Eylül, 2004 ayi icin arsiv yazilari

SS ile Gezi

Karadeniz

 

Karadeniz2

 
 
 

Hirçin dalgalar serin yaylalar  
 

Bolaman’dan sonra bütün yolu, bir kamyonun arkasina takilip, sikinti içinde sollamaya ve bir an önce Ordu’ya varmaya çalisarak geçirmeyi bir kenara birakin. Engin denizde yol alan yunuslari görmek, dalgalarin dövdügü sari yosun tutmus kayaliklarin üzerinde yürümek, Medreseönü’nde Uzun Saçli’nin efsanevi çayini içmek, Çaka Tüneli’nde Vonali Celal’in yüz küsur tursusu arasindan seçim yapmak ya da meshur Karadeniz pidesinin alasini tatmak için, bu 42 kilometrelik yolu yavastan almak gerekiyor.

Bolaman’dan doguya dogru, tarihi ve atmosferiyle, Karadeniz kiyilarinin en gizemli koylarindan Yason Burnu var. Hemen bitisiginde, Yalanci Yason denilen bir baska koy. Burada yüzmek mümkün. 30 kilometre sonra Ordu…

Ordu’nun hayali 2040’ta eski haline dönmek

Elinde, Ordu’nun 1950’lerde çekilmis bir fotografi var. Belli ki her görenin ilk anda vurulacagi kadar güzel bir kentmis. Birbirinin manzarasini kesmeden, teraslar halinde yamaca dizilmis, denize egilen konaklar ve genis bir kumsal… Bugün Karadeniz kiyilarini ve bakir dogasini katleden sahil otoyoluna direnerek, bir ölçüde karakterini korumaya çalisan Ordu’nun bu fotografina bakip, bir beton yigini haline gelmekten kendini kurtaramamis oldugunu kabullenmek zorunda kaliyor insan. Fotografin ortasinda, genç Enis var. O zamanlar, bugünkü hayallerinden birinin bile pesinde degil.

Enis Ayar, bugün 60’larinda bir delikanli. Ordulular, biraz uzun beyaz saçlarina, kalin beyaz kaslarina, biraz da hayalleriyle birlikte yasattigi bilgeligine dayanarak, ona Enis Dede diyor. Baskalarinin ‘’çilgin’’, ‘’hayalci’’ ya da ‘’aykiri adam’’ yakistirmalariysa hep ayni kapiya çikiyor. O, bir tutku adami. Gerçeklestirecegine inanarak hayal kuruyor. Fiyakali bir yer olmasi beklenirken, sekiz yil boyunca Ordu’nun yaylalarinda Vosvos Senligi düzenledi, 1600 metre yükseklikteki kayalara nefesli çalgilar orkestrasini yerlestirdi, Ayisigi adli bir restoran- bar açip, Ordululari hiç alisik

 
 
 

 

olmadiklari türde bir eglence hayatiyla tanistirdi, restoranin altina 60
kisilik bir sinema salonu yapti, dalgalar restoranini götürünce de, önce
yenisini yapti sonra da deniz tarafindaki camlarina ‘’Deniz giremez’’
yazdi.

ORDU 2040

Enis Ayar, günün birinde dogdugu yere dönmeye karar verip, bu
hayallerine ulasmadan önce, uzun bir Istanbul macerasi yasamis. Toplum
polisligi yapmis. Silah tasimadigi için öyle çok defalar uyarilmis ki
sonunda isi birakmis. Gündüz IETT’de, gece Parisien’de kasiyermis.
Etiler’de iki yil isportacilik yapmis. Ilk defa bu isten kazandigi parayla
kizlarini okutmus. Bir de kendine bir Volkswagen almis. Sonra 70’lerde,
Istanbul’un gece hayatina girmis, Etiler Samdan ve Ortaköy Memo’s gibi
gece kulüplerinin genel koordinatörü olmus. Bugün, yalniz bir deniz feneri
ve bir kiliseyle paylastigi, Yason Burnu’ndaki kir kafesinde baska bir
büyük hayal pesinde. Hayalinin adi, ‘’Ordu 2040’’. Ordu’nun sahil
seridindeki bütün yüksek apartmanlari imece usulüyle, gerçek degerinden
satin alip yikmak, tarihi evleri restore etmek ya da yeniden insa etmek
istiyor. 1950’lerdeki o fotografta, objektife bakarken, arkasini döndügü
ve bir gün kaybedecegini tahmin edemedigi o Ordu’yu, yeniden görmek
istiyor.

100 yasinda olsa bile…

DAGI TIRASLAMA PROJESI

Fatsa’dan kiyi boyunca ilerlerken, Bolaman’da karsima çikan siradisi
yapi; Haznedaroglu Konagi. Bir kalenin üzerine oturtulmus, 18. yüzyildan
kalma metruk konagin hemen bitisigindeki Abdullah Bey Konagi’nda Rafet
Hanim yasiyor. Haznedaroglu Konagi, büyük dedesinin eviymis. Rafet Hanim,
yazlari, Bolaman plajina bakan konaginda yasiyor, kisa dogru toparlanip
Istanbul’a dönüyor. ‘’Dedem Haznedaroglu Mehmet bey, ikinci evliligini
yapmisti. Kadin öyle açgözlüydü ki bütün aileyi batirdi. Kizdim ona, bu
yüzden konaga dedemin yerine babam Abdullah beyin ismini verdim’’ diye
anlatiyor hikayesini. Konak, bir pasta gibi ikiye bölünmüs, harap haldeki
kismi, diger mirasçinin. Rafet Hanim, Haznedaroglu Konagi’nin eski
fotograflarini çikariyor ortaya ve hatirliyor; ‘’Dalgalar vururdu
duvarlarina… Ekmek almaya gitmek için, denizin çekilmesini beklerdik…’’.

Bolaman’dan itibaren meshur virajlar basliyor. Ve Karadeniz’in en güzel
koylari, ilginç karakterleri, kendine özgü tatlari… Küçük balikçi köyü
Yaliköy’ün halki, kafayi bir seye takmasiyla ünlü. Günese… Bundan birkaç
yil önce, vadiye kurulu olan köyün günesini engelleyen 175 metre
yüksekligindeki Deli’nin Dagi’nin seviyesi 30 metre tiraslanarak, halkin
günesten bir saat daha fazla yararlanmasi saglanmis. Sonra bir 10 metre
daha… Yaliköylüler, romatizmal hastaliklardan yakindiklarindan, ‘’dagi
tiraslama projesi’’ni baslatan belediye baskaninin ardindan göreve gelen
bir sonraki baskan da bu misyondan vazgeçmemis.

UZUN SAÇLI EFSANESI

Karadeniz insani, sinirli olur… Ama Uzun Saçli’nin umurunda degil.
Onun çayini içecekseniz, sabretmeyi bileceksiniz. Medreseönü’nde Uzun
Saçli’nin Yeri’ndeki çayi hak etmek için, sadece çaydan zevk almak degil,
her seyden önce onun sanatina kattigi inceliklere saygi duymak gerekir.
Uzun Saçli, bir nevi efsanedir buralarda, bilen müsterinin dizleri titrer,
kasini gözünü gereksiz yere oynatmadan, ne kadar zaman alirsa alsin, önüne
konulacak çayi bekler. Bilmeyenin vay haline, ‘’abi bizim çaylar nerede
kaldi?’’ sözlerinden sonra, muhtemelen, çayin tadini uzun bir süre daha
merak etmek zorunda kalacaktir. 35 yilin ardindan, Nusret Dogan, araya
kimseyi sokmadan, her müsterisine taze çay demler ve kendisi servis yapar.
‘’Gerçek çay, közde olan çaydir. Bakir kazan, kül ocak, dag suyu, mese-
gürgen odunu, findik kabugu… Çaykur’un çayini elekte elerim, dagdan
sular getirtirim, dogru tat için ince hesaplar yaparim, sadece sert kesme,
Erzurum sekeri veririm, çay bardaklarini külle yikarim… Tek istedigim,
15- 20 dakika sabir… Ayrica, buraya gelen kisi espriye dayanikli olmali.
Bu arada, yüzü gülmeyene de çay yok…’’

Bir zamanlar hamsi o kadar bolmus ki, findik bahçelerinde gübre olarak
kullanilirmis. Simdi balik da yok, bu yil findik da ‘’yanik’’ çikmis.
‘’Yine yesillendi findik dallari…’’ türküsünü söyleyene de pek
rastlanmiyor. Öyle ya da böyle, yine de findik zamani. Findiklar,
bahçelere, sahil boyunca kaldirimlara, balkonlara, günes gören her yere
yayilmis. Ünye’nin Güzelkale köyünde Durdane hanim bir taraftan kötü
findiklari ayiklarken, bir taraftan da, ‘’Findik olmasa açiz’’ diye
konusuyor. Persembe’nin sahilinde, kaldirimda bir kadin kocasiyla birlikte
findik ayikliyor. Bir yandan da, bir atma türkü tutturmus: ‘’Findik dalda
tekleme/ Kiz saçlarin ekleme/ Gidiyorum Ordu’dan/ Gelir diye bekleme…’

DENIZ GIREMEZ!

Enis Ayar, bir tutku adami. Ordu’nun yaylalarinda Vosvos Senligi
düzenledi, 1600 metre yükseklikteki kayalara nefesli çalgilar orkestrasini
yerlestirdi, Ordululari hiç alisik olmadiklari türde bir eglence hayatiyla
tanistirdi. Dalgalar restoranini götürünce de yenisini yapti ve camlarina
‘’Deniz giremez’’ yazdi.

BEN OLSAYDIM BUNLARI YAPARDIM

Yason burnunda, klasik müzik dinlerken günbatimini seyretmek

Mersin köyü balikçi barinagi kiraathanesinde Aznif ögrenmek

Findikla ve findik yagiyla yapilan yemekleri tatmak

Ünye Çarsamba pazarindaki kadinlardan, hiç duymadiginiz ot yemeklerinin
tarifini almak

Yalanci Yason’daki balik havuzlarinin üzerinde yüzmek

Kizilirmak Deltasi’ndaki dogal yasami gözlemek


Findik bahçeleri arasinda gezinti, yunuslarla yolculuk dalgalarin dövdügü
kayaliklarda yürüyüs

Bir zamanlar bu bölgede, uzun sari saçli Amazonlar yasarmis.
Savastiklarinda, düsmanlari bu cesur kadinlari saçlarindan çekip
atlarindan düsürdügü için, saçlarini kesip topraga gömmüsler. Zamanla, bu
topraktan tütün filizlenmis… Bafra’ya yaklastikça, yol
boyunca, evlerin önünde çarsaf çarsaf, tütünler kurutuluyor. Kadinlar
iplere geçiriyor, erkekler asiyor. Çetinkaya Köprüsü’nün yanindan,
Kizilirmak Deltasi boyunca devam eden 13 kilometrelik toprak bir
yol uzaniyor. Kizilirmak, Türkiye’de dogup Türkiye’de denize dökülen, en
uzun nehir. 1182 kilometre boyunca akiyor ve 56 bin hektar genisliginde
bir delta ovasi olusturarak, burada denize ulasiyor. 60 kilometrelik bir
sahil seridi var. Sulak alanlari, sazliklari, gölleri, batakliklari,
ormanlari ve kiyi kumullari, dogal yasam kayniyor. Türkiye’de toplam 420
kus türü oldugu biliniyor, deltada ise bugüne dek 316 kus türü belirlenmis.
Deltanin her iki yakasinda, deniz kiyisina paralel uzanan sulak alanlar
içinde doguda olani Bafra Balik Gölleri. Hiçbir tabela olmadigindan,
bu sayisi oldukça fazla gölleri gezmek kolay degil. Bafra’dan yedi
kilometre mesafede Ikiztepe kazi alani var, buradan çikarilanlar,
Samsun Arkeoloji Müzesi’nde.

Bafra’ya 50 kilometre mesafedeki kent, Samsun… Önce sayfiyeler,
ardindan da kiyida siralanmis, kentin denizle bütün iliskisini kesen büyük
resmi binalar var. Deniz kiyisinda bir kent oldugunu söyleyebilmek zor.
Arka sokaklardaki camiler ve tek tük Rum evleri disinda, fazla eski yapi
görmeyi beklememek gerekiyor. Samsun, kalabalik ve canli bir kent.
Atatürk’ün 19 Mayis 1919’da buraya gelisinin anisina isimlendirilen bazi
sokak ve binalardan baska, kentin önemli geçmisinden pek iz yok. Birçok
komsusu gibi, Samsun da, M.Ö. 7. yüzyilda, Miletlilerin bir kolonisi
olarak kuruluyor. Stratejik konumundan dolayi, Pontos krallari,
Bizanslilar ve çesitli Türk boylari arasinda el degistiriyor. 1425’te,
burada önemli bir ticaret üssü kurmus olan Cenevizliler, Osmanlilara
teslim olmaktansa, kenti atese veriyorlar. Demiryolunun gelismesiyle,
tütün artik Ankara ve daha da uzaklara gönderilmeye baslaniyor. 1910
yilinda, Samsun gelisiyor ve önem kazaniyor. Cumhuriyet Caddesi’ndeki
parkin ortasindaki Atatürk heykeli, 1932’de Avusturyali Heinrich
Krippel tarafindan yapilmis. Kentte, arabayla gezmek zor. Merkezdeki,
birbirine yakin müzelere yürünebilir. Atatürk’ün Samsun’a geldiginde
ugradigi ilk otel olan Mintika Palas, bugün Gazi Müzesi (Pazartesi
hariç, her gün 08:00- 12:00 ve 13:00- 17:00 arasi açik, merkezden tabelasi
var, 0362 435 35 75). Atatürk Müzesi’ne (Pazartesi hariç, her gün,
08:30- 12:00 ve 13:00- 17:00 arasi açik, 0362 431 68 28) merkezden Müzeler
tabelasi izlenerek variliyor. Hemen yanindaki Arkeoloji Müzesi’nde
(Pazartesi hariç, her gün, 08:30- 12:00 ve 13:00- 17:00 arasi açik, 0362
431 68 28), ilk dikkat çeken Amisos Hazinesi. Samsun’un antik adi
Amisos. Kentin merkezinde yapilan bir yol genisletme çalismasi sirasinda,
ortaya çikarilan bes mezarli bir mezar odasinda, som altin bir hazine
bulundu.

