 ** Genis, konforlu odalar ve canayakin personel. Iki klimali, suit odasi var. Ordu, 0452 234 72 81, www.otelroyal52.com
Hotel Turist ** Sahilde, deniz gören odalar ve teras restoran. Ordu, 0452 225 31 40
Ordu Ögretmen Evi Anadolu’daki en iyi ögretmen evlerinden. Ordu, 0452 225 43 58, www.orduogretmenevi.com
Aterina Otel Bir yarimada üzerinde, deniz gören, klimali, ofisli dokuz oda… Balik lokantasi, toplanti salonlari, plaj ve bar… Ekim sonunda açiliyor. Ordu, 0452 223 17 15
Yalçin Hotel & Resort Karadeniz’in, 20 dönüm bahçe içinde, yari olimpik yüzme havuzlu, tek resort oteli. Isletme profesyonel ve turizm konusunda bilinçli. Kumru- Korgan yolu üzeri 1. km, Fatsa, 0452 423 14 78, www.hotelyalcin.com.tr
Dolunay Otel Restaurant Fatsa’nin 2 km. batisinda, 21 yillik, denize sifir, sempatik bir isletme. Ünlü restoraninda, taze balik ve yöresel yemekler bulabilirsiniz. Dolunay Mah. No: 6, Fatsa, 0452 433 72 00
Kumsal Otel Güzel bahçesi, kumsali, deniz gören balkonlu odalari ve herseyin ötesindesizi rahat ettirmek için çirpinan personeliyle, Ünye’deki ilk seçeneginiz olabilir. Restorani disariya açik. Gölevi Mah., Ünye, 0452 323 16 02
Ada Piknik Cafe & Restaurant Belicesu köyünde, deniz kiyisinda, sevimli ve mütevazi bir kamping. Ahsap platformlar üzerinde, silteli çadirlar ve yöresel yemek… Belice Sahil Yolu, Yaliköy, 0452 445 27 69
Nasil gidilir?
Istanbul- Kocaeli- Sakarya- Düzce- Bolu- Gerede- Çerkez- Ilgaz- Tosya- Osmancik- Merzifon- Samsun 737 km, Bafra 787 km, Çarsamba 770 km, Terme 790 km, Ünye 820 km, Fatsa 840 km, Persembe 878 km, Ordu 893 km. Ankara- Kirikkale- Çorum- Merzifon- Samsun 420 km, Bafra 470 km, Çarsamba 453 km, Terme 473 km, Ünye 506 km, Fatsa 526 km, Persembe 564 km, Ordu 580 km. Izmir- Usak- Afyon- Ankara- Kirikkale- Çorum- Merzifon- Samsun 1000 km, Bafra 1050 km, Çarsamba 1033 km, Terme 1053 km, Ünye 1086 km, Fatsa 1106 km, Persembe 1144 km, Ordu 1160 km
Uçak; Ordu’ya en yakin havalimani, 185 km mesafedeki Samsun Havalimani (0362 844 88 30). Samsun merkeze 20 km uzaklikta. THY 444 0 849, Atlas Jet 444 0 387, Onur Air 0362 435 72 85 (Samsun)
Otobüs; Metro Turizm (0452 233 16 87), Ulusoy Seyahat (0452 233 25 10), Findikkale Turizm (0452 233 16 82), Genç Turizm (0452 233 22 23), Sema Turizm (0452 233 17 81),
Tren; Samsun ile Amasya, Sivas, Ankara, Elazig, Erzurum, Erzincan, Konya, Malatya, Zonguldak, Denizli ve Diyarbakir arasindan karsilikli tren seferleri var. Demiryollari (Samsun, 0362 233 22 93)
Minibüs; Ordu yaylalarina merkezden, Sarkiye mahallesinden dolmuslar kalkiyor. Güzergahta, Kabadüz, Bakacak, Yokusdibi, Turnalik ve Çambasi yaylasi var. Buradan yine araçlar, isteyenleri obalara ve yaylalara götürüyor. Karagöl, Ertas Balik Çiftligi, Turnalik’ta Ikidere Balik Çiftligi ve yaylalara gitmek mümkün. Durak, 0452 214 49 42. Otogar, 0452 233 17 98
Feribot; Bazi yillar, yaz aylarinda, Istanbul- Sinop, Samsun- Rize- Trabzon feribot seferleri (Samsun denizyollari, 0362 445 16 05) yapiliyor.
