'Felsefe' kategorisindeki tüm yazılar:
BAŞARILI ve KÂMİL İNSAN Bir insanın kısacık ömründe, (†) başarılı ve mutlu bir hayat sürdürebilmesi için bir dizi ‘sağlık’ kurallarına ve önerilerine kulak vermesi gerekir. Bu ‘sağlık’ önerileri üç kategoride toplanabilir : 1) Fiziksel sağlık 2) Ruhsal sağlık 3) Ekonomik sağlık. 1) Fiziksel Sağlık için Öneriler · Kilo ve boy oranı doktorların önerdiği sağlıklı [...]
09 Feb 2010
ss
Sokrates Sokrates tarihin bilinen ilk düşünce suçlusu Doğumu M.Ö.470 Atina Ölümü M.Ö.399 Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendisinden başlamalıdır. Bilgi ruhun gıdasıdır. Bir insanın onsuz yapabileceği ne kadar çok şey vardır. Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı [...]
27 Apr 2009
ss
Bilgi; algılama, işleme, değerlendirme, muhakeme sonucu zihinde üretilen, insanın dış dünyaya ilişkin algılamalarını değiştiren veya bir bilinmeyeni açıklayan anlam parçası olarak tanımlanabilir. Dış dünyadan insana ulaşan verilerin zihinde depolanması, bilgi değil duyumdur. İnsanın çeşitli duyu organları vasıtasıyla topladığı duyumların bilgi olabilmesi için o insana özgü bir biçime girmesi gerekmektedir. Kişiye ulaşan her türlü veri, bilgi [...]
24 Mar 2009
ss
Yaşamın Tanıkları Bir yerlere gitmek… Uzaklara mı? Neresi orası? Bilinmeyen yer kaldı mı yeryüzünde? Bilinmeyen insan!.. İnsanın her yanı keşfedildi mi? Bundan böyle soru sormayacak mıyız? Bütün yanıtlar verildi mi? Ama biri var, ne soruldu, ne yanıtlandı. Yalnız biri mi, belki binlercesi! Biz neyiz, kimiz?Gauguin’in Tahiti’deki kulübesinden sorduğu!.. Babam memurdu. Senin baban işçiydi. Onunki asker!.. [...]
25 Aug 2008
ss
Osmanli Imparatorlugunu kuran Osman Bey' e ünlü Islam Alimi, Seyh EdebAli'nin verdigi ögütleri anlatan bir yazi. Neredeyse 1700 yil önce söylenmis ama hiç mi hiç eskimemis. Tüm zamanlar için geçerli. Ogul insanlar vardir safak vaktinde dogar, aksam ezaninda ölürler. Avun oglum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akillisin, kelamlisin,ama bunlari nerede, nasil kullanacagini bilemezsen sabah rüzgarinda savrulur gidersin… [...]
02 May 2008
ss
SS DEN Düsünce, söz ve islerimizi; Tanri'nin en büyük armagani olan aklin ve edindigimiz deneyimlerin isigi altinda gözden geçiriyoruz. Iyiyi, dogruyu ve güzeli aramakla amacimiza ulasabilecegimize inaniyoruz, :..dedigimize gore bu amacimiza ne kadar yaklasabiliyoruz… mesafenin FARKINDAMIZ. Rivayete göre; bir gün tanrilar bir araya gelmis ve mutlulugu nasil saklasalar da insanlik ona erisemese, bulamasa diye tartisiyorlarmis… [...]
26 Apr 2008
ss
Bilim tarihine SS ' ile seyreltik bakış 52 Bir tek şeyi bir daha öğrendim. Daha hiçbir şey öğrenememişim. Bu dizide tek tek uğraştığım bilim zıpırlarının hepsini tanırdım ben. Ancak birbirleri ile korrelasyonları eksikmiş bilgi dağarcığımda.. SS son bölümünde, bilim tarihi yazmanın açmazlarını anlatmağa calışıyor. Önceki bölümlerde yaptığım can sıkıcı derlemelerde elleştiğim şey bence [...]
28 May 2007
ss
Bilim tarihine SS `ile seyreltik bakis 51 Babil'dir bilimin anavatani. Babasi gelecegi bilmek isteyen ve savaslara kahininden aldigi bilgilerle katilan hükümdarlar, analari da bu kehaneti yildizlardan alma umudundaki müneccimlerdir. Ama Babilliler esas gereken bilimsel adimi Yunanlilara kaptirmislardir. Roger Bacon'a bir sürü deneysel yaklasim borçluyuz borçlu olmasina da, yaptigi deneyler en az bunlar kadar uyduruk Ancak [...]