ÇARSAMBA’YI SEL ALMIYOR

Samsun’un batisinda Bafra yani Kizilirmak Deltasi, dogusunda ise
Çarsamba
yani Yesilirmak Deltasi var. 35 kilometre doguda,
ortasindan Yesilirmak’in geçtigi Çarsamba’nin, ‘’Çarsamba’yi sel
aldi, bir yar sevdim el aldi’’ türküsü tarih olmus artik. Hasan Ugurlu ve
Suat Ugurlu barajlari yapildigindan beri, Çarsamba’yi sel almiyor.
Yesilirmak’in tasidigi alüvyonlarla olusan, sazliklarin, batakliklarin ve
kanallarin bulundugu Çarsamba Ovasi, bereketli topraklara sahip. Bu delta,
Kizilirmak Deltasi kadar kolay gezilemiyor. Yesilirmak’in denize döküldügü
yere gitmek için, Hürriyet mahallesine dogru, köylerden geçmek gerekiyor.
Ya da kuzeye dogru, Yesilirmak izlenerek, baraj göllerini görmek mümkün.
Delta, bir tekne ve hatta kanoyla daha iyi gezilebilir. En dogrusu
balikçilara danismak. Çarsamba’nin, tek bir çivi kullanilmadan, birbirine
geçmeli olarak yapilmis, ahsap 800 yillik, görmeye deger bir camisi var.
Yesilirmak’in altindan aktigi köprünün üzerinden geçerek Gögçeli
Mezarligi’na variliyor. Disi yeterince etkileyici olan Gögçeli
Mezarlikiçi Camii
’nin içini görmek isterseniz, Imam Hatip Hüseyin Bey
(0362 833 56 37) yardimci olacaktir. Caminin etrafindaki mezarlik üç
asirlik. Pelit, karaagaç, mese, gürgenden yapilan caminin içi kalem
isleriyle süslü. Disinda bir tur atmak sizi daha da sasirtacaktir. Caminin
ahsap minaresi, 85’e kadar duruyormus, yikilmis. Yesilirmak’in deltasinda
olusturdugu Simenlik Gölü, 20 kilometre mesafedeki Terme’deki
Gölyazi köyünde. Merkezden 10 kilometre mesafedeki göle gitmek için, yol
tarifini Emek Firin’dan alabilir ya da yanindan sapip, köprüden geçerek,
soldan devam edebilirsiniz. Sazliklar içindeki göl, çok etkileyici olmasa
da yol üzerinde yesillikler içinde köyler var.

ÜNYE TURIZMDE IDDIALI

Terme’yle birlikte, Ordu siniri basliyor. 33 kilometre
mesafedeki Ünye, güzel plajlariyla turizmde iddiali. Uzunkum
en gözde olani. Batidan yaklasirken, oteller ve pansiyonlar siralaniyor.
19. yüzyilda, Ünye Sancak Beyi Süleyman Pasa’nin yaptirmis oldugu, yanmis
sarayin denize bakan surlarinin dibinden Çakirtepe iki kilometre
mesafede. Dolmus da çikiyor. Ünye manzarasi ve çam agaçlarinin altinda,
Karadeniz’in en iyilerinden oldugu söylenen Ünye pidesini denemek için
buradaki Çakirtepe Sami Soysal Parki (0452 323 25 68, geceyarisina
kadar açik) kir lokantasinda mola verebilirsiniz. Ünye’nin, Bizans
döneminden ve bölgenin limani oldugu 18. yüzyildan kalma eski yapilari
arasinda, bugün hamam olarak kullanilan Bizans kilisesini, hemen hamamin
arkasindan yukariya dogru, Kadilar Yokusu’nda ise, Ünye’nin en
güzel evlerini görmek mümkün. Ünye’nin, Osmanli döneminde çok kadi
yetistirdigi ve kadilarin buradan bütün Osmanli Imparatorlugu’na dagildigi
biliniyor. 1830’da bir yangin geçiren Haznedaroglu Süleyman Pasa’nin
görkemli konagindan bugün eser yok. Merkezden yedi kilometre mesafede,
belli belirsiz tabelalandirilmis, Ünye Kalesi’ne (Çaleoglu Kalesi),
findik bahçeleri arasindan geçerek variliyor. Oldukça yikik haldeki
kalenin girisinde, M.Ö. 3. yüzyil ile 1. yüzyil arasinda hüküm süren
Pontos Kralligi’na ait bir kaya mezari var. Tepede, bir tarafta Ünye
kiyilari, bir tarafta olaganüstü bereketli bir vadi göreceksiniz. Merkezin
alti kilometre dogusundaki Asarkaya Milli Parki yürüyüs için uygun.
Ünye, en canli haline, Çarsamba pazariyla bürünüyor. Sur
dibine tezgah kuran kadinlar, sattiklari, belki de daha önce hiç
duymadiginiz otlarin, nasil pisirilecegini uzun uzun anlatiyorlar. Hemen
Ünye çikisinda, Fatsa yönünde, iki kilometre içeride, özel bir findik
bahçesinde bulunan Tozkoparan Kaya Mezari’nin kendisi çok
etkileyici olmasa da meraklilari ilgilendirebilir. Bu bölgede çadircilar
için hos yerler var.

YOLU YAVASTAN ALMALI

Alevi nüfusun yogunlukta oldugu Fatsa, 20 kilometre mesafede.
Adinin, Pontos Krali Farnakes’in kizi Fadisanen’den geldigi tahmin
ediliyor. Bu sakin kasaba, 1979’da, solun bagimsiz adayi olarak Terzi
Fikri Sönmez’i belediye baskani seçmis ve 1980’deki ordu müdahalesinin
ardindan, zor günler yasanmisti. Baskan Terzi Fikri, tutuklu oldugu askeri
hapishanede öldü. Fatsa’dan 10 kilometre devam edince, 19. yüzyila ait
tas, Gölbasi Yenipazar Camii ve bahçeli pembe ev dikkatinizi
çekecektir. Yol üzerinde, Bolaman Deresi’nde serpme agla balik avlayanlar
var. Burada durmak için en geçerli neden, Bolaman’daki 18.
yüzyildan kalma ahsap Haznedaroglu Konagi. Aslinda Bolaman,
Fatsa’nin eski adi. Burada bulunan, Bizans ya da Cenevizliler’den kalma
kale kalintisi üzerine kurulan konak, Bolaman Kalesi olarak
anilirmis. Kentin ismi degismis ancak kalenin etrafindaki küçük yerlesim,
Bolaman olarak kalmis. Bolaman Balikçi Barinagi’na dogru sapinca,
önce Haznedaroglu Konagi, denize dogru devam edince de içinde oturulan,
restorasyon görmüs konaklar var. Bunlar da eskiden buralarin beyi olan
Haznedaroglu’nun ailesine ait. Konaklarin hemen önünde, Bolaman plaji ve
deniz kenarinda, her zaman balikçilardan aldigi taze baligi pisiren,
salas, sevimli Rihtim Piknik (0452 441 32 62) var. Bolaman adinin
kaynagi, Denizli yakinindaki Laodikea kentinde yasamis olan Polemon
adli bir aristokrat. M.Ö. 30 yilinda, Roma Imparatoru Augustus’un,
Polemon’u, Pontos Krali olarak atamasiyla, bölgeye Pontus Polemoniacus
yani Polemon Pontosu adi verilmis.

Bolaman’dan sonra bölgenin pek sevilmeyen virajlari basliyor. Bütün yolu,
bir kamyonun arkasina takilip, sikinti içinde sollamaya ve bir an önce
Ordu’ya varmaya çalisarak geçirmeyi bir kenara birakin. Engin denizde yol
alan yunuslari görmek, dalgalarin dövdügü sari yosun tutmus kayaliklarin
üzerinde yürümek, Medreseönü’nde Uzun Saçli’nin efsanevi çayini
içmek, Çaka Tüneli’nde Vonali Celal’in yüz küsur tursusu arasindan
seçim yapmak ya da meshur Karadeniz pidesinin alasini tatmak için,
bu 42 kilometrelik yolu yavastan almak gerekiyor. Bolaman’dan itibaren,
sahil koy ve yerlesimleri, Yaliköy- Belicesu- Medreseönü- Çaka Tüneli-
Yason Burnu- Mersin köyü- Çam Burnu- Persembe- Ordu olarak devam ediyor.

GIZEMLI YASON BURNU

Bolaman’dan doguya 12 kilometre mesafede, kaçirilmamasi gereken
Yason Burnu
var. Tarihi ve atmosferiyle, Karadeniz kiyilarinin en
gizemli koylarindan. Burun adini, antik mitolojide, Altin Post’un
pesine düsmek için, Argo adli gemiyle Karadeniz’e açilan kahramanlarin
efsanevi lideri Iason’dan aliyor. Xenophon da, ‘’Anabasis’’te (Onbinlerin
Dönüsü) burayi, Iason Burnu olarak adlandiriyor. Iason’a adanan ve
denizcilerin denize çikmadan önce adak adadiklari tapinaktan geriye hiçbir
kalinti yok. Yerindeki ortaçag kilisesi, Karadeniz kiyilarinda kalmis tek
tük kiliselerden biri. 1924’e kadar çevrede oldugu söylenen 11 kiliseden
tek ayakta kalabilmis olani. Hatta tam burundaki fenerin önündeki
kalintilarin, halk arasinda Korsan kilisesi olarak bilinen 1358’den kalma
bir kilisenin temelleri oldugu söyleniyor. Yillardir çatisiz ve harap
halde duran Yason kilisesinin restorasyonu, Ordu Valisi Kemal
Yazicioglu’nun girisimiyle, bes ay gibi kisa bir sürede gerçeklestirildi.
Yazin, haftada en az iki otobüs dolusu Yunanli turist kiliseyi ziyarete
geliyor. Yason Burnu’nun tepeden görüntüsü, Çaytepe köyünden. Denize
uzanan burun burada oldukça belirgin. Ayrica hemen bitisiginde batida,
Yalanci Yason
denilen bir baska koy var. Burada yüzmek mümkün. 30
kilometre sonra Ordu…

KAÇIN

Bolaman- Persembe arasindaki virajlari mola vermeden, bir an önce geçmeye
çalismak

Uzun Saçli’nin Yeri’nde, çay içmek için sabirsiz davranmak

YAKALAYIN

Samsun Arkeoloji Müzesi’ndeki Amisos hazinesini görmek

Yayladan deri peyniri ve havuç almak

Enis Ayar’in Ordu yaylalarinda düzenledigi bir konseri dinlemek

ORDU

Otoyolu kabul etmeyen kent

1994 yilinin 25 Eylül günü, Karadeniz sahil otoyolunu protesto etmek için,
10 bin Ordulu, kentin sahilinde yürüyüs yapmisti. Ordulular, otoyolu
kentlerinin içinden geçirmediler, Karadeniz’de bunu sadece onlar
basarabildi. 1950’lerde doldurulan bu yol daha yokken, konaklar deniz
kiyisindaydi. Simdi bu konaklardan tek tük kaldi, bazi restorasyon
çalismalari da var ama eski Ordu’yu hayal edebilmek için yeterli degil.
Geriye kalan konaklarin içinde, en görkemli olanlarindan biri, bugün
Etnografya Müzesi
olarak kullanilan Pasaoglu Konagi. (Pazartesi
hariç, her gün 09:00- 12:00 ve 13:30- 17:00 arasi açik, 0452 23 25 96)
Selimiye Mahallesi’ndeki konak, 1896 yilinda Pasaoglu Hüseyin Efendi
tarafindan yaptirilmis. Taslari Ünye’den, ahsap malzemesi Romanya’dan
getirilmis ve Istanbullu bir usta tarafindan yapilmis. Içeride
sergilenenlerden çok, binanin balkonu, merdivenleri, tas süslemeleri,
sütunlari ve bahçesi dikkat çekici. Bahçede fiskiyeli bir havuz ve
orijinal bir tas ocak var. Ordu’nun merkezinde sivrilen bir baska yapi da
1853’ten kalma bir Rum kilisesi. 1960’larda bir süreligine
hapishane olarak kullanilmis olan kilise, kentte hiç Rum kalmayinca, kendi
haline birakilmis. Daha sonralari restore edilen kilise, bugün Tasbasi
Kültür Merkezi
(09:00- 17:00 arasi açik) olarak kullaniliyor. Ancak
içeride pek bir canlilik yok.

Kenti kusbakisi seyredebilmek için, 485 metre yükseklikteki Boztepe’ye
çikmak gerekiyor. Minibüsler de tepeye çikiyorlar. Boztepe’den inerken,
Tasbasi
, Zaferi Milli ve Düz Mahalle’deki eski konaklari
görmek mümkün. 1883 yilinda büyük bir yangin geçiren kentte, Rumlar,
Ermeniler ve Türkler, birarada yasiyorlardi.

Kotyora, kentin antik çagdaki ilk yerlesim yeri. Bugünkü adi
Eskipazar
. Ordu’ya alti kilometre mesafede. Bilge Umar’a göre, burada
Asduadz Orti adli bir Ermeni kilisesi varmis. Umar, Ordu isminin,
Ermenice Tanrinin oglu anlamina gelen bu kelimeden türedigini öne sürüyor.
Kent, 19. yüzyilda bugün bulundugu yere tasinmis.

Kurul Kalesi ya da Kurul Kayalari olarak bilinen antik yerlesim,
merkeze 10 kilometre mesafede. Ordu çikisindan Ulubey- Sivas tabelasindan
saptiktan dört kilometre sonra Eskipazar’a dönülüyor. Bu asfalt yol,
direkt Kurul Kalesi’ne çikiyor. Tepede, granit kayaya oyulmus, asagiya
inen 420 dogal basamagin bulundugu içkalenin girisi var. Burasi,
Karadeniz’de Pontos krallarindan Mithridates döneminden kalma, ortaya
çikarilmamis 75 içkaleden biri. Pontos Kralligi’nin tehlike aninda
korunmak için yeralti sehirleri ve tüneller yaptiklari biliniyor. Bunlarin
arasinda, Kurul, bugün gün isigina çikarilmak için çalismalarin yapildigi
tek kale. Basamaklarin sonunda düzlük bir alana ve havalandirma
bosluklarina rastlandi. Piknik masalarinin bulundugu tepeden yayla ve Ordu
görülüyor.

