MaviDalga'yi Buyutenlerle

DİKİZ AYNAMIZ ‘ dan

24/Ekim/2009

Tufan TÜRENÇ

 

İHANETLER ve İTİRAFLAR

GEREK imparatorluk, gerek cumhuriyet tarih boyunca birçok ihanetlere uğramıştır

Bu topraklar, imparatorluğun çöküşü ve ülkenin işgali sırasında düşmanlarla birlikte olan işbirlikçiler yetiştirmiştir.


1919 Mayısı’nda başlayan milli mücadele hareketi bu hainlerin saldırılarına uğramış, Mustafa Kemal ve arkadaşları eşkıyalıkla bile suçlanmıştır.

Ali Kemal İstanbul’daki “Mütareke Basını”nın en etkin gazetelerinden biri olan Peyam-ı Sabah’ın başyazarıdır.


Güçlü ve etkili kalemi ile hep işgalcilerin yanında olmuş, Anadolu’da vatanın kurtuluşu için canlarını ortaya koyanları sürekli aşağılamıştır.


Ali Kemal’
in kurtuluş mücadelesi için görüşleri şöyle: 

“Bu çılgınca teşebbüsün acı sonucu ne olacaktır, size bir kelime ile özetleyelim: İzmihlal!.. (Yok olup bitme) Gene izmihlal!.. Daima izmihlal!..”

Yazar Yunanistan’ın güçlü olduğuna, arkasında İngiltere’nin bulunduğuna inanıyor ve şöyle diyor:

“Serserilerin (Mustafa Kemal ve arkadaşları) ise yoksunlukları her bakımdan yürekler acısıdır. Bunların dışında, gaddarlıkları ve haydutlukları nedeniyle Anadolu halkının can düşmanı olmuşlardır.”

 

* * *


Zaferden sonra yakalanan Ali Kemal Ankara’ya götürülmeden önce kendisini İzmit’te sorgulayanlara şu itirafta bulunmuştur:

“Ben Türk milletinde bu kadar büyük yaşama gayreti ve mücadele ruhu mevcut olduğunu bilmiyordum. Bu bilgisizliğimden dolayı da mazur görülmeliyim. Çünkü hayatımın büyük kısmı Avrupa’da geçmiştir. Türk milletini tanımamışım!”


Ancak bu itiraf Ali Kemal‘i acı sondan kurtarmaya yetmedi.


İzmit Komutanı Nurettin Paşa’nın emriyle toplatılan birtakım çapulcular tarafından linç edildi.


Yargılanmak üzere götürüldüğü Ankara’ya sağ salim teslim edilemedi.


Ali Kemal
tek miydi? Kuşkusuz hayır. Kurtuluş Savaşı hareketine karşı olan, düşmanla işbirliği yaptığı saptanan 150’liklerin içinde tam 13 gazeteci vardı.

Bunların arasında Refii Cevat, Sait Molla, Refik Halit de vardı. 150’likler yurtdışına sürgüne gönderildi, daha sonra affedilerek dönmelerine izin verildi.

Bunlardan Refii Cevat Ulunay milli mücadeleye karşı ağır yazılar yazmış, Mustafa Kemal‘le yaptığı bir konuşmadan sonra arkadaşlarına şöyle demişti:  

Mustafa Kemal‘i deli zannediyordum, ama konuştuktan sonra deli değil, zırdeli olduğunu anladım.”


Türkiye’ye döndükten sonra yıllarca Milliyet Gazetesi’nde yazılar yazan Refii Cevat yakınlarına sık sık milli mücadele konusunda yanıldığını itiraf etmiştir.

 

* * *


Milli Mücadele’ye şiddetle karşı çıkanlardan biri de dönemin en ünlü düşünürü Rıza Tevfik‘tir.


Rıza Tevfik
Milli Mücadele lideri Mustafa Kemal için “Siyasal mecnun ve doğuştan suçlu biridir. Tarihe böyle geçecektir” diyordu.


Zaferden sonra ise “Gaflete düşüp bir halt ettim… Bütün suçum Sevr’i (imparatorluğun teslim olma antlaşması) imzalayanlar arasında bulunmuş olmam… Bu sayede sulh ve sükûna kavuşacağımıza inanıyordum. İnancımda samimi idim ama yanılmışım” diyordu.   


Gazeteci yazar Orhan Karaveli’nin son kitabı “Ali Kemal-Belki de Bir Günah Keçisi…” çileli toprakların, çileli insanlarının karşı karşıya kaldıkları acı ihanetleri gözler önüne seriyor. 


O acı günlerde yaşanan ihanetleri öğrenmek, bugün olanları anlamak için önemli bir anahtardır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*