13 Mar 2007
ss
Bilim tarihine SSile seyreltik bakış 50 Gassendi doluluğun içine boşluk koydu. Herkes boşluğu doldururken o doluyu boşalttı yani. Atomların ve boşluğun varlığını tuttu Descartes'in sözde mükemmelleşmiş fiziğinin karşısına koyuverdi adamcağız. Boşluğun hiçlik olmadığına birini ikna etmek kadar zor bir şey olabilir mi? Kepler enteresan adamdır. Gökbilimin modernizasyonu ona aittir. Ubi materia, ubi geometrica [...]
31 Dec 2006
ss
Bilim tarihine SS'ile seyreltik bakış 49 Galileo bir Aristoteles karşıtıdır. Şeylerin çeşitliliğinin verdiği çılgınca sevince hiç katılmaz. O Platon'a çok daha yakındır. Gerçeği geometrik olana indirger. Hayran olunabilir halden alıp ölçülebilir hale getirir evreni. Aristoteles mezarında ters dönmüştür vallahi. Gelelim Galileo Galilei (1564-1642) hazretlerine. Bu arada, Ay'ın bu çizimi de Galileo'dan İşte bu [...]
31 Dec 2006
ss
Bilim tarihine SS’ile seyreltik bakış 48 < ?xml:namespace prefix ="" o /> Babil’dir bilimin anavatanı. Babası geleceği bilmek isteyen ve savaşlara kahininden aldığı bilgilerle katılan hükümdarlar, anaları da bu kehaneti yıldızlardan alma umudundaki müneccimlerdir. Ama Babilliler esas gereken bilimsel adımı Yunanlılara kaptırmışlardır. Roger Bacon’a bir sürü deneysel yaklaşım borçluyuz borçlu olmasına da, yaptığı [...]
30 Dec 2006
ss
Bilim tarihine SS’ ile seyreltik bakis 47
Gassendi dolulugun içine bosluk koydu. Herkes boslugu doldururken o doluyu bosaltti yani. Atomlarin ve boslugun varligini tuttu Descartes’in sözde mü…
27 Oct 2005
ss
Bilim tarihine SS’ile seyreltik bakış 46 Galileo bir Aristoteles karşıtıdır. Şeylerin çeşitliliğinin verdiği çılgınca sevince hiç katılmaz. O Platon’a çok daha yakındır. Gerçeği geometrik olana indirger. Hayran olunabilir halden alıp ölçülebilir hale getirir evreni. Aristoteles mezarında ters dönmüştür vallahi. Gelelim Galileo Galilei (1564-1642) hazretlerine.
01 Oct 2005
ss
“TANIMAK MECBURIYETINDE OLDUKLARIMIZ…”
Kim Kimdir?
Charles Darwin
Tanimamanizin, ayiplanacagi isimler vardir. Ve bilmezseniz kinana…
16 Aug 2005
ss
Bilim tarihine SS. seyreltik bakış FELSEFE 45< ?xml:namespace prefix ="" o /> Babil’dir bilimin anavatanı. Babası geleceği bilmek isteyen ve savaşlara kahininden aldığı bilgilerle katılan hükümdarlar, anaları da bu kehaneti yıldızlardan alma umudundaki müneccimlerdir. Ama Babilliler esas gereken bilimsel adımı Yunanlılara kaptırmışlardır. Roger Bacon’a bir sürü deneysel yaklaşım borçluyuz borçlu olmasına da, [...]
04 Jul 2005
ss
Bilim tarihine SS seyreltik bakis 44
Mütecessis olacaksin ki kuskulanasin. Kuskulanacaksin ki sorgulayasin. Sorgulayacaksin ki yeni bilgi üretesin… Iste bilim ancak bu temel üzerinde ile…
24 May 2005
ss
Buraya kadar bahsettigimiz filozoflar her ne kadar asi grubundan insanlar olsa bile, aslinda elleri öpülecek adamlar sayilir. Neden mi? Çünkü bunlari takip eden biri vardir ki, tam bir felaket….
