Aralık 18th, 2004 gunu icin arsiv yazilari

MaviDalga'yi Buyutenlerle

AKLI YUK GIBI TASIYANLAR..

 

 

Kentlesememis insan, kent sahipligi, insana saygi,fiziksel çevreye ilgi ve itina, düzen, disiplin,estetik türünden duyarliklari törpülenmemis insan demek.Bu kesimin dogru-yanlis ölçütleri,hatta yalan ölçütleri farklidir. Kadina, söz rüsveti verseler de esit bir toplumsal statü tanimazlar

 

Türkiye’nin egemen kültürü kirsal kültürüdür. Konuyu bastan saptirmamak için, bunun  köylü  kültürü anlamina gelmedigini yineleyeyim. Bu öncelikle, kentlerde otursa da henüz kentlesememis adamin kültürüdür. Bundan elli yil önce, gecekondularina   karsi   kendilerine apartman dairesi verilen bazi köylüler balkonlarina keçilerini de çikarmislardi. O zaman bu olay kirsal kültürü simgeleyen bir alay konusu olmustu. Bugün keçili balkonlardan degil, kentlere yerlesmis Türk toplumunun yarisindan söz ediyoruz. Kimisi  köyden, kasabadan  yeni gelmis,kimisi birkaç kusak önce yerlesmis,kim okuma yazma bilmez,kimisi profesör olmus ülke çogunlugu. Bunlar politik yelpazenin her diliminde aynidir. Ortak tavirlariyla kirsal kültür olgusunu tanimliyorlar.

 

Kentlilesememis insan,kent sahipligi,insana saygi,fiziksel çevreye ilgi ve itina,düzen,disiplin,estetik türünden duyarliklari törpülenmemis insan demek. Bu kesimin dogru yanlis ölçütleri,hatta yalan ölçütleri farklidir. Kadina, söz rüsveti verseler de esit bir toplumsal statü tanimazlar. Uygar tavirlar olarak ya da kentli tavirlari olarak kabul edilen bazi davranislara sahip degillerdir. Örnegin özür dilemezler. Ayaginiza basanin gözünde kabadayilik isiltilari çakar. Utanç duyduklarini görmek zordur. Baskalarinin haklarini kolayca yiyebilirler. Siraya girmezler. Kirmizi isikta geçerler. Özür dilememek, utanmamak, hak yemek hepsi insana saygisizliklarindan kaynaklanir. Bunlar köyü degildir. Ama kentli de degildir.

 

Kentlilesememe özellikleri içinde kuskusuz okumamislik yada az okumusluk da var. Ne var ki kentli olamamanin isaretleri okumus ve okumamis arasinda çok degismiyor. Temel tavir okumaya ve okumusa karsi olmaktir. Bu gazete okumayanda da aynidir; kitap okumayan üniversite ögrencisi yada ögretim üyesinde de aynidir. Bunlarin tümü tarimsal toplum artçilari olarak yasiyorlar.

 

Çaga iliskin bilgileri yüzeyseldir. Teknolojiyi verimli kullanamazlar. Ne dogru dürüst yapabilirler,nede yilda on bin kisiyi trafige kurban etmekten uzak durabilirler. At arabasi soförleriyle birlikte yasiyoruz. Bunlar trafigin hiçbir kuralini dogru dürüst uygulamazlar. Teknolojinin her dalinda ayni sorun vardir: örnegin modern bir fotograf makinesi,telefon,bilgisayar ne tür islev yapabiliyorsa, bizim toplum bunun yarisini bile ögrenmez ve kullanmaz. Tarim öncesi düsüncesiyle donatilmis insanlar olarak bilimsel bilgiden uzak dururlar. Düsünceye ve düsünene karsida ikirciklidirler. Düsünsel yasamlarinda soru sorma mekanizmasi gelismemistir. Kendi kendini elestiri ise söz konusu degildir. Eger kan davasi degilse, bir suçu uzun müddet kovalamalari söz konusu degildir.’ Bizim toplum unutuyor’ dememiz hiçbir olguyu rasyonel bir analize tabi tutmalarindan, yani özümseyecek kadar sahip çikmamalarindan kaynaklanir. Tanri’nin bu sevgili kullari akli kullanmaz, sadece bir yük gibi tasirlar. Soru sorma özürlüdürler. Süphe etme bir yöntem olarak düsünsel yasamlarina ulasamamistir. Süphe sadece birbirinden ‘ kuskulanma’ ya indirgenmistir. Bunda da haklidirlar.