Kurul’dan Ordu’nun yaylalarina gitmek mümkün. Buradan dönüste, ilk camiden
sola sapip, Kusgedigi’ne inilir. Tekrar sola dönülür ve Melet çayi
geçilir. Köprünün üzerinden, yukaridaki Kurul Kalesi’ni görebilirsiniz. 35
kilometre sonra, Kabadüz’desiniz. Biraz sonra, buz gibi suyu olan
Çekiçoglu Çesmesi ve gözleme yapan hanimlarin çardagi var. Yokusdibi
Beldesi’nin ardindan, 50. kilometrede Turnalik’a varilir. Artik manzara ve
temiz hava, yaylada oldugunuzu dogrular. Aracinizi burada birakip, orman
içinden, 4-5 saatlik bir trekking yapabilirsiniz. Turnalik’a gelince,
Turna Dagevi Pansiyon
’da (0536 325 44 87) Turgay beyi bulun.
Zamaniniza göre, size yürüyüs parkurlariyla ilgili bilgi verir. Ablak
Tasi, Geçilmez ve Vosvos kampindan geçebilirsiniz. Yol üzerinde, alabalik
yiyebileceginiz, Geçilmez Alabalik Çiftligi (0452 846 21 22) var.
Yine ayni güzergah üzerinde, 10 kilometre sonra, 1850 metre yükseklikteki
Çambasi Yaylasi’na varilir. Burasi, görüntüsüyle bir yayladan çok
bir kasabayi andiriyor. Tüm ihtiyaçlarin giderilebilecegi bir alisveris
noktasi. Ayrica konaklama yapmak isteyenler için, temiz ahsap bungalovlari
ve restorani olan Sener Dinlenme ve Konaklama Tesisleri (0452 844
23 53) var. Yaylaya özgü deri peyniri, firindan alinan pideyle leziz. Bu
yayla, yolu asfalt oldugundan ve minibüslerle çikilabildiginden, özellikle
haftasonlari kalabaliklasiyor. Çambasi’ndan, 3107 metre yükseklikteki
krater gölü Karagöl istikametinde, Altas Balik Çiftligi’ni gezip,
kamp kurabilir ve Semen’deki kiliseyi görebilirsiniz.

Yaprakbasi’ndan sonra Bozattasi yaylasi var. Buradan, aracinizin
performansi elverdigi ölçüde, Karagöl’ün etegine gidebilir ve 45 dakikada
da göle tirmanabilirsiniz. 2700 metreden de yüksege tirmanmak için, daha
donanimli ve profesyonel olmak gerekiyor. Yolculugunuz boyunca
rastlayacaginiz yayla insanlarinin kurdugu tezgahlardan, taptaze ürünler
alin ve mutlaka seker gibi, küçük yayla havucunu deneyin.


Konak atmosferi yüzme havuzu, Karadeniz

Nerede kalinir

Karlibel Ikizevler Hotel Kentin ancak bu noktasinda, eski Ordu’dan
bazi tadlar bulabilmek mümkün. Görkemli bir kilise, birkaç eski konak ve
Karadeniz… Kentin en güzel sokaginda, yikilip aslina uygun olarak
yeniden insa edilen bu iki konagin, deniz gören odalari, suitleri, gül
dolu bir bahçesi, harika manzarali bir teras restorani, içtenlikle
profesyonellik arasindaki dengeyi iyi koruyan bir personeli var. Arka
odalar biraz gürültülü oldugundan, deniz tarafinda kalmak için önceden
rezervasyon yaptirin. Ordu, 0452 225 00 81

Belde Otel *** Deniz kiyisinda çarpici bir konum, içten personel,
deniz manzarali klimali odalar, yari olimpik yüzme havuzu, yöresel
yemekler, yayla turlari ve Yason Burnu’na tekne turlari… Kirazlimani
Mevkii, Ordu, 0452 214 39 87

Hotel Baliktasi *** Deniz kiyisinda, plaji olan, sik bir tesis.
Ordu, 0452 223 06 11

Otel Royal 52 ** Genis, konforlu odalar ve canayakin personel. Iki
klimali, suit odasi var. Ordu, 0452 234 72 81, www.otelroyal52.com

Hotel Turist ** Sahilde, deniz gören odalar ve teras restoran.
Ordu, 0452 225 31 40

Ordu Ögretmen Evi Anadolu’daki en iyi ögretmen evlerinden. Ordu,
0452 225 43 58, www.orduogretmenevi.com

Aterina Otel Bir yarimada üzerinde, deniz gören, klimali, ofisli
dokuz oda… Balik lokantasi, toplanti salonlari, plaj ve bar… Ekim
sonunda açiliyor. Ordu, 0452 223 17 15

Yalçin Hotel & Resort Karadeniz’in, 20 dönüm bahçe içinde, yari
olimpik yüzme havuzlu, tek resort oteli. Isletme profesyonel ve turizm
konusunda bilinçli. Kumru- Korgan yolu üzeri 1. km, Fatsa, 0452 423 14 78,
www.hotelyalcin.com.tr

Dolunay Otel Restaurant Fatsa’nin 2 km. batisinda, 21 yillik,
denize sifir, sempatik bir isletme. Ünlü restoraninda, taze balik ve
yöresel yemekler bulabilirsiniz. Dolunay Mah. No: 6, Fatsa, 0452 433 72 00

Kumsal Otel Güzel bahçesi, kumsali, deniz gören balkonlu odalari ve
herseyin ötesindesizi rahat ettirmek için çirpinan personeliyle, Ünye’deki
ilk seçeneginiz olabilir. Restorani disariya açik. Gölevi Mah., Ünye, 0452
323 16 02

Ada Piknik Cafe & Restaurant Belicesu köyünde, deniz kiyisinda,
sevimli ve mütevazi bir kamping. Ahsap platformlar üzerinde, silteli
çadirlar ve yöresel yemek… Belice Sahil Yolu, Yaliköy, 0452 445 27 69

Nasil gidilir?

Istanbul- Kocaeli- Sakarya- Düzce- Bolu- Gerede- Çerkez- Ilgaz- Tosya-
Osmancik- Merzifon- Samsun 737 km, Bafra 787 km, Çarsamba 770 km, Terme
790 km, Ünye 820 km, Fatsa 840 km, Persembe 878 km, Ordu 893 km.
Ankara- Kirikkale- Çorum- Merzifon- Samsun 420 km, Bafra 470 km, Çarsamba
453 km, Terme 473 km, Ünye 506 km, Fatsa 526 km, Persembe 564 km, Ordu 580
km.
Izmir- Usak- Afyon- Ankara- Kirikkale- Çorum- Merzifon- Samsun
1000 km, Bafra 1050 km, Çarsamba 1033 km, Terme 1053 km, Ünye 1086 km,
Fatsa 1106 km, Persembe 1144 km, Ordu 1160 km

Uçak; Ordu’ya en yakin havalimani, 185 km mesafedeki Samsun
Havalimani (0362 844 88 30). Samsun merkeze 20 km uzaklikta. THY 444 0
849, Atlas Jet 444 0 387, Onur Air 0362 435 72 85 (Samsun)

Otobüs; Metro Turizm (0452 233 16 87), Ulusoy Seyahat (0452 233 25
10), Findikkale Turizm (0452 233 16 82), Genç Turizm (0452 233 22 23),
Sema Turizm (0452 233 17 81),

Tren; Samsun ile Amasya, Sivas, Ankara, Elazig, Erzurum, Erzincan,
Konya, Malatya, Zonguldak, Denizli ve Diyarbakir arasindan karsilikli tren
seferleri var. Demiryollari (Samsun, 0362 233 22 93)

Minibüs; Ordu yaylalarina merkezden, Sarkiye mahallesinden
dolmuslar kalkiyor. Güzergahta, Kabadüz, Bakacak, Yokusdibi, Turnalik ve
Çambasi yaylasi var. Buradan yine araçlar, isteyenleri obalara ve
yaylalara götürüyor. Karagöl, Ertas Balik Çiftligi, Turnalik’ta Ikidere
Balik Çiftligi ve yaylalara gitmek mümkün. Durak, 0452 214 49 42. Otogar,
0452 233 17 98

Feribot; Bazi yillar, yaz aylarinda, Istanbul- Sinop, Samsun- Rize-
Trabzon feribot seferleri (Samsun denizyollari, 0362 445 16 05) yapiliyor.

Araba kiralama

Hilal Rent A Car Ordu, 0452 212 45 65 Özgür Rent A Car Ordu,
0452 225 36 22 Avis Samsun, 0362 231 67 50 Budget Samsun,
0362 231 53 00, 0542 892 07 12 Mert Rent A Car Samsun, 0362 234 31
83, 0532 401 09 08

Gerekli telefonlar

Ordu Belediyesi 0452 225 01 04

Ordu Emniyet Müdürlügü 0452 234 15 20

Ordu Il Turizm Müdürlügü 0452 223 16 07

Ordu 2040 Projesi www.ordu-2040.org

Ordu Devlet Hastanesi 0452 234 32 32

Samsun Il Kültür ve Turizm Müdürlügü 0362 431 00 14

Aktivite

Eda Yacht Tours Sahildeki iskelede bulunan tekne, Çesmeönü plaji,
Hoynat Kalesi, Çaka plaji ve Yason Burnu’na ugruyor. Tur yemekli ve olta
avciligi yapmak mümkün. Aksamsa Kordon boyu turlari var. Hos bir sürpriz;
teknenin adi Eda oldugundan, Eda ismindekilere gezi bedava. 0533 514 03 52

Burada bütün otlar soganla kavrulur, misir ununa bulanir

Nerede yenir

Karadeniz’de bütün dogal otlar, çig ya da tursu olarak soganla kavrulur ya
da misir ununa bulanarak tavada kaygana yapilir. Kaldirik, hosgüren,
yöresel matar (tirimit), sakarca, dikenucu (melocan), kazayagi, fasulye,
yesil domates sik kullanilan ot ve sebzeler. Pancar çorbasi ve yogurtlu
misir ekmegi ise sofralardan hiç eksik olmaz.

Ayisigi Restaurant Cafe- Bar Kolay kolay rastlamayacaginiz tadlar,
deniz kiyisinda, çakiltaslarinin üzerindeki masalarda servis ediliyor.
Findik çorbasi, sebze mihlamasi, vejetaryen çig köfte, soya soslu findikli
tavuk… Restoran da bari da, kentin en gözde yeri. Sahil Cad., Ordu, 0452
223 28 70

Çotanak Restaurant Bölgenin bastaci findiktan elde edilen her türlü
ürünün ve yemegin bulundugu bir restoran/ satis yeri. Findik yagi, findik
ezmesi, Sagra ürünleri… Deniz manzarali restoranda, findikli çorba,
vejetaryen çig köfte, findik köfte denemeye deger. Kumbasi Mah. Sahil Cad.
No: 2, Ordu, 0452 212 00 65

Yason Kir Kafesi Muhtesem bir koyda, bir deniz feneri, bir kilise,
bir de Enis Ayar. 30 km mesafede belki ama, burasi Ordu’nun turizm danisma
bürosu. Enis, herkese Ordu ve yaylalari hakkinda yön tarifi ve bilgi
vermeye hazir. Özellikle günbatiminda olaganüstü bir atmosferi olan
burundaki bu kir kafesinde, Enis’in denizde yaktigi ‘’sömine’’nin
yanibasinda klasik müzik dinleyip, Karadeniz’e özgü tadlari
deneyebilirsiniz. Limonatasi ve findikli tatlisi ünlü. Kamp yeri var.
Yason Burnu, 0535 413 53 30

Grand Midi Balikta ve yöresel yemeklerde iddiali. Daima pancar
çorbasi var. Sahil Cad. Iskele üstü No:55, Ordu, 0452 214 03 40

Sohbet Bar Kentin en popüler bulusma mekanlarindan. Tasbasi Mah.,
Atatürk Bulv. No: 28, Ordu, 0452 255 65 95

Öykü Çay ve Kahve Evi Ekmegi, Ordu firinlarinda çikan, özel,
kocaman bir tost, filtre kahveler, çaylar ve ev yapimi kurabiyeler… Düz
Mah. Becelgen Sok. No:8, Fidangör, Ordu, 0536 469 20 07

Denizciler Dondurma Salonu Tamamiyla dogal, leziz, sütlü dondurma.
S. Felek Cad., No:9, Ordu, 0452 214 68 08

Çaytepe Aile Bahçesi Muhtemelen, Anadolu’nun en güzel manzarali
pidecisi. Harika bir bahçe içinde, denize karsi, yöresel otlar, kavrulmus
tursular… Mantari, et lezzetinde. Sarayburnu Mevkii, Çaytepe, 0452 527
53 15

Çamburnu Restaurant Denize inen sarp kayaliklarin tepesinde, Rabia
Hanim ile oglu Ibrahim Kurt’un, 27 yil önce açtigi gerçek bir Karadeniz
lokantasi. Otlar, reçeller, tursular ve her zaman taze balik. Mersin köyü,
0452 517 04 97

Serende Kafe Hiç ummadiginiz bir yerde, deniz kenarinda, bahçe
içinde, dünya sirini bir kafe. Sandal kiralaniyor. Ayrica, cumbali, ahsap
bir ev/ pansiyonu var. Çesmeönü Mevkii, Persembe, 0452 517 04 25

Vonali Celal Tursunun binbir çesidi ve deniz manzarali, kaliteli
bir balik lokantasi. Çaka Tünel Mevkii, Persembe, 0452 587 21 37

Uzun Saçli’nin Yeri Hirçin dalgalarla oynasan yunuslari seyrederek
sabredin. Medreseönü, 0452 537 60 29

6. Durak Restaurant & Cafe Ünyeli hanimlardan, pancar çorbasi,
gürcü kavurmasi ve birçok yöresel tad. Döner Çesme Meydani Kat:2, Ünye,
0452 324 50 13

SS ile Gezi

GÖCEK

 

Seyahat

Mavi yolculukların, gözde güzergahlarından biri de çıkış noktası dünyaca ünlü bir yatçılık merkezi olan Göcek ve Fethiye Körfezi’nde yapılan12 Adalar turu. Bu mavi yolculuğu yapmak için, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından teknecilerin ve turistlerin gelmesinin geçerli nedenleri var kuşkusuz; koylar, yapılaşmanın olmadığı, yemyeşil bir doğanın içinde ve bu bölge bir iç deniz ya da lagün kadar korunaklı olduğundan, sert rüzgar ve dalgalardan uzak…
Göcek geceyi erken bitirir, koylara ne kadar erken kavuşulursa hayat o kadar keyiflidir
Begonviller arasında bungalovlar ev oteller, taş villalar

Göcek geceyi erken bitirir, koylara ne kadar erken kavuşulursa hayat o kadar keyiflidir