07 Apr 2005
ss
Sir William Hamilton (“Tanrinin yoklugunun kavranamaz olusu varliginin kaniti degildir”), John Stuart Mill (“Bilinçli yeteneklerin kullanimi ile birlikte giden hazlar, salt duyusal hazlardan…
20 Mar 2005
ss
Oyun hep sonunda kaybetmeye yöneliktir. Bu nedenle kaybedecegini dürtüsel ve/veya bilinçsel olarak bilen her canli ya da cansiz yerini birakacagi, devaminda kendini bulabilecegi bir seyler birak…
28 Feb 2005
ss
Zamanin unlu bilgesine iki soru sormuslar. Birincisi ; “Insanoglunun seni en çok sasirtan davranislari nedir ? ” Bilge tek tek siralamis : – Çocukluktan sikilirlar ve büyümek için acele ederler. Ne…
06 Feb 2005
ss
Sah ve Piyon … Bazen hayatimiza giren oyle insanlar olur ki; onlarin belli amaca hizmet etmek, bize bir ders vermek, kim oldugumuzu ya da olmak istedigimizi bulmamiza yardim etmek icin bizimle olduklarini yuregimizin derinliklerinde hissederiz. Bu insanlarin kim olacagini asla onceden kestiremezsiniz; belki oda arkadasiniz, komsunuz, uzun zamandir gormediginiz bir arkadasiniz, sevgiliniz ya da belki de sadece [...]
05 Feb 2005
ss
Felsefe – 40
Objektif aklin ancak, bireylerin yasa ve törelerini özgürce istedigi, tartistigi bireyler toplulugunda gerçeklesebilecegini gördü Hegel. Biz ise zaman zaman militer aklin, zaman…
31 Jan 2005
ss
Hosgeldin materyalizm! Dünyada isbasinda olan bir diyalektik süreç olmaliydi. Bu süreçte birbirine karsit iki etkinlik, sav ve karsisav, daha yüksek bir sentezde birlestirilip uyuma getirilmeli ya…
13 Jan 2005
ss
TEVFIK FIKRETI yeterince taniyormuyuz… Serol Teber ve Şenol Ayla, Açık Radyo’da yayınlanan, “Didik Didik Freud” adlı programın içine Tevfik Fikret’i de dahil etmiş, şiirleri ve yaşamı hakkında uzun uzun konuşmuşlardı. Şairin doğum yıldönümü vesilesiyle bir bölümünü yayınlıyoruz. Serol Teber: Tevfik Fikret’e Milli Eğitim Bakanlığı önerilmiştir ve Fikret kabul [...]
06 Jan 2005
ss
Ne diyorduk Fichte ve çagdaslarinin idealizmi için? Öyle bir sistem yaratmaliydilar ki artik söylenecek tek bir söz bile kalmamaliydi. Yani en yetkini bulmaliydilar. Bunu yaparken Kant’in ele…
21 Dec 2004
ss
Sürü, yığın “pek azlar”ın önünde hep secdeye varır. Onları kutsar. Ancak bu kutsamanın dialektiği sürüyü hep tetikte tutar. Hep o “pek az” olanın ayağının sürçmesini bekler. Zaten ilk sürçmede de o secdeye vardığının üstüne atlayıp onun kanı ile beslenir. Kalabalıklar Kant’a da aynı nedenler ile saldırdılar Geldik metafizikten bir bilim yaratmaya. Bu bölüm pozitif [...]
29 Nov 2004
ss
Felsefe Light – 36 Akıl bildikleri ile sınırlı değildir. Bilgi üretebilir. Şimdi kullanıp bıraktığınız akıl bir dahaki başvurunuzda o kullandığınızdan da üretim yapmış ve bilgi potansiyeli açısından artmış olabilir. Platon duysa kemikleri sızlar. Ne demişti hazret; bilgi üremez. Ne varsa o bilinir… Kant’a devam! Biz Kant’ın yakasını daha bırakmayalım. Immanuel abimiz bilgiyi de a [...]
26 Oct 2004
ss
Bir insanın akıllı davranması için üç yol vardır : Birincisi, iyi düsünmektir. Bu en soylusudur. İkincisi, taklit etmektir. Bu en kolayıdır. Üçüncüsü, denemiş olmaktır. Bu en acısıdır.” Konfüçyüs
14 Sep 2004
ss
Sevgili Dostlar , Alev ALATLI’nın ilginç bulduğum aşağıdaki yazısını sizlerle paylaşmakistiyorum.Sevgiyle kalın.. Aristo, Buda, Nasrettin Hoca, Mu’tezile Mezhebi”Fuzzy ” ve “Akıllı Makinalar!”“Aristo mantığı, toplantıya smokin, kolalı beyaz gömlek, siyah kravat, siyah rugan iskarpinlerle gelmiş adama benzer. “Fuzzy” mantık blucin, tişört,lastik ayakkabı giymiş birisi gibidir. Bu kılık eskiden kabul edilemezdi.Artık işler değişti.” Lotfi A.Zadeh, UC [...]