 

Bu kadar az düsünen,bagnaz olmak zorundadir. Çünkü bagnazlik ve cehalet aklin elestirel melekelerini gelistirmez. Kirsal kültür temsilcileri uzun zaman boyutunda düsünmezler. Uzun zaman onlar için,sadece tutulmayan sözler,ödenmeyen borçlar baglaminda söz konusu olur. Tarimsal toplum kültürü, ya da bilim öncesi kültürü geriye birakmaz. Tarihle ilgili degildir.

Gelecegi de basit, pratik amaçlar için merak eder. Ne kendi toplumlarinin geçmisi, ne de baska toplumlarin ki onlari ilgilendirir. Dünyanin gelecegi de onlar için, bir sorun statüsüne erismemistir. Degisme, tarihi bir sorun olarak onlari ilgilendirmez.

 

Kirsal kültür tasiyicilarini bir  tarih perspektifi içinde degerlendirirsek

süreklilikleri sasirticidir. Bunlar Cumhuriyetin basinda okuma yazma bilmeyen, çogu topraksiz köylülerdi. Onlarin babalari da Osmanli döneminin ayni nitelikteki köylüleriydi. Baska bir deyisle bilgi ve teknoloji toplumuna dönüsemeyen Osmanli devleti battigi zaman bize cehaleti miras birakmistir. Cehalet bir mal degildir. Insanlarin kafasindadir.

 

200 yillik Osmanli aydinlanma savasinin tek ürünü Cumhuriyettir. Ilginç olan, bilim ve teknolojiye sahip olma çabasinin orduda yogunlasmis olmasidir. Dili uzunlar ‘ vay!‘ diyebilirler ama, yetismis üniversitemizin ortalama egitim düzeyinin hala Harbiyelerden daha düsük olmasi,yanit aranacak bir sorundur.

 

Genç Osmanli baskentinde bir kent kültürü vardi. Bunun temsilcileri ise ne yazik ki Müslüman Türkler degil, Hiristiyanlar ve yabancilardi. Biraz da monbey’ler  denilen toplumun üst siniflari. O temsilciler yok oldular. Simdilerde kentlilesmis insanlar, maglup bir ordunun artçi savasi veren birlikleri durumuna düsmüstür.

 

Türkiye’nin gelecegine iliskin bütün kararlari, agirlikli olarak kirsal kültür temsilcileri veriyor. Kent çogunlugu onlardadir. Kentlerde köylü gibi yasayanlar onlardir. Kentli sözleri kullanmaya savasarak irrasyonel kasaba söylemleri onlarin agizlarindan dökülüyor. Bu mekanizmanin kurbanlarinin çogu da yine onlardir. Kolay inandiklari için en kolay sömürülenler onlardir.

 

Ülkenin fakirlerinin çogunu da onlar temsil ediyor. Hani su bes kilo yag ve sekere bir oy verenler gibi. TIR altinda, demiryolunda , denizde sürat motoru altinda can verenlerin çogu da onlardan çikiyor. Fakat kör cehaletin verdigi cesaretle her riski göze aldiklarindan en zenginlerde onlardir.

 

Egitim bu büyük cehalet gurubunu kurtaracak tek çare gibi

gözüküyor. Ne var ki egitime iliskin kararlari alanlar da onlardir. Onlari da Cumhuriyet yetistirdi. Ortaokul seviyesinde üniversiteli,mastir ögrencisi seviyesinde profesörü de ayni Cumhuriyet yetistirdi. Onlar demokratik çogunluktur. Yirmi birinci yüzyilin esaret damgasini da bu topluma vuracak olan bu çogunluktur.

 

Ne var ki umutsuz bir duruma savas, gerçegi görerek olabilir. Yalan söyleyerek, ya da bu gerçekle ilgisiz aptal tartismalarla vakit geçirerek degil!

Peki bu ‘onarin’ disinda kalanlar kim? 70 milyonluk ülkede onlar da o kadar az degil. Firtinadan kaçip bir köseye siginmaya çalisiyorlar… Bazen mütebbessim yüzlerlere anlasilmaz seyler söylüyorlar, televizyon ekranlarinda.

 

 

 

 

Dogan KUBAN ’dan  Süleyman SAVAS’A

13/Agustos/2004

 

 

Uncategorized, MaviDalga'yi Buyutenlerle

NIZAMI’ nin NIZAMI DEKLARASYON’u

Nami diger, hic GALIP GELMEYEN TENISCI…

Nizami ONDALIKOGLU

HAVALARI IZLEME DAIRE BASKANLIGINDAN BILDIRILMISTIR:

(TENISCILERE ÖNEMLE DUYURULUR)

Bildiri No…………………………………..…:00000001

Tarih…………………………………………….:Bilatarih (ebediyen geçerli yani)

Muhataplar(tevellüte göre).…..:Ercan AKIN,Ara SIMSARYAN,Süleyman SAVAS,

Nizami ONDALIKOGLU,Onno AYVAZ.Ali LIMONCU,Vedat BASARAN

Daire Baskanligimizca son dönemlerde Tarabya tepelerinde yapilan rasatlarda, atmosferik gerginlikler ve basinç farkliliklarindan kaynaklanan duygusal ve sinirsel “hava” durumlari kaydedilmistir.