Bir turistin, durağan ve biraz da karakterden yoksun Dalaman’ın, dev, resmi binaların sıralandığı ana caddesinden geçmesi için, muhtemelen tek bir nedeni olabilir; Dalaman Havaalanı’ndan kalkacak uçağına yetişmek ya da uçağı havaalanına iner inmez, tatil yapacağı yere ulaşmak… Güneyin bu trafiği yoğun, önemli havalimanı, gerçek anlamda az hayat belirtisi gösteren Dalaman sokaklarının sonunda, garip bir tezattır. Havaalanı yolu üzerinde, Dalaman Tarım İşletmesi Müdürlüğü’nden geçilir. Dalaman’ın renksizliğine inat, burası, yeşile doymuş, çiçekleri, kaktüsleri, hurma ağaçları, görkemli palmiyeleri ve balıklı havuzuyla, bir botanik bahçesini andıran, sıradışı bir devlet işletmesidir. İşletmenin ortasında, şarmaşıklara dolanmış, bugün kolay kolay rastlanmayan, heybetli bir bina uzanır. Binanın önünde, işletmenin genç Müdür Yardımcısı Süleyman Keskin karşılıyor beni. İkram ettiği organik portakal suyunu içerken, binanın hikayesini dinliyorum. Yıl 1908… Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa, ava olan merakı yüzünden Dalaman’da bir av köşkü yaptırmak ister ve köşkün inşaatını da Fransızlar’a verir. Yine o günlerde, Fransızlar, Mısır’da inşaası planlanan bir istasyon binası projesi çizimi için bir başka sipariş alırlar. Her iki proje de çizilir ve zarflara konularak gönderilir. Ancak, Dalaman’da zarf açıldığında, içinden bir istasyon binası, Mısır’a varan zarftan da bir av köşkü projesi çıkar. Adresler karışmıştır, ne var ki kimse bu karışıklığın farkına varmaz. Sonuçta, tren yolunun geçmediği Dalaman, bugünkü istasyon binasına sahip olur. Süleyman Bey, bir taraftan, işletmenin ürettiği buğday tohumluğuyla, Türkiye’nin farklı bölgelerinde toplam 105 bin dekar, mısır tohumluğuyla da 90 bin dekar yer ekildiğini anlatırken, bir taraftan da belki de dünyada başka bir örneği bulunmayan, tren geçmeyen bu garın, özel yontulmuş taşlarını, yüksek kapılarını, çatı kiremitlerini ve sütunsuz merdivenlerini gösteriyor. Bahçede Mısır’dan gelen hurma ağaçları, palmiye ve kaktüslerden başka, Türkçe adı olmayan ve Halikarnas Balıkçısı’nın buraya verdiği, anavatanı Avustralya olan bir bitki de var. TURGUT ÖZAL’LA KEŞFEDİLDİDalaman’dan yarım saat uzaklıkta, yatçılık denince, Türkiye’nin ve dünyanın gözdesi Göcek var. Göcek’in merkezine doğru ilerlerken, yol boyunca döşenmiş parke taşlara, bahçeli, havuzlu evlere, şık otellere bakınca, burasının paranın aktığı ya da bir başka deyişle, yaşamdan keyif almak için para harcama lüksü olanların tercih ettiği bir yer olduğunu anlamak zor değil. Sahiline gelince, bu durum daha da açıklığa kavuşuyor. Dünyanın dört bir yanından gelen milyon dolarlık yatlar, Göcek’in koylarında ya da şık marinalarında konaklıyor, sahipleri, aileleri, kaptanları, pahalı restoranlarında yemek yiyor, çarşıdaki kuyumculardan, antikacılardan, rafları ithal mal dolu marketlerden alışveriş ediyorlar. 1980’lerde Turgut Özal’ın burada geçirdiği bir tatilin ardından Göcek keşfedilmiş, hem Türkler hem de yabancılar arasında çok popüler olmuştu. Bugün, bu moda geçerliliğini, biraz olsun dahi kaybetmiş değil. Hatta yabancılardan çok, Türk yatçılar burada buluşuyor, tanışıyor, yarışıyorlar… Özellikle, Marmara Denizi’nin kirlenmesinden sonra, İstanbullular burayı gözlerine kestirdiler. Yatlarını buradaki marinalara bağlıyor, yıl boyunca Göcek’e ve koylarına uğruyorlar. Tekne sahipleri, bütün yıl için aldıkları ve haftasonunu kapsayan, kombine biletle, cuma akşamı uçağa atlıyor, Dalaman Havaalanı’na indiklerinde onları karşılayan kaptan- şoförleriyle Göcek’e gelip, her şeyin önceden hazır olduğu tekneleriyle denize açılıyorlar. ŞEYHLER, PRENSESLER ÇARŞIDASezon boyunca, Göcek çarşısında, şeyhleri, prensleri, prensesleri, ünlü politikacıları, Hollywood yıldızlarını, şarkıcıları görmek, alışıldık bir durumdur. Zaten Göcek’in yerli halkı, onları, kafasını çevirecek kadar tanımaz bile. Tüm fiyakasına rağmen, Göcek’te hálá pazar günleri halk pazarı kurulur, belediye ölümleri, doğumları ve ‘’balo’’ denen düğünleri hoparlörden anonsla haber verir, düğünler açık havada amfitiyatroda yapılır ve bütün Göcek davetlidir. Göcek kendi halinde bir köydür aslında. Ama, kıyılarını beyaza boyayan ultra modern yatları, gökyüzüne uzanan direkleri ve bugün artık halkının büyük çoğunluğunun turizmden geçindiği gerçeğini görmezliğe gelmek mümkün değil. Selametle gidebilmektir bütün mesele. O yüzden, birbirlerine ‘’Allah selamet versin’’ der, denizciler. Önce halatlar foradır, sonra yelkenler… ‘’Ne gelirse, geriden gelsin’’ derler, rüzgarı kastederek. Arkadan gelen pupa rüzgarı, yardım eder, ‘’kolayına gidiş’’tir bu, o yüzden, bu acemi şansı rüzgarı, herkes yakıştırmaz kendine. Şık restoranlarda dertli dertli otururur, çocuklarından bahseder gibi, teknelerinin problemlerinden yakınırlar. Göcek, geceyi erken bitirir, çünkü herkes denize ve koylara ne kadar erken kavuşursa, hayat o kadar daha keyiflidir. CEZAEVİ LOKANTASINDA TAVUKGöcek’ten ayrılanların dönüş güzergahı, yine Dalaman’ın içinden geçer. Dalaman Havaalanı yolu üzerinde, turistler, önce Dalaman Tarım Açık Cezaevi’nin, sonra da hemen bitişiğindeki tavuk lokantasının önünden geçip giderler. Önünde çiçekler ekilmiş, duvarlarında İsviçre dağ köylerinin manzaraları olan Piliç Restaurant’ın hikayesini, herkes bilmez. Burada, bir pilav üstü tavuk yemek de bazı şeylerin farkına varmak için yeterli değildir. Sokaktaki, üzerinde zincirlerini kıran ve ortasından üç başağın yükseldiği iki elin olduğu, tabelasını görmezseniz ya da birisi kulağınıza fısıldamazsa, kolay kolay anlayamazsınız. Burası, Türkiye’nin tek ‘’mahkum lokantası’’dır. Hükümlüler, cezalarının bir bölümünü kapalı cezaevlerinde çektikten sonra, açık cezaevlerine getirilir ve burada, birçok iş kolunda çalışırlar. Piliç Restaurant da bunlardan biri. Tavukları cezaevi kümeslerinde yetiştirenler de pişiren aşçılar da servis eden garsonlar da bulaşıkçılar da hükümlüdür. Günde, 200- 250 piliç tüketilir. Paket servisi de yapılır. Bazen, yabancı turistler de gelirler. Buranın neresi olduğunu öğrenenler, çoğu genç olan mahkumlarla konuşmaya çalışır. Sorular hep aynıdır; suç ve ceza… Hatta bazıları, bu amatör garsonların genç, temiz yüzlerine bakıp şaşırır. Restoranda çalışan mahkumlar da buna şaşırıyor; ‘’Elinde tespih, omuzlarında ceket, külhanbeyi gibi birilerini görmeyi bekliyorlar herhalde…’’Cezaevinin kapısında hiç jandarma yok. Mahkumlarla infaz koruma memurları, tarım ürünlerinin yetiştirilmesinde birlikte çalışıyorlar. Halk arasında, kaliteli, taze ve uygun fiyatlı üretimiyle, cezaevinin rekabet yarattığı ve piyasayı belirlediği söyleniyor. Cezaevi, üretimlerinden kar ediyor, pazarda enflasyonu dengeliyor. Tarım ve hayvancılığın yanısıra, cezaevinde başka iş kolları da var; terzilik, fotoğrafçılık, marangoz ve doğrama atölyesi, odunculuk, kantin… Cezaevinin bir de fırını var, ayda 10 bin ekmek çıkıyor. Sarıgerme ve civardaki yıldızlı otellerin, havaalanının ekmek ihtiyacını cezaevi karşılıyor. Genç mahkumlardan birinin 34 günü kalmış. Çıkınca, Göcek’i görmek istiyor…ALIŞVERİŞRessam Ekin Nayır’ın ev-atölyesi Mavi Ev’de (0252 645 26 47, 0532 242 00 50), farklı baskılar, kayrak taşı ve toprak üzerine boyamalar bulabilirsiniz. Port Göcek’teki Port Art Gallery’de (0252 645 19 70) modern ve çağdaş Türk sanatçılarının işleri ve el sanatları sergileniyor. Port Cafe’nin hediyelik eşya dükkanında, dünyaca ünlü denizcilik giyim markası Helly Hansen’ın giysi ve ayakkabıları, yöresel zeytinyağlar, gurme çayları, Göcek ve yelkencilik kitapları ve Danimarka’nın ünlü Stelton markasının aksesuarları var. Havana purolarını da burada bulmak mümkün. Julia’da (İskele Meydanı, Göcek, 0252 645 15 15), takılar, Bazaar Anatolia’da (0252 645 20 43), Bedri Rahmi’nin desenleriyle Mehmet Hamdi Eyüboğlu kumaş üzerine yazmaları, Kütahyalı Sıtkı ustanın tabakları, Atlas Antik’te (0252 645 19 95) ilginç eski eşyalar var. Göcek’te pazar günleri yiyecek ve giyecek pazarı kuruluyor.BEN OLSAYDIM BUNLARI YAPARDIMBir Göcek koyunda, teknenin güvertesinde, yıldızların altında uyumakClub Marina ile Port Göcek’in sanat galerilerini dolaşmakSarıgerme’de Baba Adası’nın tepesinden denizdeki tekneleri seyretmekGöcek’in trafiğe kapalı çarşısında dolaşmakGöcek koylarından, taş fırından çıkan tepsi ekmeği almakSarıgerme’nin, şaşırtıcı sualtı dünyasını keşfetmekYassıca Adalar’dan birine tırmanıp, Göcek koylarını seyretmekGöcek koylarındaki salaş lokantalarda, gecenin sessizliğinde yemek yemek Kleopatra Hamamı koyunda, manastır kalıntıları arasında yüzmek
Dünya yat camiasının Kabe’si mavi yolculuğun gözdesi