11 Sep 2004
ss
İste Ataol Behramoglu’nun ‘Ulu Tanrim’diye baslayan duasi… Yorumlamak serbest….ULU TANRIM,* HER ZAMAN, HER YERDE VE HER KONUDA BENIM DE KONUSMAM GEREKTIGI DUSUNCESINDEN BENI ARINDIR.* CEVREMDEKI INSANLARIN HAYATLARINI YONLENDIRME VE HATALARINI DUZELTME ARZUSUNDAN BENI KURTAR.* KONUSURKEN GEREKSIZ DETAYLARI ANLATMAMAM ICIN BEYNIMI SERBEST BIRAK VE BIR AN ONCE KONUSMANIN SONUNA VARMAMI SAGLA.* BASKALARININ AGRI VE ACILARINI [...]
09 Sep 2004
ss
UYGULAMA HER ŞEYDİR Bilge insanlar, düşüncenin alanı içinde gerçeği aramanın sonuç vermeyeceğini, sadece sahtenin zenginleşmesine yol açacağını söylerler, ve bunu bir balonun şişirilmesi metaforuyla açıklarlar. Balona üflenen hava düşünceyle üretilen bilgidir.Ve balon düşünsel bilgiyle şişirildikçe, balonun bilinmeyenle olan dış yüzeyi de büyümektedir. Yani, düşünsel bilgi, bilinmeyeni bilinir hale getirmekten daha çok, bilinmeyeni çoğaltmakta.Buna bilincin [...]
09 Sep 2004
ss
HİÇ VAKTİMİZ YOK Hep bir yerlere , bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi ? Hiç vaktiniz yok ” Fast live ” , ” fast food ” , fast music ” , ” fast love ” . Dikte ettirilen ” değerler ” , ” in ” ler , ” out ” lar … Buna benzer [...]
08 Sep 2004
ss
Karşı taraf başta Goethe olmak üzerek doğrulardan ödün verdiği ve Kilise’ye dalkavukluk ettiği suçlamaları ile saldırı başlatır. Kant iki çift laf eder sadece. “Özgürlük yönünde baskı yapmak da özgürlüğe mani olur.” Muhteşem adamdı muhteşem… Fichte onun “Pratik aklın eleştirisi” için “insanlığa nasıl bir şeref ve bize ne büyük bir kuvvet kazandırdığı anlatılamaz” der. Intentat [...]
08 Sep 2004
ss
Felsefe SS – 34 Yüzdük yüzdük nerdeyse kuyruğuna vardık. Bir de modern çağların felsefesi var ama, ben oraya dokunmak pek istemiyorum. Biz Aydınlanma çağına devam edelim: “Tüm fikirlerimiz, yani nispeten daha zayıf olan algılarımız, izlenimlerimizin, yani nispeten daha canlı olan algılarımızın, kopyasıdırlar.” Filozofumuzun adı David Hume. Materyalizm hoş geldi sefa geldi. Geldi ama öyle [...]
06 Sep 2004
ss
“Varoluş ya percipi (algılanmış olmak) ya da percipere’dir (algılamak)… Varlık, var olma, algılamanın, duyumlamanın ta kendisidir; varolma algılamadır – esse est percipi Georges Berkeley’nin “matrix” düşüncelerine kadar uzanıyor. Onsekizinci yüzyılı genelde batı kültürü Aydınlanma Çağı olarak kabul eder. Artık Ortaçağın körü körüne inançları ya da baskı altında insanın kendi aklını kullanma hakkından bilerek veya [...]
05 Sep 2004
ss
Gottfried Wilhelm Leibniz’ten bahsedeceğiz. Son derece dindar ve koyu protestan bir ailenin çocuğu. İlk ismi bile “Allahın huzuru” anlamına konulmuş kendisine. Bizdeki Hüdaverdiler gibi. Yetiştirilmesi öyle olunca kendine ilahiyat konusunu dert edinmiş ve dinin bölünmüşlüğüne çare aramaya çalışmıştır. Felsefede bir dönem gelen filozoflar Locke’nin ardılları diye anılır. Locke o kadar damgasını vurmuş adamdır. İşte [...]
04 Sep 2004
ss
Felsefe SS - 31 “Devletin temelini yasama oluşturur. Ne yürütmenin ne de yasamanın gücü sınırsız olamaz. Bu sınırları bireyin doğal hakları, özel mülkiyetin dokunulmazlığı ve bireysel özgürlükler oluşturur. Devlet sadece ve sadece bu hakların korunması için oluşturulmuş gereksinimdir…” Aydınlanmanın en etkili filozoflarından, John Locke’nin düşünceleri. Az gittik uz gittik ama John Locke üstada kadar [...]