Araba kiralama
Hilal Rent A Car Ordu, 0452 212 45 65 Özgür Rent A Car Ordu, 0452 225 36 22 Avis Samsun, 0362 231 67 50 Budget Samsun, 0362 231 53 00, 0542 892 07 12 Mert Rent A Car Samsun, 0362 234 31 83, 0532 401 09 08
Gerekli telefonlar
Ordu Belediyesi 0452 225 01 04
Ordu Emniyet Müdürlügü 0452 234 15 20
Ordu Il Turizm Müdürlügü 0452 223 16 07
Ordu 2040 Projesi www.ordu-2040.org
Ordu Devlet Hastanesi 0452 234 32 32
Samsun Il Kültür ve Turizm Müdürlügü 0362 431 00 14
Aktivite
Eda Yacht Tours Sahildeki iskelede bulunan tekne, Çesmeönü plaji, Hoynat Kalesi, Çaka plaji ve Yason Burnu’na ugruyor. Tur yemekli ve olta avciligi yapmak mümkün. Aksamsa Kordon boyu turlari var. Hos bir sürpriz; teknenin adi Eda oldugundan, Eda ismindekilere gezi bedava. 0533 514 03 52
Burada bütün otlar soganla kavrulur, misir ununa bulanir
Nerede yenir
Karadeniz’de bütün dogal otlar, çig ya da tursu olarak soganla kavrulur ya da misir ununa bulanarak tavada kaygana yapilir. Kaldirik, hosgüren, yöresel matar (tirimit), sakarca, dikenucu (melocan), kazayagi, fasulye, yesil domates sik kullanilan ot ve sebzeler. Pancar çorbasi ve yogurtlu misir ekmegi ise sofralardan hiç eksik olmaz.
Ayisigi Restaurant Cafe- Bar Kolay kolay rastlamayacaginiz tadlar, deniz kiyisinda, çakiltaslarinin üzerindeki masalarda servis ediliyor. Findik çorbasi, sebze mihlamasi, vejetaryen çig köfte, soya soslu findikli tavuk… Restoran da bari da, kentin en gözde yeri. Sahil Cad., Ordu, 0452 223 28 70
Çotanak Restaurant Bölgenin bastaci findiktan elde edilen her türlü ürünün ve yemegin bulundugu bir restoran/ satis yeri. Findik yagi, findik ezmesi, Sagra ürünleri… Deniz manzarali restoranda, findikli çorba, vejetaryen çig köfte, findik köfte denemeye deger. Kumbasi Mah. Sahil Cad. No: 2, Ordu, 0452 212 00 65
Yason Kir Kafesi Muhtesem bir koyda, bir deniz feneri, bir kilise, bir de Enis Ayar. 30 km mesafede belki ama, burasi Ordu’nun turizm danisma bürosu. Enis, herkese Ordu ve yaylalari hakkinda yön tarifi ve bilgi vermeye hazir. Özellikle günbatiminda olaganüstü bir atmosferi olan burundaki bu kir kafesinde, Enis’in denizde yaktigi ‘’sömine’’nin yanibasinda klasik müzik dinleyip, Karadeniz’e özgü tadlari deneyebilirsiniz. Limonatasi ve findikli tatlisi ünlü. Kamp yeri var. Yason Burnu, 0535 413 53 30
Grand Midi Balikta ve yöresel yemeklerde iddiali. Daima pancar çorbasi var. Sahil Cad. Iskele üstü No:55, Ordu, 0452 214 03 40
Sohbet Bar Kentin en popüler bulusma mekanlarindan. Tasbasi Mah., Atatürk Bulv. No: 28, Ordu, 0452 255 65 95
Öykü Çay ve Kahve Evi Ekmegi, Ordu firinlarinda çikan, özel, kocaman bir tost, filtre kahveler, çaylar ve ev yapimi kurabiyeler… Düz Mah. Becelgen Sok. No:8, Fidangör, Ordu, 0536 469 20 07
Denizciler Dondurma Salonu Tamamiyla dogal, leziz, sütlü dondurma. S. Felek Cad., No:9, Ordu, 0452 214 68 08
Çaytepe Aile Bahçesi Muhtemelen, Anadolu’nun en güzel manzarali pidecisi. Harika bir bahçe içinde, denize karsi, yöresel otlar, kavrulmus tursular… Mantari, et lezzetinde. Sarayburnu Mevkii, Çaytepe, 0452 527 53 15
Çamburnu Restaurant Denize inen sarp kayaliklarin tepesinde, Rabia Hanim ile oglu Ibrahim Kurt’un, 27 yil önce açtigi gerçek bir Karadeniz lokantasi. Otlar, reçeller, tursular ve her zaman taze balik. Mersin köyü, 0452 517 04 97
Serende Kafe Hiç ummadiginiz bir yerde, deniz kenarinda, bahçe içinde, dünya sirini bir kafe. Sandal kiralaniyor. Ayrica, cumbali, ahsap bir ev/ pansiyonu var. Çesmeönü Mevkii, Persembe, 0452 517 04 25
Vonali Celal Tursunun binbir çesidi ve deniz manzarali, kaliteli bir balik lokantasi. Çaka Tünel Mevkii, Persembe, 0452 587 21 37
Uzun Saçli’nin Yeri Hirçin dalgalarla oynasan yunuslari seyrederek sabredin. Medreseönü, 0452 537 60 29
6. Durak Restaurant & Cafe Ünyeli hanimlardan, pancar çorbasi, gürcü kavurmasi ve birçok yöresel tad. Döner Çesme Meydani Kat:2, Ünye, 0452 324 50 13 |