Mavi yolculukların, gözde güzergahlarından biri de çıkış noktası dünyaca ünlü bir yatçılık merkezi olan Göcek ve Fethiye Körfezi’nde yapılan12 Adalar turu. Bu mavi yolculuğu yapmak için, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından teknecilerin ve turistlerin gelmesinin geçerli nedenleri var kuşkusuz; koylar, yapılaşmanın olmadığı, yemyeşil bir doğanın içinde ve bu bölge bir iç deniz ya da lagün kadar korunaklı olduğundan, sert rüzgar ve dalgalardan uzak…
Önceden büyük organizasyonlara gerek yok, denize çıkmak burada sorunsuz. Hava sürprizsiz. Keyfinize göre, günlük 30 milyondan 5- 10 bin dolara kadar kiralık tekne bulabilirsiniz. Deniz suyu sıcaklığı ortalama 25 derece. Turmepa, gönüllüleriyle birlikte, kıyıların temiz tutulması için her an iş başında. Merkezden denize girme ya da uzun kumsallarda yürüme beklentisi içinde olanlar, Göcek’te mutlu olmayabilirler. Yassıca Adalar dışında, hiçbir koyda kum yok, genelde plajlar çakıl taşlı. Göcek’e en yakın plaj, tekneyle 10 dakika mesafedeki Göcek Adası’nda. KAYADAKİ BEDRİ RAHMİ Boynuzbükü koyu, Köyceğiz’den Fethiye’ye kadar olan bölgede yetişen ve reçinesi dünyada birçok hastalıkların tedavisinde kullanılan, Sıla (Günlük) ağaçlarıyla kaplı. Burada, tatlı su ikmali yapan, taze ekmek satan ve restoran hizmeti veren bir tesis (0542 634 09 75) bulunuyor. Plajı çakıllı, sörf için uygun olan Kille koyuna arabayla ulaşım var. Haftasonları, Dalamanlılar’ın piknik yapmak ve denize girmek için sıklıkla geldikleri bir koy. Göcek- Dalaman yolunun 13. kilometresinden sola sapan toprak yol, yedi kilometre sonra Kille koyuna varıyor. Ünlü Bedri Rahmi (Taşyaka) koyu, ressam- şair Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun, bir mavi yolculuğu sırasında, bu koydaki bir kayanın üzerine yaptığı resimden dolayı böyle anılıyor. Ayrıca, Göcek’e yakın olmasından dolayı da bu güzergahın en popüler duraklarından. Salaş ancak temiz tesiste (0542 353 12 45) masaj hizmeti de veren bir ‘’açık hava berberi’’ var. Berber demişken, Göcek merkezdeki Müthiş Berber (0252 645 13 79), hızlı tıraşıyla tanınıyor. Bu koyda akşam yemeği yemek isteyenlerin, Göcek sahilinden Göcek Adası’na servisleri olan dolmuş teknelerden (0252 645 26 54) tutmaları gerekiyor. Körfezdeki koylarda dolaşırken, armatör Kahraman Sadıkoğlu’nun devasa Yüzer Ev’i de dikkatinizi çekecektir. Karadan ulaşılabilen koylardan biri de Sarsala. Dalaman merkezi geçtikten ve Dalaman Havaalanı’na doğru ilerlerken Kapıkargın köyü tabelasından içeri sapıp yaklaşık 12 kilometre gitmek gerekiyor. 20- 25 dakikalık yolda etkileyici manzaralardan geçeceksiniz. Küçük Sarsala koyuna ise ancak tekneyle ulaşmak mümkün. Kumsal yok. Denize girebileceğiniz bir iskele ile geç saatlere kadar açık, servisi ve yemekleri iyi bir restoran (0532 347 49 61) var. İbrahim Tatlıses’in size servis yaptığını fark ettiğinizde, oldukça şaşıracaksınız! KÜÇÜK KÜÇÜK ADALAR Bu koylar arasında gezinirken, yer yer Likya dönemi kaya mezarları gözünüzden kaçmayacak. Göbün, sakin bir koy ama günübirlik tur teknelerinin terk ettiği saatlerde. Burada da bir tesis (0532 244 13 86) var. Domuz Adası’nda bir zamanlar yabani domuzlar cirit atarmış. Ada, bugün Erol Simavi’ye ait ve her yıl burada Türkiye ve dünya jet sosyetesinin katıldığı bir parti düzenleniyor. O zaman Göcek’teki bütün oteller doluyor. Körfezdeki adaların en büyüğü, Tersane Adası. Mübadelenin ardından terk edilen eski Rum yerleşiminin kalıntıları adada görülüyor. Ayrıca bir tersane ve gözetleme kulesi kalıntıları da var. Burada da bir restoran (0536 677 21 40) bulunuyor. Yazın teknelerin doldurduğu Kleopatra Hamamı’nda, iskelenin yanında, bir kısmı su altında kalmış bir Bizans manastırının kalıntıları var. Yassıca Adalar ya da Yassıcalar denilen bu yan yana yedi, küçük yassı adada hiçbir tesis yok. Buranın çocuklu aileler tarafından tercih edilmesinin nedeni, bir uçtaki adanın denize doğru uzantısında oluşan kumsal ve doğal, sığ havuz. Burası, bu koylar içindeki tek kum plaj. Yassıcalar’da, mehtap yakalamak mümkün. Göcek’e 10 dakika mesafedeki Göcek Adası, Göcek’e en yakın plaj olduğundan, tekne turlarına çıkmak istemeyenlerin tercihi. Sabah saatlerinden akşamüstüne kadar, Göcek sahil bandından dolmuş tekneler (0252 645 26 54), yolcuları bu adaya getirip götürüyorlar. Adada bir tesis (0532 549 37 79) var. Koyda kamp yapmak, haftaiçi, gölgelik yapan ağaçların altında, özel, sakin köşelere çekilmek ve saatlerce kitap okumak mümkün. 30 YILLIK DENİZCİ, GÖCEK YAT KULÜBÜ KOMODORU REŞİT ÇINARLIBir Karaipler bir GöcekBazen bir turist, Türkiye’nin nerede olduğunu hatırlamakta güçlük çekebilir. Oysa, özellikle yatçıysa, Göcek dediğinizde hemen bilir. Göcek yat camiasının Kábe’sidir. Dünyada yatçıların gözdesi olan iki yer var. Biri Karaipler, diğeri de Göcek. İşim gereği yıllardır yatçıların nabzını tutuyorum; Göcek’i sadece Karaipler’le kıyaslıyorlar, çoğu Göcek’in doğasının daha üstün olduğunu da teslim ediyor. Dışarıda kıyamet koparken, Göcek’in bulunduğu iç deniz ya da lagüne benzeyen körfezde yelkene çok müsait rüzgar eser ve hiç dalga olmaz. Hiçbir koşulda, içeride tehlikeli hava olmaz ve geceleri sallanmadan uyumak mümkündür. Koylarda yapılaşma yok, sezon Mayıs 15’ten Kasım 15’e kadar sürer. Havaalanı’na inen bir yatçı bir saat içinde denize açılabilir. Göcek Yat Kulübü’nde yılda üç uluslararası regatta düzenliyoruz. Her milletten yatçılar katılıyor. Bugüne dek bu regattalardan sağlanan gelirle, yöredeki 250 çocuğa yelken eğitimi verdik…Dünyaca ünlü dört marinaMerkezde 15 yıldır hizmet veren, 85 yat kapasiteli Skopea Marina (0252 645 17 94 85), adını, Likya döneminde Skopea Limanı olarak bilinen bu körfezden alıyor. 24 saat güvenlik, gündüz ve gece danışma, su, elektrik, tuvalet duş, her gün hava durumu raporu, yat sahiplerine mektup, faks ve telefon mesajlarının iletilmesi, marinanın hizmetleri arasında. Skopea Marina’dan karşı kıyıya doğru hareket eden, Karadeniz yapısı, kestane bir tekne görürseniz, varış noktası, Club Marina’dır (0252 645 18 00, www.clubsmarina.com). Göcek merkeze dört kilometre mesafedeki Club Marina’da konaklayan yatçılar için, Skopea Marina’ya gün boyu tekne seferleri var. Club Marina’da tekneler dışında her şey yeşil ve toprak rengi. 200 yat kapasiteli, ağırlıklı olarak orta ve büyük yatlara (Mega İskele’ye, 100 metreye kadar yat yanaşabiliyor), beş ayrı dilde hizmet veriyor. Türkiye’de hiçbir marinada olmayan, yat sahiplerine tahsis edilen özel iskeleleri var. Tekne kaptanlarının biraraya geldiği Kaptan Cafe, The Bay Restaurant, restoranın önünde çakıltaşı bir plaj ve manzaralı sekiz bungalov var. Marina, dışarıdan gelen ziyaretçilere açık. Türk Hamamı’nda (0252 645 18 11), Tokatlı Hayrettin Bey’in sabun masajı meşhur. Göcek’in en yeni marinası, sahil bandının sonundaki Port Göcek (0252 645 15 20). 1782’de kurulan ve bugün yatçılık konusunda dünyaca ünlü bir firma olan Camper & Nicholsons tarafından işletiliyor. Karada 180, marinada 365 teknenin konaklayabildiği ve 45 metreye kadar yat bağlanabilen marinanın, bilinen marina hizmeti dışında kablosuz internet, çamaşırhane, teknelere özel kahvaltı servisi gibi, yat alıp satmak isteyenler için ofis bulunuyor. Doğu Akdeniz’in ilk ve dünyanın üçüncü dalgakıranı Port Göcek’te. Civarındaki tüm ağaçlar kesilmelerine karşı bir önlem olarak numaralandırılmış. 150 tekne kapasiteli Belediye Marina (0252 645 19 38), beton ve ahşap iskelelere sahip. Yakıt istasyonu bulunuyor ve elektrik, su hizmeti veriliyor.AKTİVİTEÖzel minibüs ve Göcek Adası’na dolmuş tekneler Havaalanlarına, civardaki antik kentlere ve bölgede istediğiniz tüm güzergahlara gitmek için, özel minibüs kiralayabilirsiniz. Göcek Adası’na da seferler buradan kalkıyor. Göcek sahil bandı, 0252 645 26 54 Göcek Yelken Yat Kulübü Üç yıllık kulüp, çocuklar için, en az bir haftalık, optimist ve pirat kursları düzenliyor. Kurs sonunda, lisans veriyor. Göcek, 0252 645 15 49 Royal Yachting Association Dünyanın dört bir yanında yelken kursları düzenleyen, Royal Yachting Association’ın Göcek’te de bir şubesi var. 17 yaşındaki gençlerden 70’lerindeki spor tutkunlarına, biri Avustralyalı diğeri Yeni Zelandalı, genç bir çift tarafından işletilen RYA, meraklı herkese yelken eğitimi veriyor. Kurslara katılabilmek için, eğitmeni anlayabilecek seviyede İngilizce gerekiyor. Göcek, 0252 645 25 99, www.portwayturkey.comGünübirlik tekne turu Sempatik Bayram Kaptan’ı arayabilirsiniz. 0532 347 73 37Mavi yolculuk: Göcek Tekne Kooperatifi’nin sahil bandında bir standı var. Tecrübeli Uğur Kaptan, sempatik eşi Ender Hanım ve meslekte yetiştirdikleri küçük oğulları Buğra, sizi en iyi şekilde ağırlayacaklardır. 0542 675 75 37. Oteller ve tatil köylerinin ise ya kendi tekneleri var ya da isteyene temin ediyorlar. SARIGERME Turizmde yeni bir markaDalaman Havaalanı’na yakınlığı, ince kumlu, uzun plajı ve büyük tesisleriyle, eski köy Sarıgerme, bir süredir turizmde bir marka. Yedi kilometre uzunluğundaki kumsalın manzarası etkileyici; etrafında çam ağaçları, Fethiye yakınındaki dağlara doğru uzanan bir görüntü ve rüzgarlı bir denizin ortasında, bir Roma mezarlığına ait kalıntılarıyla Baba Adası… Baba Adası, Sarıgerme sahilini sert güneybatı rüzgarlarından bir dalgakıran gibi koruyor. Aslında sahil, yüzmekten keyif alanlardan çok, sörf tutkunlarının akın ettiği bir yer. Baba Adası’nın Sarıgerme plajına bakan korunaklı yüzü, Marmaris- Göcek arasında dolaşan tekne ve yatların uğrak yerlerinden. Adanın diğer tarafı ise kayalıklarıyla dalgıçları heyecanlandıran bir dalış noktası. Eskiden Dalaman Çayı’nın üzerinde taşınan tomruklar denize kaçmasın diye, çayın denizle olan bağlantısı kapatılırmış. Bu işleme, ‘’germe’’ deniyor. Bölgenin deresi Sarısu da Dalaman Çayı’nın kollarından. Sarıgerme ismi bu iki sözcükten geliyor. Sarıgerme’nin toprağı zengin. Limonu, portakalı, mandalina ve zeytini ünlü. Sarıgerme plajına Ortaca’dan düzenli minibüs seferleri var. Sarıgerme köyüne taksiyle 10 dakikada ulaşmak da mümkün. Köyün girişindeki otoparka araçlar bırakılıyor ve sabah saatlerinden 19.00’a kadar, ring seferi yapan turistik römorklu traktörlerle plaja gidiliyor. 10 yıl öncesine kadar, bahçesinde Psilis antik kenti bulunan İberotel’den, sahilin en ucundaki Magic Life’a kadar uzanan kumsal, terk edilmiş bir görünümdeydi. Bakir bir parkın içinden, birkaç dakika yürüyerek plaja ulaşılıyor. Plaja gelmeden önce, ağaçların altında bir piknik yeri ve büfe var. Plajın sol tarafı, duş tuvalet, şezlong, şemsiye ve kabinlerin bulunduğu halk plajı. Sağ tarafındaysa, ‘her şey dahil’ sistemiyle çalışan Magic Life otelinin şemsiye ve şezlongları var. Kumsalın sonunda, yamaçta, bu doğanın tüm bakirliğini bozan, yarım kalmış bazı inşaatlar göze çarpıyor. Bundan birkaç yıl önce, Ortacalı gençlerin yaptığı eyleme rağmen, inşaata devam edilmiş. Sarıgerme sahilindeki, bölgenin 15 yıllık, dört yıldızlı oteli, İberotel Sarıgerme Park’ın (0252 286 80 31, www.iberotel.com.tr) bahçesindeki Pisilis antik kentini görmek isteyenler, her pazar yapılan turlara katılabiliyor. Otel, çevre konusundaki koruma çalışmalarıyla, beşinci kez, çevre ödülünün sahibi.Dalaman’dan Sarıgerme’ye saptıktan bir süre sonra, solda bir tabelada, ‘’Kükürt’’ yazar. Bu sapak sizi kükürtlü suyun ve çamur banyosunun bulunduğu Mavi Kaplıcalar’a ulaştırıyor.Varollar Basket Tur Sarıgerme’de kalıp günübirlik turlarla civarı dolaşmak istiyorsanız, kendinizi gönül rahatlığıyla bu acenteye teslim edebilirsiniz. 0252 286 85 88Mavi Dalış Merkezi Sarıgerme plajındaki merkez, kendi teknesiyle, her gün, Baba Adası, Nar Adası, Mavi Mağara, Şeytancık ve Aşı Koyları’nda dalışlar düzenliyor. 0252 286 81 30, 0536 262 95 11, www.mavidalis.com.tr IP Su Sporları Kanoyla Baba Adası, yelken, sörf, su kayağı, wakeboard, muz Sarıgerme, 0536 392 86 81DALAMAN Turistleri karşılayan botanik parkıGüneyin trafiği yoğun, önemli geçiş noktası Dalaman Havaalanı, Göcek’e 25 kilometre ya da yarım saat mesafede. Sınırlarına girdiğiniz andan itibaren, etrafınızı bu iklime özgü çiçekler ve ağaçlar sarıyor. Daha çok bir botanik parkını andırıyor. Merkeze beş kilometre uzaklıktaki havaalanına yılda ortalama 1 milyon 200 bin civarında yolcu iniyor, haftada, kalkan ve inen toplam uçak sayısı ise yaklaşık 150. Dış hatlarda, her konuda yardımcı bir Turizm Ofisi (0252 792 52 20) var. HAVAŞ THY yolcuları için servisi var. Diğer yolcuların, taksiyle Dalaman’a gitmesi, oradan da Göcek ve diğer ilçeler için minibüslere binmeleri gerekiyor. Havaalanı taksileri (0252 792 52 40), Hillside, Likya World ve Letonya gibi, talebin fazla olduğu tatil köylerine ve güzergahlara yolcu taşıyor ve THY yolcularına indirimli tarifeler uyguluyorlar.HUZUR VADİSİ Alternatif tatilGöcek’e 12 kilometre mesafedeki Gökçeovacık köyünün derinliklerinde, zeytin ve incir ağaçlarının arasında, yabancı hocalardan yoganın farklı türleri üzerine dersler, bakir bir doğanın ortasında masmavi bir havuz, gökkuşağı renklerine boyanmış ahşap masa ve sandalyelerde yeni insanlarla birlikte yenilen vejetaryen yemekler, sadece doğal yaşamın sesinin duyulduğu yurtlarda (Orta Asya çadırları) dinlendiren geceler… Burası, yenilenmek, arınmak ve rehabilite olmak için birebir. Huzur Vadisi’nin, mayıstan 18 Ekim’e kadar süren haftalık programlarına katılmak için, yoga hocasını anlayacak kadar İngilizce bilmek yeterli. Yoga dersleri dışında, Toros yaylalarında trekking, Dalyan- Kaunos, hamam ve tekne turları gibi aktiviteler de düzenleniyor. 0252 644 00 08, www.huzurvadisi.com26 yıldır yoga yapan ve Hindistan’ın birçok şehrindeki yoga akademilerinde eğitim alan Şans, Göcek ve İstanbul’da yoga ve Hint dansı dersleri veriyor. Deneyimli bir yoga eğitmeni olan Şans’ın derslerinin özelliği, grupla değil, birebir yapılıyor olması. 0505 271 37 11EĞLENCEGöcek’te disko tarzı eğlence arayanlar İskele Meydanı’ndaki Commagene’de ve bazen de Port Göcek’teki North Shield’de dans edebilirler. Türkçe pop isteyenlerin adresi, Adı Var Bar. Geceyarısından sonra Blue Restaurant- Bar’da, club müzik çalınıyor. İsteyenler içeride bilardo oynuyorlar. Caz sevenler Dr. Jazz Bar’a, Günbatımına doğru yorgunluk atmak isteyenlerse, Deck Bar & Lounge ya da Sun Downer’a gidiyor.KAÇINGöcek’e gelip de tekneyle koylarını dolaşmamakSarıgerme’de sadece tatil köyleri olduğunu sanıp, Turkuaz Butik Otel’den haberdar olmamakGöcek’in gece hayatında, çılgın bir eğlence beklentisinde olmak Bareboat (yelkenli yat) kiralamak için, kaptan ehliyeti gerektiğini bilmemek YAKALAYINA&B Home Hotel’de, mükellef bir kahvaltı etmek RYA’da ailece yelken öğrenmekSarıgerme’de sörf yapmakKasımdaki Sonbahar Regattası sırasında, Göcek’te olmak Taşyaka’da, Bedri Rahmi’nin kaya üzerine çizdiği ünlü balığı görmek
Begonviller arasında bungalovlar ev oteller, taş villalar