03 Sep 2004
ss
Felsefe SS - 30 İyi ve kötü için olumlu ya da olumsuz tanımlamasını yapmak doğru değildir. Bunlar hem zamana hem insana hem de birbirlerine göre göreceli kavramlardır. Seçimleri yanlış yapmaya yöneltir ve insanı köle ederler. Kurtulmanın tek yolu bilge olmaktır. Çünkü bilgi insanı hem özgür hem de erdemli kılar… Spinoza düşüncesine buyrun! Daha önce [...]
02 Sep 2004
ss
Ve Kartezyenizm başladı. Yani René Descartes, Latince adı ile Renatius Cartesius dönemi. Descartes düşünce tarihinin çok önemli bir kilometre taşıdır. O taşı geçmedikçe düşüncede ileri gitmek mümkün olamamıştır… Varlık, boşluk, Tanrı, benlik, mutluluk, doğru gibi kavramlar için üstad ne düşünüyordu? Ve sonra Kartezyenizm başladı. Yani René Descartes, yani Latince adı ile Renatius Cartesius dönemi. [...]
01 Sep 2004
ss
Adaletsizlik ve haksızlık (“İnsanın sözünü tutmasını sağlayan, doğacak sonuçlardan korkmasıdır”), devlet hangi kuralı koruma zorunluluğu üzerine kurulmuştur (“Kendine yapılmasını istemediğin hiçbir şeyi başkasına yapma”), devinim, deneyim, metafizik, mutluluk hakkında Thomas Hobbes ne der? Bacon İki kilise arasında bi-vaftiz, Ortada kalmıştır. Demiştik gecen hafta Peki Thomas Hobbes öyle midir? Kitaplar onun Modernizm hareketinin en gözüpek [...]
31 Aug 2004
ss
Hızını alamaz Bacon. Sapıttıkça sapıtır: Ruh hızla hareket eder. Sinirler ruhun otoyollarıdır. Bunaldıkça atardamardaki kan tarafından tazelenir ve onarılır… Dedik ya bilime azıcık uzak bir arkadaş bu. Ama bayılıyor bilimle oynaşmaya… Hoşgeldin, Modern Felsefe. Modern Felsefe Yeni Çağın yeni ürünü olan Modern Felsefenin farklılığı, temelinde başkaldırı bulunmasında yatar. Yaklaşık bir asırlık hızlı bir değişim [...]
30 Aug 2004
ss
Kopernik’ı Tycho Brahe takip etti. Tevrat ve İncil’i yalanlayan bulgularından sonra ikinci büyük hizmeti, bilim kurgunun babası olacak Johannes Kepler’i yanına asistan alması oldu… Konuklarımız, geosantrik dünya modelini pekiştirenler ve Sir Isaac Newton. Bilim ve Felsefe Rönesans etkisi altında sanat, reform etkisi altında din biçimlenirken bilimin değişikliğe uğramaması düşünülemezdi. Kilisenin ikiye bölünerek etkisinin azalması [...]
30 Aug 2004
ss
“İnsanın değeri doğrudan doğruya kendinden kaynaklanır; insan hiçbir şeyin, hatta Tanrı’nın bile aracı olamaz.” Bildiniz; Gutenberg’in matbaayı bularak ivme kazandırdığı, felsefesine Petrarca, Boccacio, Machiavelli ve More’un öncülük ettiği ve Luther’in “Reform”uyla sonuçlanan Hümanizme geldik. Hümanizm Dile kolay tam bin yıllık bir terör bu. Avrupa tarihinin bin yılına damga vuran Karanlık Çağ. İlla ki bitecek. [...]
29 Aug 2004
ss
Felsefenin tek görevi vardı. Vahiy ile getirilen doğruları savunmak. Sonra bu görev savunmadan çıkıp ‘’temellendirme’’ ve ‘’çürütme’’ işlevleri olarak şekillendirildi. Bunun içinde Aristoteles mantığı mükemmel bir enstrüman olarak kullanıldı. 8.-16. yüzyıl döneminin Skolastik düşüncesiydeyiz Skolastik Düşünce 8. yüzyıl ile 16. yüzyıl arasında yapılan felsefik araştırmaların tümüne Skolastik Felsefe adı verilir. Bu ad Schola (okul) [...]
