Felsefe · FELSEFE Serisi

FELSEFE SS 37

  Sürü, yığın “pek azlar”ın önünde hep secdeye varır. Onları kutsar. Ancak bu kutsamanın dialektiği sürüyü hep tetikte tutar. Hep o “pek az” olanın ayağının sürçmesini bekler. Zaten ilk sürçmede de o secdeye vardığının üstüne atlayıp onun kanı ile beslenir. Kalabalıklar Kant’a da aynı nedenler ile saldırdılar Geldik metafizikten bir bilim yaratmaya. Bu bölüm pozitif… Continue reading FELSEFE SS 37

Felsefe · FELSEFE Serisi

FELSEFE SS – 36

  Felsefe Light – 36 Akıl bildikleri ile sınırlı değildir. Bilgi üretebilir. Şimdi kullanıp bıraktığınız akıl bir dahaki başvurunuzda o kullandığınızdan da üretim yapmış ve bilgi potansiyeli açısından artmış olabilir. Platon duysa kemikleri sızlar. Ne demişti hazret; bilgi üremez. Ne varsa o bilinir… Kant’a devam! Biz Kant’ın yakasını daha bırakmayalım. Immanuel abimiz bilgiyi de a… Continue reading FELSEFE SS – 36

Felsefe · FELSEFE Serisi

FELSEFE SS – 35

  Karşı taraf başta Goethe olmak üzerek doğrulardan ödün verdiği ve Kilise’ye dalkavukluk ettiği suçlamaları ile saldırı başlatır. Kant iki çift laf eder sadece. “Özgürlük yönünde baskı yapmak da özgürlüğe mani olur.” Muhteşem adamdı muhteşem… Fichte onun “Pratik aklın eleştirisi” için “insanlığa nasıl bir şeref ve bize ne büyük bir kuvvet kazandırdığı anlatılamaz” der. Intentat… Continue reading FELSEFE SS – 35

Felsefe · FELSEFE Serisi

FELSEFE SS – 34

  Felsefe SS – 34 Yüzdük yüzdük nerdeyse kuyruğuna vardık. Bir de modern çağların felsefesi var ama, ben oraya dokunmak pek istemiyorum. Biz Aydınlanma çağına devam edelim: “Tüm fikirlerimiz, yani nispeten daha zayıf olan algılarımız, izlenimlerimizin, yani nispeten daha canlı olan algılarımızın, kopyasıdırlar.” Filozofumuzun adı David Hume. Materyalizm hoş geldi sefa geldi. Geldi ama öyle… Continue reading FELSEFE SS – 34