Reyan TUVİ
GÖCEKA&B Home Hotel Nasıl yaşamak istiyorsa, misafirlerini de öyle yaşatıyor… Sadece kuş sütü eksik, olağanüstü bir kahvaltı, her sabah çeşitli gazeteler, tertemiz bir havuz, geniş odalar, ortopedik yataklar, ekolojik bornoz ve pikeler, eksiksiz bir bar ve sınırsız, içten servis… Yılların şantiye şefi ve yatçı Birkan Çetiner’in, çağdaş ve konforlu ev- oteli kadar, havuz başındaki 1947 model Harley Davidson’ı da ilgi çekiyor. Göcek’in ana caddesinde, sahile 20 m. mesafedeki otelin ruhu, aslında sokaktan çok uzakta. Sohbet samimi, müzik güzel, misafirler barda kendi içkilerini hazırlıyor, havuz başında keyif yapıyorlar. Denizden ya da karadan, tura çıkmak isteyenlere, her türlü gezi organize ediliyor. 0252 645 18 20, www.abhomehotel.comYonca’s Resort Yaşlı bir dut ağacının gölgesinde, otel olduğuna dair pek ipucu vermeyen, sakin ve özel bir köşe. Misafirler, ev sahipleri, Yonca Hanım ve Tolon Bey ile ortak bir yaşamı paylaşıyor. Bahçede ve havuzda vakit geçirmek keyifli. Havuza ve portakal bahçesine bakan, sekiz konforlu odanın her biri, antikalarla farklı şekilde döşenmiş. Haftada bir barbekü gecesi ve sık sık otel teknesiyle turlar düzenleniyor. 0252 645 22 58 Montenegro Hotel & Cottages Dalaman Ovası’nın uçsuz bucaksız manzarasına karşı, 700 m. rakımda, vadiye bakan, havuzlu, romantik, dünyadan soyutlanmış, taş villalar ve odalar. İncelikle ve keyifle döşenmiş, konforda tek bir eksik yok. Yazın barda muhteşem günbatımları, kışın şömine başında sohbet… Misafirler ne isterse o pişiriliyor ve bütün yemekler yöresel ürünlerle ve zeytinyağıyla yapılıyor. Piknikli trekking ve tekne turları da düzenleniyor. Gökçeovacık köyü, Zeytinlik Mah., 0252 644 01 81, www.montenegro.com.trVilla Danlin Hotel Göcek çarşısında, Fransız ve Türk bir çiftin işlettiği, yepyeni, şık, sakin iç avlusunda havuzu olan, küçük bir otel. 0252 645 15 21Alize Hotel Göcekli tekneci Adem Bey’in, güzel bahçeli, havuzlu, yepyeni ve geniş, klimalı odalı oteli. Sempatik personel. 0252 645 14 07 Dim Pansiyon Merkezde, temiz, klimalı odalar. Havuz var. 0252 645 12 94, www.dimpansiyon.comGöcek’te Apart Oteller Göcek’te pansiyondan çok apart var. Genelde hepsi, bahçeli havuzlu ve geniş odalı. Nirvana Apart Otel (0252 645 11 00), Mr. Dim Apart Otel (0252 645 19 69, www.mrdimapartotel.com), Görkem Apart Otel (0252 645 27 22), Vira Apart Otel (0252 645 16 30, www.viraapart.8m.com)SARIGERMETurkuaz Boutique Otel Sarıgerme köyünün tepesinde, Göcek Dağları ve deniz manzaralı, yeni ve kusursuz bir aile işletmesi. Çiğdem Hanım ve Aydoğan Bey’in, havuzlu konukevindeki samimi ortam, kolay rastlanır cinsten değil. Eski futbolcu Aydoğan Bey’in yakalayıp pişirdiği balıklar, yengeçler, ıstakozlar, Türk müziği hocası Çiğdem Hanım’ın topladığı otlardan yaptığı çaylar ve zeytinyağlılar, enfes. Burada kalamasanız da, restoranına mutlaka uğrayın. Burasını bir üs yapıp, civardaki birçok yeri kolaylıkla gezebilirsiniz. Sarıgerme, 0252 286 86 08Balık, kebap, zeytinyağlı hatta fondü, ne istersenizAlternative Restaurant Cafe & Bar Göcek’in en iyi restoranlarından… Deneyim, incelik ve lezzet, hepsi bir arada, ancak bu kadar dengeli sunulabilir. Restoranın sahipleri, sohbetleri ve rafine konukseverlikleriyle geceye keyif katan, gerçek bir hanımefendi olan Nevim Lawton ve birlikte dünyanın dört bir yanında yaşadığı, gazeteci-yazar- belgeselci eşi John Lawton. Sübye mürekkebiyle yoğrulan ve deniz mahsulleriyle servis edilen siyah erişte, özel pişirilmiş alternative ciğer, mayonezli mezgit, marine balık, etkileyici bir şovla önünüzde hazırlanan krem brulee, gurmelere layık. İçerideki, ressam Sema Bicik sergisini kaçırmayın. Göcek, 0252 645 26 21Nanai Restaurant Hale Hanım’ın açık mutfağından leziz Türk ve Fransız yemekleri çıkıyor. Spesiyaliteleri; Bearnes soslu bonfile, safranlı sebzeli balık, safranlı deniz mahsullü pilav, tatlıda sıcak çikolata soslu dondurma… İskele Meydanı, Göcek, 0252 645 25 26Limon Lokantası Göcek’in usta aşçısının, leziz ev yemekleri… Asma yapraklarının altında, uygun fiyatlı mezeler, ızgaralar, balık çeşitleri, pideler, pizza… Belediye karşısı, Göcek, 0252 645 18 98 The Bay Restaurant & Bar Club Marina’nın klas restoranı. Hemen önünde çakıltaşlı, sakin bir plajı, keyifli oturma grupları var. Zengin mönü ve özellikli bir kahvaltısı. 02.00’ye kadar açık. Göcek, 0252 645 14 56Kebap Hospital Her şey, büyük kentlerdeki, şık dekorasyonlu, şişirilmiş fiyatlı kebapçıların pabucunu dama atacak kadar lezzetli. Yemekten sonra mutlaka kahve isteyin! Göcek, 0252 645 18 73Swiss Chalet Restaurant Göcek’in fondü yenebilen tek restoranı. Tavuk ya da emense röşti de denemeye değer. Sahilde, Göcek, 0252 645 15 31 Sun Downer Restaurant & Bar Göcek koyu manzarasına karşı, günbatımı için dingin bir nokta. Hemen yanı, Swiss Otel’in plajı. Otelin müşterisi olmayanlara ücretli. 09.00- 22.30 arası açık. Port Göcek, 0252 645 27 60Balık Restoranları Göcek’te balık ve mezede, kalitesini yıllardır koruyan isimler var; Can Restaurant Skopea Marina, (0252 645 15 07), Özcan Restaurant (0252 645 25 93, sahilde), Yılmaz Balıkçılık (Migros yanı, 0252 645 19 30), Magic Marina Restaurant & Bar (Yat Limanı, 0252 645 11 67).Verandah Restaurant Port Göcek’in marina manzarasında, Akdeniz mutfağı ve günbatımına karşı keyifli bir içki… 18.30- 23.00 arası açık. Göcek, 0252 645 27 60The North Shield Göcek’in İngiliz pubı… Göcek, 0252 645 22 57 Cafe Port Port Göcek ve deniz manzaralı terası ve dekorasyonuyla, marinanın en şık kafesi. Taze köy yumurtasından Göcek’in meşhur zeytinyağına, yöresel tadlar, özel kokteyller, buzlu kahveler… Sucuklu ve avokadolu wrap, helva brulee, kokteyllerden sangria denemeye değer. Eğlenceye gelince, akşamları dev perdede filmler, maçlar… 0252 645 19 70, www.gocek.info, www.cafeport.comToprakana Görmeden ve yemeden geçmeyin. Muhteşem bir bahçe, kerpiç tuvaletler, başrolde toprak… Köy kahvaltısı, tandır, sac kavurma, ekşili tavuk ve daha neler. Ortaca- Fethiye karayolunun 3. km.’si. 0252 282 93 85 Piliç Restaurant Dalaman Tarım Açık Cezaevi’nde, mahkumların yetiştirdiği tavuklar, yine onlar tarafından pişirilip servis ediliyor. Piliç çevirme, pilav, salata ve güleryüz… Sadece 5 milyona doymak mümkün. 22.30’a kadar açık. Dalaman, 0252 697 50 04Blue Restaurant & Bar Göcek sahilinin genç ve hareketli restoran- barlarından. Kuzu beğendi, akya şiş, safranlı pilav ve ilginç soslu yemekler… İskele Cad. Göcek, 0252 645 17 42Sedir Cafeteria Grill Bar Sahilde, sempatik bir kafe- bar. Sündürme, mantı, milkshake, kup ve dondurmaları meşhur. İskele mevki, Göcek, 0252 645 21 81yelkenli yat (bareboat kiralama)Sunsail 0252 645 21 84, www.sunsail.com E.G.G. Yachting Skopea Marina, 0252 645 17 86 26, www.eggyachting.com Moorings Port Göcek, 0252 645 27 68 Ecker Yachting Port Göcek, 0252 645 14 27, www.eckeryachting.com Pupa Charter 0252 645 12 53 Budget Sailing Turkey 0252 645 13 23, www.budgetsailingturkey.com StressFree Tours İzmir, Bodrum ve Dalaman havaalanlarından transferler de yapıyor. 0252 645 30 01, www.stressfreetours.comgerekli telefonlarGöcek Belediyesi 0252 645 10 35 Göcek Sağlık Ocağı 24 saat açık, 112 Acil Servis, 0252 645 11 77 Göcek Jandarma 0252 645 10 23 Dalaman Belediyesi 0252 692 20 10 Dalaman İlçe Emniyet Müdürlüğü 0252 692 27 01nasıl gidilir? İstanbul- Kocaeli- Yalova- Bursa- Balıkesir- Manisa- İzmir- Aydın- Muğla- Köyceğiz- Ortaca- Sarıgerme (880 km.)- Dalaman (890 km.)- Göcek (910 km.) Ankara- Afyon- Denizli- Muğla- Köyceğiz- Ortaca- Sarıgerme (710 km.)- Dalaman (720 km.)- Göcek (740 km.) İzmir- Aydın- Muğla- Köyceğiz- Ortaca- Sarıgerme (310 km.)- Dalaman (320 km.)- Göcek (340 km.) Uçak; Göcek’e en yakın havalimanı, 25 km. mesafedeki Dalaman Havaalanı (0252 792 52 91). THY (0252 792 53 95), Onur Air (0252 792 52 91), Atlas Jet (444 0 387).Otobüs; (Göcek için) Kamil Koç (0252 645 14 78), Metro (0252 645 10 14), Pamukkale (0252 645 25 43). (Dalaman için) Kamil Koç (0252 692 28 20), Pamukkale (0252 692 39 39). Minibüs; Göcek Belediye otoparkının yakınındaki duraktan yarım saatte bir Fethiye’den gelen dolmuşlar, tekrar Fethiye’ye dönüyorlar. Muğla- Fethiye karayolu üzerinden, Dalaman, Ortaca ve Köyceğiz’e giden dolmuşlar geçebiliyor. Dalaman’dan da bölgedeki birçok ilçeye minibüsler (Dalaman Minibüs Kooperatifi, 0252 692 39 97) kalkıyor. Göcek- Gökçeovacık köyü 12 km. Dalaman- Sarıgerme 12 km. Göcek- Dalaman 25 km.araba kiralamaOrion Car Rental Araba, motosiklet, bisiklet kiralama… Ve birçok yere, şoförlü araçlarla, profesyonel rehber eşliğinde günübirlik turlar. Cumhuriyet Mah., Göcek, 0252 645 19 16 Europcar Dalaman Havaalanı, 0252 793 54 14 n Hertz Dalaman Havaalanı, 0252 792 54 20 Avis Dalaman Havaalanı, 0252 792 51 18 Arman Dalaman Havaalanı, 0252 792 54 44 Sixt Dalaman, 0252 692 51 06 Göcek n Taksi 0252 645 11 66, 0532 748 73 32

HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN

ss

SS ile Gezi

GÖKOVA Karadan Mavi Yolculuk

Seyahat
Son Güncelleme 02:43

Gökova tutkunu, ünlü denizci Sadun Boro’nun körfeze armağan ettiği denizkızı heykeli, denizin ortasında, tüm güzelliği ve narinliğiyle duruyor. Üzerinde şunlar yazılı: ‘’Bu denizkızı, düşlerini süsleyen cennete erişebilmek için nice engin denizler, ufuklar aştı… Kıtalar, adalar, koylar dolaştı… Ta ki Gökova’ya ulaşana kadar.’’
Döş dolması, et copur, kuyu büryani, Muğla kebabı…
Biz cenneti bulduk, kalanlar başının çaresine baksın

Karadan mavi yolculuk

Gökova tutkunu, ünlü denizci Sadun Boro’nun körfeze armağan ettiği denizkızı heykeli, denizin ortasında, tüm güzelliği ve narinliğiyle duruyor. Üzerinde şunlar yazılı: ‘’Bu denizkızı, düşlerini süsleyen cennete erişebilmek için nice engin denizler, ufuklar aştı… Kıtalar, adalar, koylar dolaştı… Ta ki Gökova’ya ulaşana kadar.’’