28 Aug 2004
ss
“Fakat ey dinleyenler, size diyorum: Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik edin, size lanet edenlere hayırdua edin ve size hakaret edenler için dua edin. Bir yanağına vurana öbürünü de uzat, senin abanı alandan gömleğini de esirgeme. Senden her isteyene ver ve senin eşyanı alandan geri isteme.” İsa bunları söyledi, onlar Engizisyon Mahkemelerini kurdular. Bakalım [...]
27 Aug 2004
ss
“Bilim ile uğraştığı için ölüme mahkum edilen Giordano Bruno 1600 yılında canlı canlı yakılırken bakın ne diyor: ‘Ölmemi buyuran sizler şu anda belki benden daha çok korkuyorsunuz.’ Bilinmezin günah işlemeyi önlemek için günah işlemesinin öyküsüdür Hıristiyanlık.” Renaissance, yani Yeniden Doğuş Ona sonra geleceğiz. Şu Ortaçağ ile kapışmam henüz bitmedi. Ortaçağı belirleyen şey ne ekonomidir [...]
26 Aug 2004
ss
“Tanrı’nın yüceliğini kabul etmek bir işe yaramaz, siz asıl ona ait erişim sistemine itibar edin. Basit benzetme ile PC’nize değil Windows2000’ininize tapın… Bu ekolün (Yeni Platonculuk) esas oğlanı Plotinos. Tanrı’yı mükemmelleştirmede yoğun ve üst düzey çabası var. Bir çok dini terimin de ilk koyucusu Plotinos.” Yeni Platonculuk Gizem insanı en çok çeken ve düşündüren [...]
25 Aug 2004
ss
Skeptisizm sadece kuşkuculuk olarak değil aynı zamanda seçmecilik olarak da algılanmalıdır. Bu felsefenin temelleri Sofistlere kadar dayanır. Bir tür bilgi nihilizmi bu. Hiçbir bilgiye olumluluk olanağı tanımama durumu… Kuşkuculuk Skeptisizm sadece kuşkuculuk olarak değil aynı zamanda seçmecilik olarak da algılanmalıdır bence. Bu felsefenin temelleri Sofistlere kadar dayanır. Bir tür bilgi nihilizmi bu. Hiçbir bilgiye [...]
24 Aug 2004
ss
Stoacılar, Epikürcülerin aksine politikaya katılımı desteklerler. Ethik tarihinde ilk kez ‘’ödev’’ ve ‘’yapılması gereken’’ kavramlarına Zenon felsefesinde rastlanır. Bu kavramlar ister istemez politikaya da bulaşarak iyi yurttaşlık görevlerini belirler. Stoacıların devletçi anlayışı merhametlidir: Düşmanların da yardıma ihtiyacı vardır çünkü tüm insanlar kardeştir… Zenon ve Stoacılık Kıbrıslı Zenon’un Atina’da kurduğu Stoa Poikile okulundan alır ismini Stoacılık [...]
23 Aug 2004
ss
Epiküros için yaşam en değerli şeydir. İster acı ile ister kıvançla dolu olsun. Peki ölüm ne olacaktır? “Ölüm bizim için bir hiçtir; biz var oldukça o yoktur, o varken de biz yokuz. Bunun sonucu olarak da o ne dirileri ne de ölüleri ilgilendirir, çünkü birincilerin olduğu yerde o yoktur, ikincilerin de artık kendileri yoktur.” [...]
22 Aug 2004
ss
Mantık, retorik, metafizik, doğal bilimler, ahlak, politika, şiir… O kadar çok konuya el atmış ki. Bunlar üzerine yapıtları ise çeşit çeşit. Doğal bilimlere fizik, astronomi, meteoroloji, botanik, zooloji, psikoloji giriveriyor. Mantık ve psikoloji dallarının da kurucusu… Buyrun Aristo mantığına! Buyrun Aristo Mantığına Bütün insanlar ölümlüdür.Sokrates insandır.Sokrates de ölümlüdür.Vaa mı başka izah taazı? Ne dedik?Doğa düşkünü [...]
21 Aug 2004
ss
Muasir Medeniyet Çaginin bin yildan fazla ilerisinde olan, tek filozoftur Aristoteles. Kral II. Phillippos ona “Oglum (Büyük) Iskender’in senin zamaninda dogmasina izin verdikleri için tanrilara sükürler olsun” diye yazar. Sokrates’in can alici “Neyim ben?” sorusuna can alici cevabi bulur: Animale rationale mortale – Mantikli düsünen ölümlü hayvan. Sonra Aristoteles geldi Tarihin en çok kiskanilan [...]