Bu hava durumlarinin,Homo Sapiens olarak tanimlanan canli türünü;özellikle tenis adi verilen bir oyunu oynarken;alinganlik,asabiyet ve hirçinlik gibi davranislara yönelttigi müsahade edilmektedir.

Puan hesabi yanilgilari,out-right anlasmazliklari,pozisyon tartismalari gibi yaygin aksiyonlarla ortaya çikan etkiler;raket atma,çantayi alip oyun alanini terk etme, siddetli geçimsizlige bagli tartisma anlaminda gelismelerle,en uç endikasyonlarina ulasmaktadir.

Tenis sporunun,Avrupa Kitasi’nin batisinda yer alan adalar üzerinde kurulmus Büyük Britanya ya da;kendilerine verdikleri adla United Kingdom Devleti sinirlari içerisinde kesfedildigi kabul edilmektedir.

Bu adalarda yasayan insanlar,dünyanin diger yerlerinde yasayan insanlarin davranislarina tam ters sekildeki davranislariyla ünlüdürler.

Dünyanin sicak yiyip içtigi seyleri bunlar soguk yiyip içerler.

Dünyadaki insanlar yollarin sagini kullandiklari için,bunlar soldan giderler.

Tüm dünya insanlari spor müsabakalarinda heyecanli tepkiler verirken,bunlar kendi icatlari olan bu tenis sporunu,çit çikarmadan ve tepkisiz izlerler.

Tenis bu Millet sayesinde,dünyada duygu belli etmenin ve tepki vermenin ayip kabul edildigi tek spor dali olarak kabul görmektedir.

Netice olarak atmosferdeki bazi basinç durumlarinin,Tarabya tepelerinde tenis oynayanlar üzerinde yarattigi eletromanyetizma sebebiyle ortaya çikan gerginlik ve buna bagli tavirlarin,burada tenis oynayan tenisçilerin içinden gelen etkilerle degil;tamamen dis sartlardan kaynaklandigi,Daire Baskanligimizca saptanmis olup;kamuoyuna endise edilecek bir durum olmadiginin açiklanmasi gerekli görülmüstür.

Ayrica;su siralar dünyadaki popülaritesini sarisin Rus kizlarinin endamlari ve irikiyim Amerikali zenci hanimlarin popolari sayesinde zirvede tutmaya çalisan tenis sporunun da,bu tür nahos durumlardan olumsuz etkilenecegi gözden irak tutulmamalidir.

Bu mevzudan olmak üzere,yukarida adi geçen kisilerin oynadigi saatlerde tenis oynayan cinsi latiflerin sayisindaki gözle görülür azalmaya dikkat çekmenin ve gelen cüzi sayidaki saygideger hanimefendinin de,elli-yüz yas gurubuna mensup sporcular olduklarini belirtmenin yararli olacagi düsünülmektedir.

Bütün bu açiklama ve degerlendirmeler isiginda,Daire Baskanligimiz asagidaki önerileri sunmaya ve uygulanmasinin da hasetsen takibine karar vermistir:

1-Cucumis sativus’lugun kesinlikle alemi olmadigi düsünülmektedir.

2-Alinmalar,asprin ve gripinle geçebilen soguk alginligi ile sinirlandirilmalidir.

3a-Ercan’in her topa Ecdadimiz Osmanli Topçulari gibi saldirma özgürlügüne;

b-Ara’nin oyunu kesip muhabbet etme ve sizlanma özgürlügüne;

c-Süleyman’in kisa top,tribun show ve diledigi kaynaktan su temini özgürlügüne;

d-Nizami’nin bazi sivilari aksamdan çok almis gelme ve kesik top özgürlügüne;

e-Onno’nun suratsiz dolasma ve raket firlatma özgürlügüne

müdahale edilmemelidir.

4-Vedat,Yavuz,Engin v.b. saha disi etkenlerin dolduruslarina gelinmemelidir.

5-Ara’nin yeme içme,Süleyman’in Internet’ten ucuz mal temini muhabbetleri nezaketle ve mimik yapilmadan dinlenmelidir.

Bütün bu hususlara riayet edildigi taktirde birlik ve beraberlik içerisinde keyifli ve basarili tenis icraatlari gerçeklestirilecegi açiktir.

Keyfiyetin ilgililere tebligini ve neticeden Daire Baskanligi’mizin haberdar edilmesini rica ederim.

Tosun

Daire Baskani