Gökova Körfezi, mavi yolculuk geleneğinin başladığı yer. 1950’lerde Cevat Şakir, dostları Sabahattin Eyüboğlu ve Azra Erhat’la birlikte, birkaç günlük Gökova turlarına çıkmaya başladığında, imkanlar oldukça mütevazıydı. Belli ki onlar tatile çıkmamışlardı. Tüm doğallıklarıyla denize açıldılar. Başka bir şeyin peşindeydiler. Neden artık kimse, mavi yolculuğu onlar kadar güzel anlatmıyor acaba? Denizkızı, düşlerindeki cennet için nice kıtalar adalar, koylar dolaştı, ta ki Gökova’ya ulaşana kadarGökova’nın ilk başdöndürücü manzarası karşınıza çıktığında, Muğla- Marmaris yolunun 15. kilometresinde, Sakar Geçidi’nden aşağı, ovaya doğru iniyor olacaksınız. Her ne kadar, çoğu zaman puslu da olsa bu manzara, Gökova’da adım adım yapacağınız yolculuğun ipuçlarını vermeye başlar. Yol üzerinde, araçların park edebileceği seyir yerleri var. Bu virajlı yolun, 27. kilometresinde, sağa doğru bir sapak, Akyaka- Sedir Adası diye ayrılır. Çamların arasından kıvrılan yolun sonunda, Ağa Han ödüllü Mimar Nail Çakırhan’ın, geleneksel Anadolu mimarisinde yaptığı evleriyle, kendine has bir karaktere sahip Akyaka var. Mimarın imzasını taşıyan her evin kapısında bir plaket var. Aralarında, otel ve pansiyonların da bulunduğu diğer evler, bu özgün mimariye ayak uydurularak yapılmış. Akyaka’nın yaz turizmindeki hareketliliği, bakir ve temiz koylarından kaynaklanıyor. Bazılarına hálá karayoluyla ulaşım zor. Akyaka’nın içinden, virajlı orman yoluna girip, Eski İskele koyuna doğru ilerleyince, sırasıyla, Çınarlı, Turnalı ve Akbük koyları var. Sabahları sakin bir denizi olan Çınarlı, üç kilometre ileride ve oldukça popüler. Denizden ve toprak bir yolla ulaşılabilen, Akyaka’ya 20 kilometre mesafedeki Akbük ise Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamında. Çam ağaçları ve zeytinlikler arasındaki koy, bu bölgenin en güzellerinden. Akyaka’ya, Marmaris- Muğla yol ayrımından da giriliyor. Bu yol, kaynakların oluşturduğu, Azmak adı verilen bir dere boyunca ilerleyerek Akyaka’ya varıyor. İçinde ördeklerin ve kazların dolaştığı, berrak sudaki yosunların hareketlerinin izlenebildiği Azmak, balık restoranlarının yanından geçerek ve hatta evlerin, otellerin bahçelerine girip çıkarak, denize ulaşıyor. Bu yol üzerinde, hemen sağınızda kayaya oyulmuş bir mezara ve gerçekten bereketin fışkırdığı bahçeleri olan balık lokantalarına rastlayacaksınız. Dere sodalı olduğundan, içindeki kabarcıklar görülüyor. Soğuk olsa da dereye girenler az değil. Eskiden yöre kadınları burada çamaşırlarını yıkadıklarından, halk arasındaki adı, ‘’kadınazma’’ymış. Akyaka’nın mendireğinden, 9.30- 11.30 arasında, doldukça kalkan tekneler, yaklaşık bir saatlik bir yolculuğun ardından, Sedir Adası’na varır. Dönüş, ancak 17.30’da başlıyor ve 19.00’a kadar sürüyor. Bu arada, eğer ihtiyacınız olursa, Akyaka’nın tanınması için herkese her türlü yardıma hazır, Selin Market’in sahipleri Sefa ve Saffet kardeşlere de uğrayabilirsiniz. Akyaka’dan kalkan Sedir Adası teknelerini kaçırırsanız, bir diğer şansınız, Çamlı İskelesi (0252 495 82 93. Mayıstan ekim sonuna kadar. Yolculuk 25 dakika sürüyor. Gidiş- dönüş, kişi başı 10 milyon. Adaya ve plaja girmek, 3 milyon). Marmaris- Muğla yol ayrımından, Marmaris’e doğru devam ederken, Çetibeli köyünde, Azmak başlarından çıkan soğuk suların serinlettiği, yol üzerindeki kır lokantalarını geçtikten sonra, 18. kilometrede, sağda, Gelibolu- Sedir Adası sapağı var. Sapaktan beş kilometre içerideki Çamlı İskelesi’nden kalkan Sedir Adası teknelerine binmek için, herkes aracını buradaki otoparka bırakır. Tekneler, gün boyu, 08.00- 17.00 arası, doldukça kalkar ve 13.00’ten itibaren de her yarım saatte bir, iskeleyle ada arasında karşılıklı seferler yaparlar. Bu şekilde, bütün günü plajda geçirmek zorunda kalmazsınız. Adadan son tekne, 18:00’de kalkıyor. Çamlı İskelesi ile 15 kilometre mesafedeki Marmaris arasında, düzenli minibüs seferleri var. Daha kısa bir tekne yolculuğu için, Çamlı İskelesi’nden üç kilometre ilerideki, Taşbükü’nü deneyebilirsiniz. Sedir Adası, bu koyun hemen karşısında ve 10 dakikalık mesafede. Sedir Motel’in (0252 495 81 66) teknesi her zaman hazır. Bu sakin koyda, geniş ve çakıl taşlı bir plaj da var.KORUMA ALTINDAKİ KUMAdaya doğru yapılan tekne yolculuğu sona erinceye dek, Kıran Dağları görüntüden kaybolmaz. Ege ve Akdeniz’de, Girit Adası dışında, sadece Sedir Adası ya da bir diğer adıyla Kleopatra Adası’nda görülen koruma altındaki tropikal özellikli kumuyla ünlü adaya adım atar atmaz, bir dizi kuralın yazılı olduğu bir levha çıkıyor karşınıza. Plajdan kum almak, piknik yapmak, mangal yakmak, kumlara havlu sermek, plaja kıyafetle girmek yasak gibi… Çağlar boyu, Mısır Kraliçesi’nin güzelliğini borçlu olduğu söylenen kumları korumak için alınan önlemler bunlar. Azra Erhat, şöyle anlatıyor: ‘’Sedir Adası’nın iki koyu da güzeldir ama Kıran Dağları’na karşı yemyeşil bir denize açılan ve yusyuvarlak, bembeyaz bir kumla örtülü plajı, dünyada herhalde biriciktir. Buraya Kleopatra Kumsalı diyenler de var. Güya Mısır Kraliçesi, Romalı Antonius’u ziyaret etmek için Tarsus’a geldiğinde, buraya kadar uzanmış da Kedrai Adası’na çıkmış. Kıran Dağları’nın karşısına eşsiz bir manzara ile açılan bu koyda, kum bulunmamasından yakınmış. Antonius da sevgilisine hoş görünmek için Mısır’dan gemiler dolusu kum getirtmiş, plajdaki kum, o kummuş…’’‘‘Pizolit’’ ya da ‘’oolit’’ adı verilen bu beyaz kum, tatlı suyun, deniz suyuna karışarak, incecik bir kum tanesinin etrafında karbonatını biriktirmesiyle ortaya çıkıyor. Oluşumu çok yavaş ve az miktarlarda olduğundan, azaldığında yerinin doldurulması imkansız. Bir dönem, gelenlerin kavanoz kavanoz götürdükleri kum, şimdi sıkı bir şekilde koruma altında. Deniz güzel, rengi turkuaz ve yer yer laciverte dönüşüyor. Şezlong ve şemsiyeler, hemen plajın arkasındaki orman kısmında. Burada, sadece sandviç ve içeceklerin satıldığı bir büfe var. Etrafta, küçük yılanları yemeleri için adaya getirilen hindiler dolaşıyor ancak daha çok şezlong ve masaların üzerine çıkıp, insanların bıraktıkları artıkları yiyorlar. Burası, aynı zamanda, bir Karya kenti; antik Kedrai… İsmi, sedir ağacından türemiş. Ancak, adada sedir ağacı yok. Kent, sonraları Rodos Birliği’ne bağlanmış. Sur kalıntıları, sütun parçaları, yazıtlar, ormanın her tarafına yayılmış… Plajın içinden tabelalar, tiyatro ve kiliseyi gösteriyor. İngiliz Limanı’ndan aynı yolu geri dönüp tekrar sapağa gelince, Kargılı tabelasını takip edince, Bördübet yoluna girmiş oluyorsunuz. Kargılı, aslında daha yaygın olarak bilinen ismiyle, Löngöz Koyu. Löngöz’den 10 kilometre sonra, Yedi Adalar var. Sonsuzluğa uzanan, irili ufaklı yedi adayı görebileceğiniz bu tepede, günbatımını bekleyin. yedi kilometre sonra Club Amazon ve Bördübet Koyu… Bördübet adının, eskiden bölgede saklanan İngiliz askerlerinin, buraya ‘’bird the bed’’ yani kuş yatağı demesinden kaynaklandığına inanılıyor. 3.5 kilometre sonra, Golden Key Bördübet oteli var. Buradan itibaren, Marmaris- Datça asfaltına yaklaştınız demektir.Buraya girmeyi pek az denizci göze alırdıÇam ağaçlarının arasından kıvrılan toprak yolun sonunda beliren insan yüzünü gören herkes, aynı soruyu sorar: ‘’Burası neresi?’’ Ali de hep aynı tatlılıkla cevap verir: ‘’Gökova’nın en güzel koyu, Löngöz.’’ Sapakta tabela yok. Yol yükselirken, arkada kalan, küçük bir mavi leke ve tekneler görürseniz, geri dönmelisiniz demektir. Azra Erhat, ‘’İnce, uzun, dibi sığ fakat günlük ağaçları ile kokular saçan Löngöz büküne girmeyi pek az denizci göze alır’’ demişti. Bugünse bu korunaklı koya birçok tekne sığınıyor. 40 yıldır, burada yaşayan Ali Dede ve Huri Teyze’nin oğlu Ali’nin restoranı da Löngöz’de gecelemek için geçerli bir neden. Bu koyda doğan Ali, ailesi ve nişanlısı Eleanor ile birlikte, yaz kış Löngöz’de. Küçük ahşap iskelesi, çam ormanlarının arasında uzanan yürüyüş patikaları, tatlı suyun tuzlu suya karıştığı sazlıklarıyla, dingin bir koy. Atlattığı büyük yangının izleri yavaş yavaş siliniyor. Eleanor, bu güzelliğin karşısında, Fethiye’de olanlara isyan ediyor: ‘’Orası, artık küçük bir İngiliz İmparatorluğu… Her tarafta büyük emlakçılar açıldı. İngilizler, her geçen gün daha büyük gruplar halinde buraya yerleşiyorlar. Rakamlar öyle yükseldi ki Fethiyeli aileler kendi topraklarında yaşayamaz oldu. Türkleri seviyorum ve İngilizler’den kazandıkları paranın, uzun vadede, onlara yeri doldurulamaz bir kayıp olarak geri döneceğini görebiliyorum.’’Marinası da olduğundan, daha çok yatların uğrak yeri olan Karacasöğüt Limanı, aynı zamanda, Gökova Körfezi’nde, güzel, bahçeli yazlıklarıyla bilinen bir sayfiye yeri. Gelibolu- Sedir Adası sapağına tekrar geri dönüp anayola çıkınca, bir kilometre sonra, Karacasöğüt tabelasını göreceksiniz. Büyük bir kısmı toprak olan yolda, hiç sapmadan devam edin. Burada, bir marina, bir pansiyon, birkaç market ve taksi durağı var. Martı Marina (0252 487 10 65, www.martimarina.com), 24 saat sıcak su, güvenlik, duş, elektrik gibi hizmetleri verdiği gibi, her gün gazetenin geldiği ve yatçıların ihtiyaçlarını karşıladıkları bir markete de sahip. Yatçılara ve yazlıkçılara bel bağlayan liman, kışın terkedilmiş bir görünüm alıyor. Dağlarda, yaz kış yaşamın sürdüğü köyler var.Gökova’nın ünlü limanlarından biri de, alabildiğine sakin İngiliz Limanı. 70’li yıllarda, limanı çevreleyen ve denize uzanan sık çam ağaçları, bir yangın sonucu, büyük zarar görmüştü. II. Dünya Savaşı’nda, Alman savaş gemilerinden kaçan İngiliz filosu, bu elverişli coğrafyaya gizlenirmiş. Liman, Gökova körfezinin en büyük koyu olan Değirmenbükü’nde. Burada, Çanak koyu olarak da bilinen İngiliz Limanı’ndan başka, Özal zamanında yapılan Cumhurbaşkanlığı konutunun bulunduğu Okluk koyu, Hırsız koyu, Malderesi ve Sazanlı koyları da yer alıyor. Koyun hemen girişinde, Kara Ada ve Zeytinli Ada var. Yat ve botların, Cumhurbaşkanlığı konutuna ve Malderesi koyuna yaklaşmaları yasak. İngiliz Limanı’na gitmek için, anayola 12 kilometre mesafedeki Karacasöğüt’e bir kilometre kala, Kargılı yazan tabeladan sola ayrılmak gerekiyor. Bir sonraki yol ayrımında ise bu kez Kargılı levhasından değil, sağdaki levhasız yoldan devam etmeli. Toprak yol, beş kilometre sonra İngiliz Limanı’nda son buluyor. Burada, yaz- kış yaşayan balıkçılar ve yatçılara hizmet veren, iki restoran var.MUĞLAÇok az turist bu cevherin farkındaBodrum, Fethiye, Marmaris, Datça… Yakınında böylesine popüler tatil merkezleri varken, Muğla’ya sıra gelmemesi şaşırtıcı değil. Bütün bu beldelerin bağlı olduğu bir il olarak ele alındığında, Muğla, Antalya’dan sonraki en büyük tatil ve turizm merkezi. Ne var ki çok az turist Muğla’nın merkezindeki cevherin farkında. Geçerken uğrayın, neden bu kadar geciktiğinizi kendinize soracaksınız… Muğla’nın merkezine yakın tarihi yerleri kolaylıkla yürüyerek gezebilirsiniz. Özellikle perşembe günü kurulan pazarına rastlarsanız, daha renkli bir Muğla deneyimi yaşayacaksınız demektir. Muğla’da zaman geçirmekten en çok keyif alacağınız yer, muhtemelen Saburhane olacaktır. Meydandaki kahvelerin birinde mutlaka oturmalısınız. Saburhane’nin biraz daha tepelerine çıkıp, kırmızı kiremit çatılı evleri ve Muğla’nın kendine özgü bacalarını görebilirsiniz. Saburhane sokaktaki, üzerinde 1887 yazılı evi geçip Konakaltı sokaktan devam ediyorum. 14 numarada, kapı süslemeleri ve çift taraflı merdiveniyle, dikkat çeken bir ev var. Bir köşede, Leman Hanım, evinin alt katını börekçi (0252 214 64 51) yapmış. Peynirli ve kavurmalı sac böreklerini yemek isteyenler, Müştakbey Mah. Yayla Sokak No: 20’ye geliyorlar. 250 yıllık Konakaltı Hanı, bugün İskender Alper Kültür Merkezi. Satranç öğrenen çocukların seslerinin yankılandığı güzel bahçesine girebilirsiniz. Hemen karşıdaki parkın içinde solda Türkiye’nin tek doğa tarihi müzesi olan Muğla Müzesi (Pazartesi hariç her gün, 08.30- 17.00 arası açık. 0252 214 69 48) var. Burada, 5- 7 milyon yıllık, bitki ve hayvan fosilleri sergileniyor. Bu görmeye değer müzenin ayrıca, çoğu Stratonikeia antik kenti kazılarından çıkarılan buluntuların sergilendiği bir arkeoloji bölümü ve bir etnografya salonu var. Kültür merkezinin önünden devam eden Saatli Kule Caddesi üzerinde, 1895’ten kalma Rum Filvari ustanın eseri, hálá çalışır durumdaki Saatli Kule’ye varmadan önce, 650 yıllık Vakıflar Hamamı’nı (0252 214 20 67) göreceksiniz. Turist gruplarının sık geldikleri hamam, Menteşe Beyi tarafından Ulu Cami’nin vakfiyesi olarak yaptırılmış. Bakırcıların ve demircilerin, küçük dükkanlarında var olma mücadelesi verdiği Arasta’nın dar sokaklarında dolaşın. Burada, önünde kuş kafesleri olan Afyonlu’nun Yeri’ne ve kapı önünde sohbet eden Muğlalı esnafa rastlayacaksınız. Arasta’nın güneyinde, kentin en eski camisi, Menteşe sultanlarından İbrahim Bey tarafından, 14. yüzyılda yaptırılmış Ulu Cami var. İçinden çok dışı ilginç. Saatli Kule’den sola kıvrılınca, kubbesi kurşunla kaplı, 15. yüzyıldan kalma Kurşunlu Cami karşınıza çıkar. Caminin karşısında, Rum ve Türk ustalar tarafından yapılmış olan, 130 yıllık bir Muğla evi, Muğla Kültür Evi olarak restore edilmiş. Kahvaltı, çay ve kahve servisi yapılan avlusu (0252 212 86 68) her gün, 08.00- 21.00 arası, açık. Muğla evinin içindeki Etnografya Müzesi de (0252 214 69 48) pazartesi hariç, 08.00- 17.00 arası gezilebilir. Kurşunlu Caddesi üzerinde, kentin en hareketli yerlerinden biri, 15. yüzyıldan kalma bir kervansaray olan Yağcılar Hanı var. Halı, kilim gibi turistik eşya satan dükkanların bol olduğu hanın önündeki meydanda, turistler çay içer, Muğlalılar tavla oynar… El dokuması geleneğinin, antikçağlardan beri devam ettiği Muğla’da, hem bir atölye görmek hem de alışveriş etmek istiyorsanız, Kurşunlu Caddesi’ndeki Melsa’ya (0252 212 56 38) uğrayabilirsiniz.KAÇINGökova koylarından geçen toprak yolda, az benzinle ve gece yol almakMuğla’da gezmenin, vakit kaybı olduğunu düşünmekSedir Adası’na farklı noktalardan teknelerin kalktığını bilmemekYAKALAYINCevat Şakir, Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu ve Mina Urgan’ın, Mavi Yolculuk üzerine yazdıklarını okumakMuğla’nın Karabağlar Yaylası’nda, Keyfoturağı’nın kuyu büryanisini tatmak Ula’nın evleri yok olmadan sokaklarında dolaşmak.