20 Aug 2004
ss
“Simdi artik birçok insan ‘Aman beni Marksist sanmasinlar’ diye diyalektigin adini bile anmaktan korkar hale gelmistir… ‘Insanoglu disinda hiçbir varlik kendi varolusu ya da genellikle varolus karsisinda hayrete düsmez. Insanoglu metafizik bir hayvandir!” Peki bu diyalektik ve metafizik ne ola? Diyalektik ne ola? Çok masum bir kelime esas itibariyla. Diyalogdan kaynaklaniyor. Mantikla tartisma sanatini belirtiyor.Ilk [...]
19 Aug 2004
ss
Muasır Medeniyet Şimdi sıkı durun. Platon’un dünyaya şekil veren ve belki de insanlık tarihinin 1400 yılının Hıristiyan alemince kaybedilmesine neden olan öğretisine geldik. Bu öğreti Hıristiyanlardan sonra İslam dünyasının da eline geçmiş, insanlığın 1400 yılının da bu dinde kaybına neden olmuştur Demiargos Bu hazret hazır bulduğu maddeye biçim veren tek ve biricik tanrıdır. Dikkat [...]
17 Aug 2004
ss
Biz Eros’un itici gücü ve eğitim ile episteme’yi (bilgi) elde ederiz. Sıradan kimselerde eros kendini karşı cinsten güzele duyulan tutku olarak gösterir ancak, doğuştan ayrıcalığı olan seçkin kimselerde eros iyi bir eğitimle felsefi bir çoşkuya dönüşür. Platon için bu eğitim önce jimnastik, müzik, şiir, felsefe eğitimi olmuş… Önce Platon vardı Tam 35 kitabı günümüze kadar [...]
16 Aug 2004
ss
Klasik Çağ’dayız; Sokrates’in talebesi Antisthenes, kinizmi atıyor ortaya (“Uygarlığın yarattığı gereksinimler sizi eşyaya kul eder”). Bu felsefenin en militan tatbikatçısı, Sinoplu Diogenes. Diogenes gibi, yazmaktansa uygulamayı tercih eden bir başka zat, Aristippos ise, mutluluğa dünya nimetlerinden olabildiğince yararlanarak ulaşacağına inanır. Klasik Çağ “Eğer İranlıları yenersen senin için tanrı olmaktan başka bir iş kalmayacak.” Dönemin [...]
15 Aug 2004
ss
Sokratik ironi nedir bilir misiniz? Zarif bir tavır sergilerdi Sokrates tartışmalarında. Tartışılan konu hakkında tüm tartışmacılardan daha az bildiğini sanmanızı isterdi. Tartışma ilerledikçe bilgisi ortaya çıkar böylece çapraz-sınama yöntemi ile bilgiyi karşısındakilerin kafalarına kazımış olurdu Artık sıra büyüklerde Hem de enine boyuna da büyük ilk filozofumuz.Heykeltraş Sophroniskos’un oğlu, Atina’da doğmuş büyümüş yani büyük kent [...]
14 Aug 2004
ss
Kimi çevrelerde yarı bilgili olmanın ya da bildiğini hazmedememiş olmanın kötü sonuçları habis urlar gibi pırtlaklaşmaya başladı. Polemik ustaları sardı etrafı. Kibir yüceldi. Tukidides “Sözcüklerin ortak anlamları insanların keyiflerine göre değiştirildi” diye şikayet ediyordu… Sofistlere geldik. Geldik Sofistlere Hepi topu 150 yıla sığan kısacık felsefe tarihi bile insanları besleyecek kadar çeşitlilikte kuram, değişik görüş [...]
13 Aug 2004
ss
Servetini Mısır’da Babil’de Hindistan’da felsefe öğrenmeye, kâr getirmeyen saçma işleri harcadı diye mahkemeye vermişler. Duruşmalarda savunma yerine ‘’Diakosmos’’ adlı yapıtını okumaya başlamış. Yargıçlar sonunda, kitap bittiğinde bin talentlik serveti ile bu kadar kârlı başka hiçbir iş yapılamayacağına karar vererek, ödüllendirmişler Demokritos’u. Atomcular Kralı Demokritos İ.Ö. 460 – 370 yılları arasında yaşamış. İyonya’da, Teos’ta doğmuş Abdera’ya [...]
12 Aug 2004
ss
Muasır Medeniyet “Balıkların solungaçları ile nefes aldıklarını bulur, bitkilerin canlılar gibi soluk alıp verdiklerini ileri sürer, ayın ışığını güneşten alan büyük bir taş kütlesi olduğunu iddia eder, güneş tutulmasını, Nil nehrinin periyodik taşmalarını doğru açıklar.” Konuğumuz, aynı zamanda uzaylılara inanan ilk filozof, Anaksagoras Bu da Atinadan Genç yaşında Anadolu’dan Atina’ya gidip (M.Ö. 462) orada [...]
11 Aug 2004
ss
Nerdeyse sapına kadar materyalist olan Empedokles maddenin hareketini birbirine karşıt iki gücün, ‘sevgi ve nefretin’ savaşımı ile açıklıyor. Sevgi egemen iken evren kurulur, herşey bir arada uyum içinde birleşir ama sonra nefret gelir ve evren yıkılır… Orphik tanrının şarap olduğu inancı Pythagorasçı görüşlerle “arındıran” Empedokles bu. Biraz hızlansak mı ‘’Bir şey kadar hiçbir şeyde [...]
10 Aug 2004
ss
“Olmayan şeyin bilgisi olur mu?..” Evrenin varlığını reddeden Parmenides dokunduğunuz, gördüğünüz, kokladığınız, hissettiğiniz herşeyin bir yanılgı olduğunu söyler. Yok; Matrix filminin senaristlerinden değil, Elea Okulu temsilcisinden söz ediyor Bilgin Köksal bu hafta. Elea Okulu Elea, güney İtalya’da bol filozof yetiştirmesi ile ünlü bir İyonya kenti. Ancak ilk filozofunu kendi yetiştirmeyip ithal ediyor.Onu tanıyorsunuz, Ksenophanes [...]
09 Aug 2004
ss
Sonunda felsefe anayurdundan, Anadolu’dan batıya doğru göçer. Ve aklını rakamlarla bozmuş, Sisamlı bir taş yontucusunun oğlunun Pythagoras eline düşer. Bu adam evrendeki düzenin, her şey’in sayısal karşılığı olduğunu akıl eder. ??? Ve felsefe anayurdundan göçer Tüm suçu İranlılara atmayalım. Gerçi sürekli ve düzenli saldırılar ile ne dirlik ne düzen bırakmışlardır Anadolu’da ama konjonktürel değişimler [...]
08 Aug 2004
ss
“Yorulmadan sarsar ruhun düşünüşüyle bütün dünyayı.” (Ksenophanes) Hareketin, oluşun nedenini doğaüstü, maddi olmayan tanrısal bir güce bağlayan bir görüş açısı. Yani semavi dinlerin iddiasının ilk felsefesi. Ama bir önemi daha var bu cümlenin. Gene ilk kez düşünüş devreye alınıyor ve varlıkla birleştiriliyor Beş varmış bir yokmuş Ksenophanes Yunan dininin çok tanrılığını ve tanrılarının insanlaştırılmasını [...]
07 Aug 2004
ss
Dört varmış, bir yokmuş… Arkhe arayışımız sürerken, Yin ve Yang’ın Antik Yunan’daki karşılığıyla, sonsuz dönüşüm söylemiyle karşılaşıyoruz. Ve ardından Miletos ekolunun son filozofu, Anaksimenes’le: “Hava”dan bahsederken anlaşılan istemeden materyalist görüşün temelini atmıştır Dört varmış bir yokmuş Suyu reddeden Anaksimandros ilk maddesini de kolayına reddedilemeyecek bir parlak buluş ile oluşturmuş. Onun arkhesi madde filan değil. [...]
06 Aug 2004
ss
"Zenginlik başlamış bile… Yeni bir hukuki yapı oluşmuş ve birey özgürleşerek bilimsel gelişme yapabilme hakkına da kavuşmuştu. İşte dananın ipinin koptuğu nokta da burası zaten…" Yok, Türkiye’nin AB’ye üye olduğu gelecekte değil, MÖ 7. yy’da, Milet’teyiz. İki varmış, bir yokmuş İki varmış bir yokmuş Niye Miletli Thales ya da niye Milet? Ve de niye [...]
05 Aug 2004
ss
Bundan böyle okuyabileceğiniz, bir nevi "Antik Yunan felsefesine hızlandırılmış giriş kursu"nun hazmı kolay mı değil mi, hep birlikte göreceğiz. Okudukça, temel doğruların günümüzde ne kadar unutulmaya yüz tuttuğunun keşfi, en önemli yan etkisi. "İlk kurbanımız Thales efendi…" THALES EFENDI Felsefe yokmuş…Ne zaman yokmuş? Yunan felsefesinin başlamasından önce felsefe yokmuş.Yalan… Vallahi yalan billahi yalan…Babası da [...]
05 Aug 2004
ss