Kategorisiz

SS / GURMEDEN ÖNERILER

 

Döş dolması, et copur, kuyu büryani, Muğla kebabı…

Halil ‘in Yeri 1966’dan beri balıkları, mezeleri ve kusursuz servisiyle, ünü Akyaka’nın dışına taşmış restoran, Azmak manzaralı. Köy kahvaltısı da veriliyor.

Azmak başı, 0252 495 84 40Çınar Köfte Bir cami şadırvanının etrafına kurulu masaları, servisi ve meşhur Muğla köftesiyle, tadı damağınızda kalacak, geleneksel ve kaçırılmayacak bir Muğla hatırası. 18.00’e kadar… Kurşunlu Cad. Çınar İşhanı No:27, Muğla, 0252 212 98 24

Yalçın Restaurant Bir Muğla klasiği. Ev yemekleri, öğlene doğru bitiyor. Gruplara, sipariş üzerine, döş dolması, Yalçın kebabı, et copur,

tavuk copur hazırlanıyor. Emir Beyazıd Mah. Özertürk Cad. No:20, Muğla, 0252 214 11 65

Nazar Restaurant Servisi, yemekleri ve pastanesiyle, Muğla’nın popüler mekanı. Muğla Saraylısı denemeye değer. Cumhuriyet Cad. No:1/A, Muğla, 0252 212 67 22

Ali Bar & Restaurant Löngöz’ün tek restoranı. Sempatik sahipleri Ali ve Eleanor’un yemekleri, teknecilerin favorisi. Günlük balık, tavuk, pirzola, salata, patates kızartması, közde patates ve mezeler… Önceden arayın ya da mesaj atın. Löngöz (Kargılı koyu), 0546 210 27 09

Azmakbaşı Restaurant Ördek, balık ve kaplumbağaların cirit attığı Azmak kenarında, kocaman bahçesi, meze, balık, kavurma ve güveçleriyle, başarılı bir restoran… Sedir Adası yolu üzerinde, Çamlı köyü, 0252 495 80 17

Keyfoturağı- İmam Dayı’nın Yeri Muğla’nın meşhur yaylasının, yemyeşil bir bahçesinde, oğlak ya da kuzu etinden yapılan, yöresel yemek, kuyu büryanisinin en lezizini burada tadın. Nasıl yapıldığını görmek ya da dinlemek de ilginç. Ayırtmak için önceden arayın. Ayrıca saç böreği, su böreği, tandır… Karabağlar Yaylası, Muğla, 0252 212 47 95

Martı Marina Restaurant Levrek, çipura, jumbo karides, köfte, tavuk, spagetti, balık deniz mahsülleri ve Karacasöğüt’ün en çarpıcı manzarası. Karacasöğüt, 0252 465 53 46

Zafer’in Yeri Kahvaltıda, sabahın altısında fırında kızaran Muğla kebabı ve gün boyu Muğla köftesi… Şeyh Mah. Kocahan Geçidi No:7, Muğla, 0252 212 78 61

Azmakkapı Restaurant Azmak kıyısındaki restoranda, buz gibi derenin içine ayaklarınızı sarkıtarak ya da derede yüzerek, yemeğinizi bekleyebilirsiniz. Akyaka, Akasya Sok, No:50, 0252 243 58 78

Nefis Köfteci Kemal Acele edin, 15:30 gibi, bütün köfteler biter. Muğla’da pek görmediğiniz turistlere de burada rastlayacaksınız. Şeyh Mah. Demirciler Sok. No: 4, Muğla, 0252 214 66 52

Cennet Restaurant Cennet gibi bir bahçe, güleryüz ve zengin bir mönü. Azmak başı, Akyaka, 0252 243 55 96

Yat Limanı Restaurant İngiliz Limanı’na gelen teknelerin uğrak yeri. Izgaralar, içki ve geceyarısına kadar açık. Otluk Koyu, 0252 465 52 28

Captain Restaurant & Market İngiliz Limanı’nda teknelerin soluklandığı bir başka durak. Yemek ve içki servisinin yanısıra bir de marketi var. Değirmenbükü, 0252 465 52 40

Şadırvan Lokantası Muğla’nın en geleneksel tatlarını birarada bulabileceğiniz tek adres. Ali Bey, eşiyle birlikte pişiriyor. Muğla kapaması, çökertme, ekşili tavuk, köy tavuğu, istek üzerine kaburga dolma, tandır, yayla otları, yağda patlıcan, börülce tarator, Muğla tarhanası, keşkek, ciğer sarma… Sabah 6’dan geceyarısına kadar açık, 17.00’den sonra içki verebiliyor. Pazarları kapalı. Camikebir Mah. Pabuçcular Sok. No:14, Muğla, 0252 214 92 26

Ula Türk Evi Ulalı bir ailenin henüz yeni devraldığı restoranın dışı bakımsız olsa da harika bir bahçesi var. Kahvaltı veriliyor. Gözleme, saç kavurma, kuyu tandır ve sadece cumartesileri büryan yapılıyor. Sabah 10’dan gece 02.00’ye kadar açık. Rauf Gündüz Cad. Belediye arkası, 0252 242 39 68.

Orman içinde, Muğla evinde ya da havuzlu otelde huzurClub Amazon Özellikle eylülde baştan çıkarıcı… Bördübet’in bakir doğasına gizlenmiş, etrafı masmavi koylarla çevrili, çam ve günlük ağaçlarının arasında, havuzlu bir kamping. 24 yıllık deneyim, sıcak ilgi, sörf, trekking, off road turları gibi aktiviteler ve dostça bir ortam… Günlük ağaçlarının altında, sıcağı içeri geçirmeyen ponza taşından, mini buzdolaplı küçük bungalovlar, kalabalık aileler için, suit bungalovlar ve hemen odaların arkasında özel tuvaletleri var. Yemekler muhteşem. Ayrıca, kozalak ateşinde patlamış mısır ve Amazon ekmeği de ikram ediliyor. Hayvanları bitkileriyle, çocuklar için de keşfetmesi olağanüstü bir ortam. Bördübet, 0252 436 91 11

www.klubamazon.com Golden Key Bördübet Bördübet’e giden toprak yolun sonunda, bir serap… Büyük bir ormanın içinde, dere ile denizin kesiştiği noktada, şık, zevkli ve keyifli… Villaların balkonları alabildiğine bakir bir doğaya bakıyor. Issız ve huzurlu köşelere, şezlonglar konulmuş. Odalar beş yıldız ayarında. Özel plajı, restoranı, havuzu ve hayvanat bahçesi var. Öğlenleri plajda barbekü yapılıyor. Dereden, motorla plaja servis var. Bisiklet, kano, trekking, tenis, yelken, sörf gibi etkinliklere katılmak mümkün.. Nisandan ekim sonuna kadar açık. Bördübet Mevkii, 0252 436 92 30

www.goldenkeyhotels.com Club Çobantur Akyaka’nın konumu en etkileyici tesislerinden. Doğası, içinden dere geçen bahçesi, içten personeli, keyifli ve huzurlu köşeleriyle, tatmin edici bir tatil için, birçok özelliğe sahip. Gökova İskelesi, Akyaka, 0252 243 45 50

Yücelen Otel Mimarisi Nail Çakırhan’a ait bu şık otel, Akyaka’nın tek dört yıldızlı tesisi. Yıldızlarının gerektirdiği bütün servisleri sunuyor. Akyaka, 0252 243 51 08, www.yucelen.com.tr

Çınar Country Resort & Restaurant Bir diğer adı, Muğla Evleri ya da Yayla Evleri. Yer yataklı ve kerpiç ocaklı, ahşap evlerde, duş- tuvalet ve buzdolabı var. Önceden rezervasyon şart. Hemen yakınındaki, yemekleriyle meşhur Çınar Restaurant’ın bahçesi muhteşem. Sedir Adası yolu 2. km., Çamlı köyü, 0252 495 84 62, www.basoglancinar.com.trHotel Gökova Yepyeni havuzlu otelin, klimalı, televizyonlu odaları var. Akyaka, 0252 243 43 61,

www.hotelgokova.com Kleopatra’nın Sedir Moteli Sedir Adası’nın hemen karşısında, mütevazı ve sempatik bir aile işletmesi. Otelin teknesiyle adaya seferler düzenleniyor. Yolculuk 10 dakika. Karavan ve çadırlar için kamping alanı, önünde büyük, çakıl taşı bir plajı ve restoranı var. Çamlı köy, Taşbükü, 0252 495 81 66

Gökova Öztürk Orman içi Turistik Tesisleri Muhteşem bir çam ormanının içinde, bungalovları, kamp ve karavan alanıyla, köklü bir işletme. Denize yürüme mesafesinde. Restoranı dışarıya açık. Akyaka, 0252 243 43 98 Huzur Apart Pansiyon Kocaman bir zeytin bahçesine bakan, klimasız ancak tertemiz odalar… Akyaka, 0252 243 51 39, www.turkeytours.org/huzur.apartments

Selim Pansiyon Karacasöğüt’teki tek konaklama seçeneği. Köhne görünüyor ancak canayakın bir işletme. Karacasöğüt köyü, 0252 465 50 20Otel Grand Borther’s Muğla’nın tek dört yıldızlı oteli. Canayakın personeli ve suit odaları var. Merkezde. Muğla, 0252 212 27 00

İzzet Han Otel Yakın zamanda yenilendi. Merkezde. Muğla, 0252 212 27 00
nasıl gidilir?
İstanbul- Kocaeli- Yalova- Bursa- Balıkesir- Manisa- İzmir- Aydın- Muğla 800 km. Ankara- Afyon- Denizli- Muğla 620 km.

İzmir- Aydın- Muğla 230 km.

Muğla- Bodrum 111 km.
Muğla- Datça 123 km.
Muğla- Fethiye 124 km.

Karadan
Gökova; Marmaris- Datça karayolunun 14. km.’sinde, Değirmenyanı köyü civarından, sağa Bördübet’e sapak var. 11. km.’de Golden Key Bördübet, 14. km.’de Club Amazon.

Bir başka yol ise Marmaris’ten Datça yönüne giderken, Datça’ya 50 km. kala, sağa doğru bir sapak ayrılır. Sapakta, Club Amazon, Löngöz, Yedi Adalar, İngiliz Limanı ve Sedir Adası yazar. Yol, Gökova körfezinin en güzel koylarından geçerek, Muğla karayoluna varıncaya dek 55 km. toprak olarak devam eder.

Otobüs;
Kamil Koç (444 0 563, Akyaka 0252 243 54 90),
Pamukkale Turizm (444 35 35,
Akyaka 0252 243 55 18) Uçak; Muğla’ya en yakın havaalanı, 93 km. mesafedeki
Dalaman Havaalanı (0252 792 52 91).
THY (444 0 849) ve
Atlasjet (444 0 387),
Onur Air (0252 792 52 91/ 4536)araba kiralama
NGS Muğla, 0252 214 54 16 n Mepar Rent a Car Akyaka, 0252 243 55 51 n

Europcar Dalaman Havaalanı, 0252 793 54 14 n

Hertz Dalaman Havaalanı, 0252 792 54 20 n

Avis Dalaman Havaalanı, 0252 792 51 18 n
Arman Dalaman Havaalanı, 0252 792 54 44 n
Sixt Dalaman, 0252 692 51 06gerekli telefonlar
Muğla Turizm İl Müdürlüğü 0252 214 12 61 n
Muğla Belediyesi 0252 214 18 46 n
Muğla Emniyet Müdürlüğü 0252 214 19 04 n
Muğla Devlet Hastanesi 0252 214 13 23 n
Akyaka Belediyesi 0252 243 51 11 n Gökova Yelken Kulübü 7- 17 yaş arası çocuklara, optimist ve lazer sınıfında, üç haftalık yelken kursları… Çocuklar, korunaklı bir kamp alanında, karavanda kalıyor ve yemekleri tesis tarafından karşılanıyor. Karacasöğüt köyü, Kale önü mevkii, 0252 465 51 48, www.globalsailing.org.tr

- Next »